Yargıtay 11. HD 2022/4900 E. 2024/3015 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4900
2024/3015
18 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1141 E., 2022/410 K.
HÜKÜM: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2012/277 E., 2019/36 K.
Taraflar arasındaki şirketin yok hükmünde olduğunun tespiti, aksi halde feshi ve tasfiyesi ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin sahibi ve işletmecisi olduğu, Nevşehir ili, .... mevkiindeki taş ocağı ve konkasör tesisînin (Mıcır üretme tesisi) % 35'ine ..., % 15' ine davalı ...' ın 700.000,00 TL karşılığında ortak olduklarını, ... Madencilik San. Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, ortaklık bedeli olan 400.000,00 TL'yi ödediklerini iddia ettiklerini, kalan 300.000,00 TL' yi ödemediklerini, ... şirket ana sözleşmesi ile İsmail Kıvanç ve Y.Gökhan Arıdil'in müştereken müdür tayin edilip 3 üncü ortak ...'a birlikte vekâlet verilerek şirket işlerinin onun tarafından takibinin yapılması konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin şirkete % 50 ortak olmasına rağmen ticari faaliyet ve gelir giderle ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, şirket şantiyesinde yapılan incelemelerde konkasör tesisinin arazisine davacının haberi olmaksızın hazır beton tesisi kurulduğunu, davacı şirkete kâr payı verilmediğini, ortaklığa giriş için ödenmesi gerekli tutarın ödenmediğini, taş ocağının ve tesisin şirket ortaklarından ...'in babasının ortağı ve yöneticisi olduğu bir başka şirkete (... Inş. Mad. Nak. Ltd. Şti.) devredildiğini, davacı şirkete böyle bir sözleşme sonucu rödavans ödemesi yapılmadığını, rödavans sözleşmesini yapan vekilin yetkisi olmadığını, ... Ltd. Şti'nin sermaye taahhüdü ile kurulduğunu, ancak bu durumun gerçek iradeleri yansıtmadığını, davacı şirketin sermaye olarak taş ocağı ruhsatını ve adına kayıtlı mal ve araçları devrettiğini belirterek ... Madencilik Sanayi ve Nakliye Ticaret Ltd. Şti.'nin hukuken yok olduğunun tespitine; bu talepleri yerinde görülmediği taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine; tespit edilecek kâr payı ile başka şirkete haksız sağlanan kazançtan davacı şirketin payı tespit edilerek şirket mal varlığından ve diğer ortaklardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesine; davalılar ...ile ...'dan şirkete devredilen mal varlığının ödenmesi gereken bedelinden ödemedikleri 300.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile hisseleri oranında davacı şirkete verilmesi; şirketin yok hükmünde olduğu anlaşıldığından şirkete devredilen davacı şirket malları ile taş ocağının ruhsatının davacı şirkete geri döndürülmesi ve yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, şirket ortaklığının çekilmez hale geldiğini belirterek davayı şirketin fesih ve tasfiyesi yönünden kabul ettiklerini, diğer yönlerden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vasisi... 08.01.2013 tarihli celsede, bu aşamadan sonra şirketin yürümesinin mümkün olmadığını beyanla şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu olayda ortaklar arasında yaşanan sorunlar, şirketin yönetiminin 04.04.2013 tarihli kararla kayyuma bırakılması, şirket ortakları arasında güven duygusunun zedelenmesi, alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında yapılmış olan pay sahipleri sözleşmesinin yükümlülüklerinin tam olarak yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının asli talebi olan ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin yok olduğunun tespitine karar verilmesi talebinin reddine, davacının feri talebi olan ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin kabulü ile, Nevşehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 7014 sicil numarasında kayıtlı ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden davalılar ... ile ...'a açılan alacak davası ve davalı şirkete devredilen davacı şirket malları ile taşocağının ruhsatının davacı şirkete geri döndürülmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yasaların geriye yürümezliği ilkesi gereği somut davaya uygulanacak kanunun 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nu olup bu kanuna göre, şirket usulüne uygun kurulmadığından yokluğunun tespit edilmesi gerektiğini, kanunun emredici hükmüne aykırı olarak kurulan şirket yokluğunun tespit edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince eksik ve hatalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporları esas alınarak asli taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup ilk derece mahkemesinin kararının istinaf incelemesiyle kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin mevcut Kalorisen Şirketinin Nevşehir'de mevcut konkasör tesisine davalı gerçek kişilerin mevcut ekonomik bütünlüğe biçilen değerin % 50'sini ödemeleri koşuluyla oluşturulmasına karar verilen yeni ortaklık hususundaki tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, ... Madencilik San. Nakl. Tic. Ltd. Şti'nin diğer ortaklarından olan davalılar ... ile ..., şirket ana sözleşmesi ve taraflar arasında imzalanan ve ana sözleşme yerine geçen anlaşmadaki edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden şirketin yokluğunun tespit edilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesince taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, rödovans sözleşmesine ilişkin olarak ilk derece mahkemesince eksik araştırma yapıldığını, tüm iddialar değerlendirmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince şirket ortaklığının devam etmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmakla müvekkili şirket tarafından devredilen taş ocağı ruhsatının ve diğer şirket mallarının ... Madencilik San. Nakl. Tic. Ltd. Şti'nin kullanmasında hukuki haklılığı olmamasına rağmen bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Şirketi nakit sermaye konulmak üzere kurulmuş ve pay sahipleri sözleşmesinin bunda bir değişiklik yaratmadığı iddia ediliyorsa müvekkili şirketin bu firmaya çok küçük ve sembolik sebeplerle devrettiği ekonomik bütünlük boş yere devredildiğini, bunların tekrar müvekkili Kalorisan Şirketinin mülkiyetine dönüşü sağlanması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davacının asli talebiyle ilgili olarak davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen bu yönden taraflarına vekâlet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu, fesih ve tasfiye yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna göre gerekçelendirilerek verilen kararın yanlış olduğunu, ilk derece mahkemesince ... ile ...'a açılan alacak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde kurulan hükmün hatalı olduğunu, mahkemenin bu dava yönünden değerlendirme yaparak davanın kabulüne ya da reddine karar vermesi gerektiğini, hükmedilen vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken maktu olarak verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini, davalıların kendilerine teklif edilen yemin doğrultusunda yemin ettiklerini, hal böyleyken mahkeme yanlış gerekçe ile karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... Madencilik Sanayi ve Nakliye Ltd. Şti' nin 26.01.2011 tarihinde Nevşehir 1. Noterliğinin 1319 yevmiye no.lu karar defterinin 1 no.lu kararı ile Nevşehir Ticaret Sicil Memurluğunun 26.01.2011 tarih ve 7014 sicil nosuna kaydedilerek usul ve yasaya uygun olarak kurulduğu ve tüzel kişilik kazandığı, dava tarihi itibariyle ve yargılama sırasında da sicil kaydının devam ettiği, böylelikle hukuki varlığını sürdürdüğü anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı şirketin yok olduğunun tespitine karar verilmesine dair talebin reddinde isabetsizlik görülmediği, davacının, dava dilekçesinde davalı şirkete devredilen taş ocağı ve konkasör tesisinin rödovans sözleşmesi ile dava dışı şirkete devredildiğini ve söz konusu tesisten davalı şirket gelir elde edebilecek iken devir nedeniyle davalı şirketin bu gelirden yoksun kalması nedeniyle davacı şirketin de buradan gelecek kârdan yoksun kaldığını iddia ederek rödovans sözleşmesinden kaynaklanan kârın tespiti ile kendisine ödenmesini talep ettiği, bu haliyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin talebinin dolaylı zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, mahkemece bu talep yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı, alacaklının dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, dava dışı borçlu şirkete verilmesi yönünde talepte bulunabileceği, hükmedilecek tazminatın dava dışı şirkete değil davacı şirkete verilmesi gerektiği ileri sürülmüş olmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacının davalı şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmek amacıyla devrettiği şirket malları ile taş ocağı ruhsatının geri iadesine ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, söz konusu mallar ve taş ocağı ruhsatı davacı tarafından davalı şirkete sermaye koyma borcuna karşılık verilmiş olmakla, hukuka uygun şekilde kurulup tüzel kişilik kazanan davalı şirketin mal varlığı haline geldiğinden geri istenmesi mümkün olmadığı gibi davacı vekilinin 25.02.2022 tarihli dilekçesinden de anlaşıldığı üzere protokolün 2. maddesinde belirtilen araçların mülkiyetinin davalı şirkete devredilmeyip davacı şirkette bulunması ve ayrıca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olması karşısında davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerektiği, şirketin kuruluşu ile dava tarihi arasındaki sürede kâr dağıtımını gerektirecek mali yıl geçmediği gibi bu yöne ilişkin ortaklar kurulu kararı bulunmadığı, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olduğundan davacının şirketin gelirlerinden tarafına ödenmeyen kâr payının tasfiye aşamasında şirketin aktifleri arasında yer alacağından davacı vekilinin kâr payı alacağına yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, Mahkemece alınan 22.05.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ortaklar hesabı adı altında tutulan ve ortaklarca imzalanmış olan hesap belgesinde davacı şirkete yapılan ödemeler ve hissesine düşen giderlerin toplamının 739.116,04 TL olarak belirtildiği, dolayısıyla davacı şirkete ödenmesi kararlaştırılan 700.000,00 TL'nin, 739.116,04 TL olarak ve 39.116,04 TL fazlasıyla ödendiğinin tespit edildiği gibi davalılar ... ve ...'ın söz konusu bedeli ödediklerine dair yemin ettikleri hususu gözetilerek davacının eldeki davanın dayanağı da olan tarihsiz protokolden kaynaklanan hiç bir alacak hakkının bulunmadığı, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan bu talep yönünden davanın reddine ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına harcı yatan 300.000,00 TL talep üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin yok olduğunun tespitine karar verilmesi talebinin reddine, fesih davasında, ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin kabulü ile Nevşehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 7014 sicil numarasında kayıtlı ... Madencilik Sanayi ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuru için aylık 500,00 TL ücret taktirine, ücretin şirketin bünyesinden karşılanmasına, şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin kararın kesinleşmesine müteakip tasfiye memuruna görevinin tevdiine, davacının ortaklık bedeli olarak kararlaştırılan miktardan ödenmeyen 300.000,00 TL'nin davalılar ...ile ...'dan tahsiline, taş ocağı ve konkasör tesisinin işletilmesi nedeniyle elde edilen kâr payının tespiti ile davacı şirkete ödenmesine, rödovans sözleşmesi kapsamında yapılan üretimden elde edilen tutarların belirlenerek davacıya ödenmesine ve sermaye koyma borcu olarak davalı şirkete verilen mallar ile taş ocağı ruhsatının davacıya iadesine yönelik taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket usulüne uygun kurulmadığından yokluğunun tespit edilmesi gerektiğini, kanunun emredici hükmüne aykırı olarak kurulan şirket yokluğunun tespit edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince eksik ve hatalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporları esas alınarak asli taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin oluşturulmasına karar verilen yeni ortaklık hususundaki tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, ... Madencilik San. Nakl. Tic. Ltd. Şti'nin diğer ortaklarından olan davalılar ... ile ...'in, şirket ana sözleşmesi ve taraflar arasında imzalanan ve ana sözleşme yerine geçen anlaşmadaki edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, şirketin yokluğunun tespit edilmesi gerektiğini, rödovans sözleşmesine ilişkin olarak ilk derece mahkemesince eksik araştırma yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince zararın şirket adına istenilmesi gerektiği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini ancak asıl zarara uğrayanın müvekkili olduğunu, müvekkili şirket tarafından devredilen taş ocağı ruhsatının ve diğer şirket mallarına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların sebepsiz zenginleştiğini, ... Şirketi nakit sermaye konulmak üzere kurulmuş ve pay sahipleri sözleşmesinin bunda bir değişiklik yaratmadığı iddia ediliyorsa müvekkili şirketin bu firmaya çok küçük ve sembolik sebeplerle devrettiği ekonomik bütünlük boş yere devredildiğini, bunların tekrar müvekkili Kalorisan Şirketinin mülkiyetine dönüşü sağlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan bila tarihli sözleşme kapsamına edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle bu sözleşme gereğince kurulan davalı şirketin hukuken var olmadığının tespiti, olmadığı takdirde ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile sözleşme kapsamında bakiye alacağın davalılar ... ve ...'dan tahsili, davalı şirkete tahsis edilen maden ocağından yapılan üretimden haksız şekilde dava dışı şirkete mal edilen tutarların belirlenerek davacıya ödenmesi, tespit edilecek şirket karından davacının hissesine düşen miktarın incelenmesi ve davalı şirketin yok hükmünde olması sebebiyle şirkete devredilen davacıya ait mallar ile taş ocağı ruhsatının davacıya iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmünün yollamasıyla limited şirketlere de uygulanan aynı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı şirketin yokluğuna ve bu madde şartları gerçekleşmediğinden bu maddeye dayalı olarak şirketin feshine karar verilemeyecektir. Mahkemece haklı sebeplerin varlığı nedeniyle şirketin feshine karar verilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27