Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6481

Karar No

2024/3030

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1463 Esas, 2022/1189 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/436 E., 2020/37 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... adlı dizi film projesine ilişkin 14.09.2017 tarihli Oyuncu Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile yayıncı kuruluş arasında yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili şirket tarafından yürütülürken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak "Oyunculuk bedelleri ... Yapım Ltd. Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, haksız rekabet hükümlerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili ihtar edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı ibra ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden işleyecek her bir cezai şartın temerrüt tarihini belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla avans faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı dahil tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu muvafakatname ile bağlı bulunduğunu, hakkın kötüye kullanıldığını ve hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile taahhüt edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 bölüme ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen davanın konusu olmadığı gibi davacı isticvap talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, sözleşmesel sorumluluklarının olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak cezai şart isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olayda oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, mahkemenin yanlış sözleşmeyi incelediğini, davalının yayıncı kuruluştan ödeme alarak oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği” yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz bölüme ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu muvafakatnamesinin yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan isticvap başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin mükerrer olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adlarına ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile oyunculuk sözleşmesinin 9/(f) hükmü gereği işbu sözleşmenin yapım sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut bölüm ücretinin yayıncıya bildirilmesinin sözleşmenin ihlali olmadığı, isticvap istenen hususların ispat yükünün yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak, yapımcılığı baskı ile devrettiklerini, ilk 8 bölümün ödemesinin zaten yapılmış olduğunu, yapımı devralan şirket ile organik bağları bulunan avukatların davalı vekilliği yaptığını, isticvap isteğinin karşılanması gerektiğini, aksi yönde yerel mahkeme uygulamalarının olduğunu, davalının para alışının ve işe devam edişinin açık ve ispatlanmış bulunduğunu, davalının yapım sözleşmesinin tarafı olmadığını, sözleşmenin nispiliğinin ihlal edildiğini, sözleşme maddelerini aşacak mahiyette gerekçe ortaya konulmadan taleplerinin reddedildiğini, kararların gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 14.09.2017 tarihli oyunculuk sözleşmesinden kaynaklı sözleşmeye aykırılığın tespiti ve şimdilik sözleşmeye dayalı olarak 100,00 TL cezai şart alacağı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 25, 26, 31 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim