Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6780
2024/2973
17 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1963 Esas, 2022/1067 Karar
HÜKÜM: Yeniden hüküm dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/347 E., 2016/293 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya'da 1921 yılında kurulan ... ANTRİEBE firmasının 2009 yılında kurulan müvekkili aracılığıyla Türkiye'de ticari faaliyete başladığını, kullandığı "..." ibaresinin tanınmışlık seviyesine ulaşan bir marka olduğunu ve Paris Sözleşmesi kapsamında korunması gerektiğini, buna karşın müvekkilinin 18.07.2013 tarihinde gerçekleştirdiği 6, 7, 9, 19, 20, 35, 37, 38. sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren, "...+ŞEKİL" ibareli, 2013/62619 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı firmalara ait "...+ŞEKİL" ibareli, 35 ve 43. sınıf hizmetleri içeren 2010/83060; "..." ibareli, 9. sınıf ürünleri içeren 2012/28223; "..." ibareli, 9, 11, 12. sınıf ürünleri içeren 2011/40924; "...+ŞEKİL" ibareli, 20. sınıf ürünleri içeren 2013/46037; "..." ibareli, 9. sınıf ürünleri içeren 1986/89968; "...+ŞEKİL" ibareli, 6, 7 ve 40. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 1999/14230 sayılı markalar mesnet alınarak 19, 37 ve 38. sınıf ürün ve hizmetler haricinde kalan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da YİDK'in 2015/M 5855 sayılı kararıyla reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin başvurusu konusu işaretin redde mesnet markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, anılan işareti uzun zamandır kullandığını, redde mesnet markanın 17.11.2000 tarihinde tescil edildiğini, markanın yenilenmesi için gerekli başvuruların süresinde yapılmadığını, dolayısıyla 556 sayılı KHK kapsamında korunmayan bir markanın başvurunun reddine gerekçe yapılamayacağını ileri sürerek YİDK'ın 2015 M 5855 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğunu, müvekkili Kurum kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, redde mesnet alınan dava dışı şirketlere ait markaların "...+ŞEKİL" ve "..." ibareli ve biçimli olduğu, redde mesnet markalarda asıl ve ayırt edici unsurun "..." olarak kabul edilmesinin gerektiği, zira şeklin sözcük yanında ifade ve hatırlanmasının mümkün olmadığı, ayırt edicilikte hiçbir etkisinin bulunmadığı, var olan diğer ibarelerin ... ibaresine göre okunamayacak derecede küçük yazıldığı, redde mesnet markalarda ilk bakışta ve derhâl göze çarpan unsurun ... ibaresi olduğu, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici niteliğinin bulunmadığı, somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin yüksek seviyede olduğu başvuru konusu işaretin de "...+ŞEKİL" ibare ve biçimli olduğu, şeklin ifade edilmesinin ve hatırlanmasının mümkün bulunmadığı, bu işaretin de asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu, bu hâle göre "...+ŞEKİL" ibareli başvuru ile "...+ŞEKİL" ve "..." ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen 6, 7, 9, 20, 35. sınıf ürün ve hizmetlerin, redde mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, açıklanan nedenlerle dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu, öte yandan markanın tekliği ilkesi uyarınca işaret üzerinde gerçek hak sahibi olanların ve hatta tanınmış marka sahiplerinin bile 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yazılı mutlak ret nedenini aşma olanağının bulunmadığı, başvuru konusu işaretin reddedilen ürün ve hizmetler bakımından hâlen kullanılıyor; buna karşın redde mesnet markaların fiilen kullanılmıyor olmasının da başvurunun tesciline olanak sağlamayacağı, zira kullanmanın markanın korunması şartı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun Almanya'da tescilli olduğunu, Paris Sözleşmesi uyarınca ülkemizde de korunması gerektiğini, redde mesnet markanın sahibi olan dava dışı ...Ltd. Şti.'nin redde mesnet markanın tescili için başvuru yaptığı tarihte müvekkilinin distribütörü olduğunu, redde mesnet markanın tescilinin kötü niyetli bulunduğunu, diğer taraftan anılan dava dışı şirketin iflasına karar verildiğini, bir şirketin iflas etmesi durumunda mameleki içerisinde bulunan tüm haklarının sınırlandığını, marka hakkı da malvarlığı içerisinde bulunan bir hak olduğundan müflis şirket iflas idaresi ve alacaklıları tarafından kullanılmamış, askıda olan bu hakkın 2019 yılı itibarıyla yenilenmeyerek sona erdiğini, bu nedenle iflas etmiş olmakla tüzel kişiliği sona ermiş bir şirketin daha sonra yenilemediği marka hakkının koruma süresine dayanarak reddedilmiş olmasının hukuka, hakkaniyete aykırı bulunduğunu, ayrıca 08.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda redde mesnet olan marka ile müvekkili firmaya ait olan emtialar ayrı ayrı incelendiğini ve 09. / 20. / 35. Nice sınıfında bulunan emtiaların redde neden olan markann kapsamında yer almadığı kanaatine varılmasına karşın bu hususun nazara alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; marka sahibinin iflas etmesi ile markanın hükümden düşmeyeceği, dava konusu YİDK karar tarihinde bahsi geçen redde mesnet markanın hukuki varlığını koruduğu, başvuru konusu ibarenin yurt dışında marka olarak tescilli olmasının 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen mutlak ret engelini ortadan kaldırmayacağı, başvuru konusu ibare üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasının bu davada tartışılma yerinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince de dava konusu başvuru ile redde mesnet 99/142030 sayılı marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu kabul edilmesine rağmen işbu davada tartışılması mümkün olmayan redde mesnet diğer markalar da nazara alınıp değerlendirme yapılarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:41