Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7398

Karar No

2024/3041

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2028 Esas, 2022/1482 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/768 E., 2022/19 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafında açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini müvekkilinin dava dışı şirkete ortakken 2015 yılında ortaklıktan ayrıldığını, ortak olduğu dönemde kullanılan krediler için 10.07.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanarak açılan 500.000,00 TL limit için iki adet takibe konu senetleri teminat olarak verdiğini, senedin tanzim tarihinin 10.07.2014, vade tarihinin boş olduğunu, bonoların verilmesine neden olan kredilerin ödendiğini, ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirketin başka krediler kullandığını, sonradan imzalanan kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, imzası bulunmayan sözleşmelerin bilirkişi raporuna konu edildiğini ve müvekkili kefilmiş gibi rapor tanzim edildiğini, bilirkişinin senetlerin tanzim tarihi itibariyle borç bulunup bulunmadığını tespit etmesi gerektiğini, vade ile tanzim tarihindeki rakamların aynı kişinin eli ürünü olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, borç ödendiğinden senetlerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin şirketten ayrıldıktn sonra tahsis edilen borçtan sorumlu olmadığını, yargılamanın yenilenmesine karar verilerek, davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin, daha önce esas yargılama sırasında iddia edilen vakıaların tekrarı olduğu, alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu yönündeki iddianın ise kanun yoluna başvuru sebebi olduğu, davacı vekilince ileri sürülen sebeplerden hiçbirinin anılan hükümde sayılan sebepler arasında yer almadığı gerekçesiyle davacının yargılamanın yenilenmesi talebini usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin aile şirketinde olduğu dönemde kullanılan krediler için imzalanan genel kredi sözleşmesinin yanında vade tarihi açık bırakılan 2 adet 250.000,00 TL bedelli bonoyu teminat olarak verildiğini, bonoların verilmesine neden olan kredilerin ödendiğini, şirketten ayrıldıktan sonra yeni krediler kullandığının öğrenildiğini, senedin düzenleme tarihinde bir borcun bulunmadığı ve bankanın işbu senetleri sonradan teminat olarak başka krediler için kullanma gayretinin ancak bilirkişi marifetiyle ortaya çıkacağını, hükme esas alınan raporu tanzim eden bilirkişinin emekli banka müdürü olup ne yazı incelemesi yapmaya ne de hukuki olarak borç tespiti yapmaya yetkin olduğunu, şirketin kredi borcu ile müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo takibi arasında ilişki bulunmadığını, senedin teminat amaçlı alındığını, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra tahsis edilen borçtan sorumlu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın iadesi talebinin kabulüyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama yapılmasını sağlayan olağanüstü kanun yolu olduğu, davacı vekilince yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülen sebepler, daha önce esas yargılama sırasında ileri sürülen vakıaların tekrarı ile bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğu sebebine dayandığı, bilirkişi raporunun yetersiz veya hatalı olması yargılamanın iadesi sebebi olmadığı, davacı vekili tarafından ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden olmadığı, istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim