Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3887

Karar No

2024/298

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/911 Esas, 2022/263 Karar

DAVALILAR: 1.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat

  1. Demsan ... Öğretim Kurumları Ul. ve Yay. A.Ş.

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen kabulü

( Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/32 E., 2020/43 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından duruşmasız olarak davalı Kurum vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor

dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "Kültür" ibaresi tarafından temsil edilen seri markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2018/60185 " sayılı "Orijin Kültür Kurs+Şekil" ibareli marka başvurusuna iltibas, önceye dayalı kullanım ve ... hak sahipliği, tanınmışlık, kötü niyet ve haksız rekabet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve davaya konu marka başvurusunun hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markalarını ciddi ve yoğun şekilde kullanarak markalarına ayırt edici nitelik kazandırdığını, "Orijin" esas unsurlu birçok markasının ve bu markalara dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkiline ait davaya konu marka bakımından esas unsurun "Orijin" ibaresi olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacı markalarının hitap ettiği kesimin bilinç düzeyinin yüksek bulunduğunu, bu nedenle de markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "Kültür" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir işaret olduğunu, kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 16, 41 ve 43. sınıfta bulunan hizmetlerin, itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı, bu hizmetler bakımından sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, davacı markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "KÜLTÜR", "KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ve "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresi tarafından temsil olunduğu, "KÜLTÜR" ibaresinin 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri" için zayıf bir marka olarak değerlendirilebileceği, ancak davacının esas ve ayırt edici unsuru "KÜLTÜR", "KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ve "İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ibareli olan markalarını ... yıllardan bu yana yoğun ve yaygın biçimde kullandığı, bu nedenle "Kültür" ibaresinin özellikle 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından kullanım yolu ile ayırt ediciliğinin davacı bakımından güçlendirildiği, davalı şirkete ait markanın ise "şekil+orijin kültür kurs" ibaresinden oluştuğu, "orijin" ibaresinin tescil edilmek istenen ürün ve hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, markaların karşılaştırılmasında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu değerlendirilse de, davalı başvurusunda şekil unsurunun kırmızı renk ile oluşturulduğu, "kültür" ibaresinin davacı tarafından "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından gerek salt kelime gerekse başkaca asli ya da tali unsurlar ile birlikte kırmızı motifin yer aldığı çeşitli şekillerde kullanılmış olmasının, davacının yüksek öğrenim faaliyetini "Kültür" esas unsurun kullanım ile ayırt ediciliğinin güçlendirilmesi karşısında görsel, işitsel ve kavramsal olarak "orijin" ibaresinin iltibas tehlikesini bertaraf edemeyeceği, 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından davalı şirket markasını gören ilgili tüketici kesiminin, daha önce yararlandığı, kullanım yolu ile ayırt ediciliği yüksek, içinde "Kültür" ibaresini barındıran davacı markaları ile tescilsiz kullanımları nedeni ile bu ibarenin yukarıda belirtildiği şekli ile oluşturulan genel görünümü itibari ile davacıya ait markalardan biri olduğu, seri markalarından birini oluşturduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, bir kısım tüketicinin iki ayrı işletme karşısında olduğunu algılasa bile, markaların kökeni bakımından işletmeler arasında ekonomik veya idari bir bağ bulunduğu hususunda yanılsamaya düşeceği, bu durumun davalı lehine haksız rekabet oluşturacağı, davacının özellikle kullanım yolu ile oluşturduğu markasal imajın haksız yere davalı şirkete aktarılması ihtimalini doğuracağı, dolayısıyla 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından, gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve gerekse aynı Yasa hükmünün üçüncü fıkrası hükümleri gereği, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, diğer ürün ve hizmetler bakımından ise davacının "Kültür" ibaresini 41/1. alt sınıftaki gibi yaygın ve kullanım yolu ile ayırt ediciliğini güçlendirdiği bir markasal kullanımının bulunmadığı, "Kültür" ibaresinin bu ürün ve hizmetler bakımından başlangıçtaki ayırt edici gücünün zayıf olması, davalı şirkete ait markada bulunan "orijin" ibaresinin, bu ürün ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesini bertaraf edecek nitelikte genel görünüm içinde konumlandığı anlaşıldığından, YİDK kararının iptali bakımından davacı tarafından ileri sürülen diğer iddiaların yerinde bulunmadığı, davalı şirketin "orijin" ibaresini içerir markalarından sadece 2004/44430 sayılı markasının 31.03.2006 tarihinde tescil edildiği, tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği gözetildiğinden, artık çekişme konusu olmadığı, davalı şirkete ait diğer markaların tescil tarihleri itibariyle eldeki davaya konu marka başvuru tarihine kadar en az 5 yıl süreli tescilli olmadığı, bu nedenle kazanılmış hak iddiasına mesnet alınamayacağı, 2004/44430 sayılı markasını oluşturan "orijin" ibareli asli unsurun korunarak eldeki davaya konu marka başvurusunun oluşturulduğunun da söylenemeyeceği, bu nedenle davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde görülmediği, davacı vekili tarafından sunulan İTO kayıtları ve dosya arasına alınan ticari sicil kayıtlarına göre; Bilişim Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, Metod Eğitim Kurumları Anonim Şirketi'ne devredildiği, Metod Eğitim Kurumları Anonim Şirketi temsilcilerinden ... ... ile ... ...'nin, aynı zamanda dosyanın davalısı Demsan ... Öğretim Kurumları Ulaştırma ve Yayıncılık Anonim Şirketinin de temsilcileri oldukları, bu nedenle aralarında organik bağ bulunduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.01.2020 tarih 2019/2209 E. 2020/351 K. ve 11.04.2018 tarih 2016/9432 E. 2018/2605 K. sayılı kararlarından anlaşılacağı üzere, Bilişim Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin "Kültür" ibaresini esas unsur olarak barındıran markasal kullanımının en başından itibaren kötü niyetli olduğu, dolayısıyla bu ibareyi esas unsur olarak barındıran eldeki davaya konu başvurunun sahibi davalı şirketin de kötüniyetli olduğu, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, YİDK aşamasında ileri sürülmeyen maddi olguların değerlendirildirildiği, davacının eldeki davada iki ayrı talepte bulunduğu ve mahkemece her iki talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulduğu gözetildiğinde, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından bu husus gözetilmek suretiyle karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından 2019 M 5978 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükümsüzlük isteminin kabulü ile davalı şirkete ait 2018/60185 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu başvuruya itiraz aşamasında da kötü niyet hususuna son derece geniş yer verildiğini ve delillerin sunulduğunu, kurum kararlarında da kötü niyet itirazının kabul edilmediğini, TÜRKPATENT tarafından mahkemeler kadar ayrıntılı delil araştırmasının yapılamaması hususunun, müvekkili aleyhine yorumlanmasının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçe kısmında açıkladığı üzere "Kötü niyet Bölünemez" ilkesi dolayısıyla YİDK kararının, gerek marka benzerliği ve iltibası gerekse de kötü niyet gerekçesiyle tüm sınıflar yönünden iptal edilmesinin gerektiğini, başvuru makasının sadece 41. sınıf "eğitim hizmetleri" alanında değil, tüm tescil kapsamı için de (16/41/43) iltibas oluşturduğunu, zira müvekkilinin 16 ve 43. sınıflarda da tescilli markalarının ve tescilsiz kullanımlarının bulunduğunu, başvurusunun hükümsüz kılınacağını ... davalının, tekrar kendi adına "KÜLTÜR" ibareli marka başvurusu yapmayarak; organik ve idari ortaklığı/bağı olan davalı şirket adına "KÜLTÜR", "KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli marka başvuruları yapmaya başladığını ve böylelikle mahkeme kararlarını bertaraf etme girişiminde bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

  1. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin başvurusunda ayırt edici unsurun "ORİJİN" ibaresi olduğunu, "KÜLTÜR" kelimesinin ayırt ediciliğinin son derece düşük bulunduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma riskinin bulunmadığını, davacının marka üzerinde ... hak sahibi olduğu iddialarının da çürütüldüğünü, davacının markalarının tanınmış marka olmadığının, bilirkişi raporunda da belirtildiğini, mahkemece müvekkili şirketin dava konusu markasındaki asıl unsurun "kültür" ibaresi olduğunu belirtmesinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkil şirketin herhangi bir kötü niyeti mevcut olmayıp, bu hususun bilirkişi raporunda da "taraf markaları üzerinde karışıklık bulunmadığı, hal böyle olunca da müvekkili şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun da söylenemeyeceği" belirtilmek suretiyle açıklandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, "Kültür" ibaresinin zayıf olduğunu, kullanılan diğer ibarelerin başvuruya yeterli ayırt edicilik kattığını, 41. sınıf hizmetlerin tüketicilerinin de bilinçli olduklarını, davacının anılan ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik de kazandırmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı başvurusunun davacı markaları ile iltibasa yol açmasının, ... başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı, kötü niyetin kabulü için bu duruma delalet eden, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescil yapıldığının da ispatı gerektiği, iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olduğu, dava dışı Metod Eğitim A.Ş.'nin 31.07.2019 tarihinde tescil edilen 01.07.2019 tarihli yönetim kurulu ve 04.07.2019 tarihli genel kurul kararına göre, aralarında birkaç başka şirketle birlikte, dava dışı Bilişim A.Ş.'ni de devraldığı, şirketi temsile ... ..., ... ... ve ... ... ...'den oluşan üç kişilik yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin yetkili kılındığı, davalı Demsan A.Ş.'nin ise 24.01.2017 tarihinde tescil edilen 20.01.2017 tarihli yönetim kurulu kararına göre de davalı şirketin beş kişilik yönetim kurulu üyelerinden ... ...'ın yönetim kurulu başkanlığına, ... ...'nin ... yardımcılığına seçildiği ve ... ...'ın şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, İlk Derece Mahkemesince, bu bilgilerden hareketle Bilişim Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, daha önce verilen yargı kararları ile "Kültür" ibaresini esas unsur olarak barındıran markasal kullanımının en başından itibaren kötüniyetli olduğunun belirlendiği, anılan şirketin Metod Eğitim Kurumları Anonim Şirketi'ne devredildiği, Metod Eğitim Kurumları Anonim Şirketi'nin temsilcilerinden ... ... ile ... ...'nin, aynı zamanda dosyamız davalısı Demsan ... Öğretim Kurumları Ulaştırma ve Yayıncılık Anonim Şirketinin de temsilcileri oldukları, bu nedenle aralarında organik bağ bulunduğu, dolayısıyla bu ibareyi esas unsur olarak barındıran eldeki davaya konu başvurunun sahibi davalı şirketin de kötüniyetli olduğu sonucuna varıldığı ancak davalı Demsan A.Ş. ile dava dışı Metod Eğitim A.Ş.'nin birbirinden bağımsız tüzel kişilikleri olan, halen bu tüzel kişiliklerini muhafaza eden, iki ayrı şirket oldukları, bu şirketler arasında birbirini devralma veya birinin diğerinin hakim ortağı olması gibi bir durumun da bulunmadığı, sadece kötü niyetli olduğu yargı kararları ile tespit edilen Bilişim A.Ş.'nin devralınmasından sonra seçilen Metod A.Ş.'nin üç kişilik yönetim kurulu üyesinden ikisinin, daha önceki bir tarihte davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilen beş kişiden ikisi ile aynı kişi olması maddi olgusundan hareketle, davalı şirketle Bilişim A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu sonucuna ulaşılmasının, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hallerinden hiç birisine uymadığı, Mahkemece, yazılı gerekçelerle, davalı şirketin başvurusunda kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin doğru görülmediği, tarafların markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunup bulunmadığının tespiti konusunda ise, davacının itirazlarına mesnet markaların asli unsurunun "KÜLTÜR" ibaresinden oluştuğu, Kültür ibaresinin, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü anlamına geldiği, bu haliyle, söz konusu kelimenin, tescili istenilen 41. sınıf hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmamakla birlikte, ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulü gerektiği, dava konusu başvurunun ise “Orijin Kültür Kurs” ibaresinden oluştuğu, 41. sınıf hizmetlerin ortalama yararlanıcısı olan kimseler gözetildiğinde, başvuru konusu ibarenin asli unsurunun da "Orijin" ibaresinden oluştuğu sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bir bütün olarak başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar karşılaştırıldığında, iltibas ihtimaline yol açacak nitelikte bir benzerlikten söz etmenin mümkün olmadığı, her ne kadar başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında kısmi bir anlamsal benzerlik bulunmakta ise de Yargıtay 11. HD'nin 25.05.2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "kültür" ibaresinin davacıların tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından, somut olay bakımından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasına gerek bulunmadığı, Mahkemece 41. sınıf hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında benzerlik olmadığının kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından, taraf markalarının benzer olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davalının marka tescil başvurusu kapsamında yer ... 16 ve 43. sınıf ürün ve hizmetlerin de davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, 16 ve 43. sınıf malların ve hizmetlerin tüketicilerinin ortalama bilinç düzeyinde olduğu nazara alındığında, yukarıdaki bentte 41. sınıf hizmetler için yapılan açıklamaların, bu sınıflar için geçerli olmayacağı, diğer bir deyişle "Kültür" ibaresinin 16 ve 43. sınıf emtia yönünden zayıf kabul edilemeyeceği, sonuçta davalının marka tescil başvurusunda, anılan emtia yönünden asıl unsurlardan birisi olan "Kültür" ibaresinin yer almasının, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacağı, Yargıtay 11. H.D.'nin emsal uygulaması da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. H.D.'nin 25.06.2019 ... ve 2018/3154 E. 2019/4816 K., 16.12.2019 ... ve 2019/1607 E. 2019/8217 K.), taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının başvuru kapsamındaki 41. Sınıf mal ve hizmetler bakımından iptaline ve davalı şirket adına tescilli markanın 41. Sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, müvekkili ile dava dışı Bilişim Eğitim şirketi arasında, 1992 yılından bu yana "kültür" ibaresinin ... hak sahipliği hususunda uyuşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin adı geçen şirkete karşı bir çok dava açtığını, bu davalarla, "kültür" ibaresinin ... hak sahibinin müvekkili olduğunun ve Bilişim Eğitim şirketinin bu ibareyi kullanmasının haksız ve kötü niyetli olduğunun tespit edildiğini ve bu şirket adına tescil edilen "kültür" ibareli markaların hükümsüz kılındığını, "kültür" ibaresini kullanamayacağını anlayan Bilişim Eğitim şirketi yetkililerin taktik değiştirerek önce bu şirketi dava dışı Metod Eğitim şirketine devrettiklerini ve akabinde de davalı şirket üzerinden "kültür" ibareli marka tescil başvuruları yaptıklarını, Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davalı şirketle dava dışı Metod Eğitim şirketi arasında organik bağ bulunmadığı belirtilmiş ise de adı geçen şirketlerin, ortak ve yöneticilerinin, adreslerinin, faaliyet konularının, hatta telefon numaralarının ve hatta marka vekilleriyle avukatlarının dahi aynı olduğunu, bu durumun bu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ve davalı şirketin kötü niyetli olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, "kültür" ibaresin zayıf marka olmadığının yargı kararlarında belirtildiğini, davalı şirket markasının müvekkili markasıyla benzer olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf marka işaretlerin ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları bütüncül izlenim itibariyle iltibas ihtimali bertaraf edecek düzeyde farklı olduklarını, kaldı ki itiraza mesnet markaların esas unsurunu oluşturan "kültür" ibaresinin zayıf bir ibare olup salt taraf markalarında bu ibarenin ortak unsur olarak yer almasından hareketle iltibas oluştuğu sonucuna varılmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, üçüncü beşinci ve dokuzuncu fıkraları

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

"orijin"cevapistinaf"istanbultürkpatenttemyizkültür"kültür"üniversitesi"kararvı.kararı"kültürmahkemesionanmasınaderecekoleji"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim