Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6581

Karar No

2024/2996

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1187 Esas, 2022/1239 Karar

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/830 E., 2022/207 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalı şirkete hizmette bulunduğunu ve faturalar tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, bu faturaların davalı tarafından defterlere işlendiğini ancak bakiye kalan borcun ödenmediğini, davalı tarafından borcun inkar edilmediğini ancak ödendiğine veya ertelendiğine dair belge sunulmadığını, alacağın tahsili için Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2014/5814 E. sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin 22.07.2011 tarihinde kurulduğunu ve ortaklarının %50'şer hisse oranı ile F.Y. ve G.Ö. olduğunu, davalı ile F.Y. arasında ticari ilişkinin 02.05.2011 tarihinde başladığını, F.Y.'ye fatura edilen malzemeleri F.Y. işleyerek işçilik malzeme bedeli ile davalıya fatura ettiğini, ticari ilişkinin Eylül 2011 yılına kadar devam ettiğini, F.Y.'nin yeni şirket kurduğunu, ticari ilişkinin bu şirket üzerinden yürütülmesini talep etmesi üzerine F.Y. ile imzalanan sözleşmenin aynısının davacı şirket ile 12.10.2011 tarihinde imzalandığını, 2012 yılının Haziran ayında F.Y.'nin ticari ilişkiyi bitirmek istemesi üzerine F.Y. ile hesap mutabakatının imzalandığını, mutabakat gereği ödemelerin daha önceki ödemeler gibi F.Y.'ye yapıldığını ve ticari ilişkinin bitirildiğini, davacının iki yıl sonra takip yapmasının mükerrer tahsilata yönelik olduğunu, şirket yetkilisi hususunda bir itiraz olmadan dava dilekçesinde şirket yetkilisinin ticaret sicil müdürlüğünden sorulmasının talep edilmesinin bunu gösterdiğini, davacının bu şekilde F.Y. tarafından yönetilen ticari ilişkiyi inkar etme yoluna girdiğini, davacı şirket ile F.Y.'nin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacı şirket ile sözleşme imzalanması üzerine F.Y.'nin davalı şirkete olan borcun virman fişi ile davacı şirket tahsilatı olarak kaydedildiğini, virman fişi altında davacı şirket kaşesi ile F.Y.'nin imzasının bulunduğu, davacı şirket ile yapılan ticari ilişkinin F.Y. ile yürütüldüğünü, e mail yazışmalarının onunla yapıldığını, çalışanların aynı olduğunu, yine davacı şirket ile pres makinası teslimi sözleşmesi yapıldığını ve davacının hakedişlerinden kesinti yapılarak ödemelerin yapılmış olduğunu ve bu sözleşmenin altındaki imzanın da F.Y. tarafından atıldığını, dolayısıyla tahsilatların da onun tarafından yapılmasına onay verildiğini savunarak davanın reddi ile davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ortağı F.Y.'nin davalı şirket ile olan ticari ilişkilerinde davacı şirket adına hareket ettiği, yaptığı sözleşme/borçlanma ve tahsilatların davacı tarafça zımnen kabul edildiği, F.Y. ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu ve davacı şirketin sorumluluktan kurtulmak kastıyla kötü niyetli olarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması kuramı nedeniyle...'ın işlemlerinin davacı şirketi bağlayacağı kabulü ile...'a yapılan ödemelerin ve kendisi tarafından yapılan tahsilatların mahsubu ile bakiye borç bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüzel kişilik perdesinin aralanması için tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınarak mal kaçırma ya da alacağın tahsilini imkansız hale getirme yönünde eylemde bulunulması gerektiğini, müvekkili şirketin alacaklılarını zarara uğratma, mal kaçırma, bir perde görevi görerek borçluyu gizleme gibi bir durumu olmadığını, nitekim şirket ortağı şahıs aleyhine takip yapılarak bedellerin tahsili önünde herhangi bir engel de bulunmadığını, evvelce aynı nitelikte ödeme yapılmadığından başkaca dava konusu bulunmamasının olası olduğunu müvekkili ile davalının ticareti başladıktan sonra F.Y.'nin yetkisiz olarak sözleşme imzaladığını, yine F.Y.'nin şahsi borcunun müvekkili şirket hesabına virman yapılmasının ise, müvekkili şirketin iç ilişkisi sebebiyle şirket ortağına yapması gereken ödemeyi nakit yapmak yerine borcun devralınarak gerçekleştirilmesi olduğunu, bu kişinin resmiyette adresi olmamasına rağmen kendi şahsi kaşesine müvekkili şirketin adresini bastırdığını, müvekkili şirketin haberi olmadan mutabakat mektubu imzaladığını ve yine müvekkili şirketten habersiz olarak fiyat farkı faturası teslim aldığını, bu eylemlerin hiçbirine müvekkili şirketin muvafakati olmadığını ve eylemler sebebiyle bir sorumluluğunun da bulunmadığını, davalının yaptığı ödemelerin üçüncü kişi olan otağın hesabına yapıldığını, davalının basiretli bir tacir olarak şirket yetkilisini ticaret sicilden öğrenebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı F.Y.'nin, davacı şirket kurulmadan önce şahıs şirketi olarak davalı şirket ile ticari ilişki içerisinde olduğu, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, 14.12.2011 tarihli 53.141,88 TL bedelli virman fişine göre F.Y.'nin davalı şirkete olan borcunun davacı şirket tarafından kabul edildiği, bu hususun davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğu, dosyaya celbedilen Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre F. Y.'nin şahıs şirketinde çalışan 3 işçinin, davacı şirketin kurulmasından ve F.Y.'nin bu şirkete ortak olmasından sonra bu şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladıkları, F.Y.'nin şahıs şirketi ile davacı şirketin adreslerinin aynı olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin imzalanması ve bu kapsamda düzenlenen ödeme protokolünde F.Y.'nin genel müdür sıfatıyla yer aldığı, F.Y. tarafından yürütülen işlemlerin gerek davacı şirket ve gerekse dava dışı kişiler bakımından çekişme konusu yapıldığına dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, hatta davacı şirket tarafından zımni bir kabulün bulunduğu, tüzelkişilik perdesinin aralanması çerçevesinde F.Y.'nin davacı şirket adına yaptığı işlem ve tahsilatlar sebebiyle davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, açıklanan virman sonucunda davacı ve davalı şirketin 2012 yılı açılış kayıtlarının birbirini teyit ettiği, 30.06.2012 tarih 639950 nolu 153.696,55 TL bedelli davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturası davacı defterinde kayıtlı olmadığı, F.Y.'ye teslim edilen faturanın yapılan açıklamalar ışığında davacı şirket tarafından kabul edildiği, davacı defterinde kayıtlı olmayan 36.000,00 TL ödemenin F.Y.'nin şahsi banka hesabına davalı tarafından yapılmış olduğu, 20.275,75 TL nakit ödemenin ise bizzat F.Y.'ye yapıldığı, 4.951,23 TL'lik ödemenin F.Y.'nin şahsi hesabının kapatılması için davacı şirkete ödeme olarak virman şeklinde kayıt edildiği, toplam 93.000,00 TL'lik ödemenin ise dört adet çek tevdi bordrosu ile teslim edilen çekler ile yapılmış olduğu, bu çeklerin de F.Y.'ye teslim edildiği, çeklerin hepsinin tahsil edildiği, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında söz konusu bu ödemelerin de davalı ödemesi olarak davacı şirket borcundan mahsubu gerektiği, nihayetinde yapılan mahsup işlemleri neticesinde davalı borcunun sona erdiği ancak, davacı şirket ile davalı şirket arasında 12.07.2012 tarihli mutabakat belgesi imzalandığı, bu belgeye göre; 10.07.2012 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 15.359,50 TL borçlu olduğunun yazılı olduğu, mutabakat belgesindeki davacı şirket kaşesinin üzerinde F.Y.'nin imzasının olduğu, davalının ticari defterlerinin mutabakat belgesi ile örtüştüğü, mutabakat belgesinin davacı şirketi bağlayacağının kabul edilmesi gerektiği, mutabakat belgesine göre, davacı alacağının 12.07.2012 tarihi itibarıyla 15.359,50 TL olduğu, bu tarihten sonra davalı tarafça 11.07.2012 tarihinde 2 adet çek karşılığında toplam 13.000,00 TL, 16.07.2012 tarihinde 2.000,00 TL ve 200,00 TL, 17.07.2012 tarihinde de son kalan bakiye olan 159,50 TL

ödeme yapılmış olduğu ve bu şekilde mutabakat mektubunda yer alan

15.359,50 TL borç bakiyesinin de sona erdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacı şirket ortağı olan ve daha önce şahıs şirketi olarak davalı şirket ile ticari ilişki içerisindeyken davacı ... Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulmasından sonra davalı ile ticari ilişkiye devam eden davacı şirket ortağının, şirketi temsile yetkili olmamasına rağmen, yapmış olduğu tahsilatlar ile kabul ettiği fiyat farkı faturasının ve bir kısım çeklere dayalı tahsilatların cari hesaptan mahsubunun gerekip gerekmediği, bu kapsamda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, F.Y.'nin davacı şirket ile iktisadi bütünlüğünün olup olmadığı, perde arkasında davacı şirketi araç olarak kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim