Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1603
2024/303
16 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2022/67 Esas, 2022/316 Karar
DAVALILAR: 1....
2....
3....
4.Liva Kozmetik Itriyat Mobilya İm. Paz. İnş. Tur. Oto. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılarının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı bankadan ticari kredi kullandığını, taraflar arasında 01.12.2017 tarihinde borcun yapılandırılmasıyla amacıyla bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye göre borcun, ilk taksiti 15.01.2018 tarihinden başlamak üzere kısım kısım ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı bankanın henüz ilk taksit tarihi bile gelmeden 19.12.2017 tarihinde müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkillerin takip tarihi itibariyle davacı bankaya muaccel bir borçları bulunmadığını, müvekkillerinin protokole riayetle ödemelerini yapmaya devam ettiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarih, 2018/359 E. ve 2020/88 K. sayılı kararıyla, davacı banka tarafından davalı şirkete 10.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullandırıldığı, kredilerin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiği, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu alacak için taraflar arasında 01.12.2017 tarihinde Kredi Borcunun Geri Ödenmesine Dair Protokol ve Ek Geri Ödeme Planı başlıklı belge imzalanarak borcun 238.000,00 TL olarak tespit edildiği, protokolde borcun vadesinin 15.01.2018 tarihi itibariyle başlayacağı ve 24 taksitle ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen, davacı tarafça ilk taksitin vadesi gelmeden 20.12.2017 tarihinde icra takibine geçilerek sözleşme şartlarının ihlal edildiği, bu durumda borcun muaccel hale gelmediği, ayrıca dosya içerisindeki belgelere göre davalı tarafça protokol şartlarına riayet edildiği ve ödemelerin belirtilen tarihlerde düzenli olarak yapıldığı, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu ancak dosya kapsamında davacının icra takibine girişirken kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösteren somut delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarih, 2020/798 E. ve 2020/1356 K. sayılı kararıyla, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 09.05.2022 tarih, 2020/8484 E. ve 2022/3676 K. sayılı kararı ile "davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak taraflar arasında imzalanan 01.12.2017 tarihli protokolde asıl borcun ilk taksit tarihinin 15.01.2018 tarihinde başlayacak şekilde yapılandırılmış olması sebebiyle asıl borç yönünden, davacı tarafın ... takip yapması nedeniyle davanın reddi isabetli ise de aynı protokolde; davalı asıl borçlu şirketin 37.290,00 TL gayrinakdi kredi borcunun bulunduğunun taraflarca kabul edildiği, bu miktar nedeniyle herhangi bir ileri vade tarihinin öngörülmediği ayrıca davacı bankanın davalının sözleşmede belirlenen adresine gönderdiği 05.12.2017 tarihli temerrüt ihtarnamesiyle gayrinakdi kredi borcu yönünden davalı asıl borçlunun 11.12.2017 tarihi itibarı ile takipten önce temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla, davalı asıl borçlu şirket yönünden bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmadığı
" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamındaki gerekçeler doğrultunda davalı şahıslar hakkındaki davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın ise kısmen kabulüyle davalı şirketin takibe vaki itirazının 37.290,00 TL gayrinakdi alacak bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın %20'sine tekabül eden icra inkâr tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı borçluların dava konusu borcu ödediklerini yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini ancak davalılarca bu mahiyette delil sunulmadığını, davalıların 01.12.2017 tarihli protokole bir süre riayet ederek ödemelerini düzenli yaptıklarını ancak bir süre sonra eksik ve cüzi miktarda ödeme yaptıklarını, dosyanın bankacılık hukukunda uzman bir bilirkişiye gönderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu
belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11