Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6809
2024/2957
17 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/501 Esas, 2022/1048 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/184 E., 2020/213 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ... ve ... vekili tarafından ve duruşmasız olarak Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1992 yılında kurulmuş Suudi Arabistan'da mukim uluslararası nitelikli bir şirket olduğunu, 1996 yılından beri kullandığı "..." ibaresinin sahibi bulunduğunu, esas itibariyle bebek bezleri, kadınlara özel hijyenik pedler ve mesane pedleri üretip tüm dünyada satışa sunduğunu, .... sayı ile ...,... ve.... sayılı markalarını birçok ülkede topluluk markası olarak tescil edildiğini, tanınmış markaların 556 sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi gereği farklı mal ve hizmetler için dahi korunduğunu, davaya konu 2014/82319 başvuru sayılı "..." ibareli marka ile davacı markasının birebir aynı olduğunu, YİDK kararında markaların benzer bulunduğunu ancak farklı mal ve hizmetlerde tescil edilecek olması sebebiyle itirazlarının reddedildiğini, oysa ki davalı başvurusundaki bir kısım malların benzer olduğunu, müvekkilinin markasının 16. sınıfta tescilli olduğunu, davacının bebek bezleri ve bebekler için çeşitli ürünler ürettiğini, davalı başvurusunun 12. ve 35. sınıflarda yapıldığını ve bu sınıflardaki bir kısım malların bebeklere yönelik ürünler olması sebebiyle davacı marka tescili kapsamındaki mallarla benzer olduğunu, davalının, davacı ile birebir aynı markayı tescil ettirmek istemesinin haksız rekabet yarattığını ileri sürerek 2016 M 5712 sayılı YİDK kararının iptalini, markanın tescil edilmiş olması halinde "Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler" emtiaları ile "Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, emniyetli çocuk koltukları, bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, bebekler için ana kucakları, bebek beşikleri, yürüteçler" emtiasının satışına ilişkin hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının “...” ibareli markasının siyah beyaz renklerle yazılmış sadece kelime markası iken, dava konusu markanın stilize yazı karakterleriyle, koyu krem renkli zemin üzerine kırmızı renkle yazılan “...” kelimesi ve kundakta bulunan bebek figürü içeren karma nitelikte bir işaret olduğunu, bütünsel değerlendirmede benzer bulunmadığını, bebek ürünlerinde ani alım kararının olamayacağı ve markaların karıştırılmayacağını, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişilerin "...+şekil" ibareli başvuru markası ile davacının tescilli "..." ibareli markası arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmakla beraber davaya konu markanın başvurusundaki "Bebek arabaları ve pusetler” malları ile “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, emniyetli çocuk koltukları, Bebek arabaları, pusetler. Bebekler için ana kucakları, bebek beşikleri, yürüteçler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacının itiraza mesnet markasının kapsadığı “kağıttan mamul çocuk bezleri” malları ile benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı, markaların ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğu tespit edilen mal ve hizmetlerde taraf markaları arasında556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi iltibas koşulunun bulunduğu, bunun dışında olanlar açısından ise iltibas koşulları oluşmadığı gibi davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2016 M 5712 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2014/82319 sayılı markanın kapsamında yer alan 12. sınıfındaki; "emniyetli çocuk koltukları, bebek arabaları, pusetler" malları ile 35. sınıfta yer alan; "biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, emniyetli çocuk koltukları, bebek arabaları, pusetler, bebekler için ana kucakları, bebek beşikleri, yürüteçler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler peraketde toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden iptaline, dava konusu 2014/82319 sayılı markanın kapsamında yer alan 12. sınıfındaki; "emniyetli çocuk koltukları, bebek arabaları, pusetler" malları ile 35. sınıfta yer alan; "biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, emniyetli çocuk koltukları, bebek arabaları, pusetler, bebekler için ana kucakları, bebek beşikleri, yürüteçler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler peraketde toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
- Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ıslah dilekçesi kapsamında davacı tarafın söz konusu markayı ciddi anlamda kullanıp kullanmadığına dair araştırma yapılması gerektiği gibi davacı tarafın da artık söz konusu markayı kullandığına dair ispat yükünü yerine getirmesi için süre vermesi gerekmesine rağmen her iki işlem de iş bu davanın 556 sayılı KHK kapsamında görülmesi gerektiği gerekçesiyle yapılmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun (6769 sayılı Kanun) ile getirilen defi imkânının amacı ve hükümlerin kaleme alınışının da geçmişe yönelik bir olguyu esas alan nitelikte olması, söz konusu hükümlerin süregelen bir vakıayı esas alması nedeniyle derhal uygulanabilirliği gözetildiğinde, usul ekonomisine de uygun şekilde, KHK döneminde açılmış derdest hükümsüzlük/tecavüz davalarının davalılarına, 6769 sayılı Kanun ile getirilen defi hükmünü kullanma olanağının tanınması gerektiğini, davacı tarafın iş bu davaya konu ettiği markasını tescil tarihinden itibaren hiçbir zaman kullanmamış olduğunu, Türk halkının söz konusu markayı bilmemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince kullanmama def’inin cevap dilekçesinin ıslah edilmesi suretiyle ileri sürülmüş olmasına rağmen bu talebin reddine karar verildiğini, davacı tarafın müvekkillerin ortağı olduğu adi ortaklığa karşı 27.07.2016 tarihinde iş bu davanın ikame edildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince Yerel Mahkemece verilen karar kaldırılarak husumetin müvekkillere yöneltilmesi gerektiğine karar verildiğini, Yerel Mahkemece 04.11.2019 tarihinde müvekkillerinin davaya dahil edilmesi ve akabinde dava dilekçesinin tebliğ edilmesine karar verildiğini ve 26.01.2020 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldığını, müvekkillere karşı ikame edilen iş bu davanın tarihi 04.11.2019 olduğunu, iş bu sebeple dava ikame edildiği tarih itibariyle 556 sayılı KHK yerine 6769 sayılı Kanun'un getirilmesi ve ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesini de iptal etmiş olması sebebiyle 556 sayılı KHK döneminde tescil edilen davacı tarafa ait marka yönünden KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamındaki kullanma yükümlülüğü hükümlerinin uygulamasının mümkün olmadığını, emsal Yargıtay içtihatları kapsamında da 6769 sayılı Kanun hükümlerinin iş bu dava bakımından uygulanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekttiğini, iki marka arasında benzerlik/iltibas (karıştırılma ihtimalinin) bulunup bulunmadığı hususu yani diğer bir deyişle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı konusu hukuki bir konu olup bu hususta bilirkişinin görüş ve kanaatine başvurulmasının yerinde olmadığını, benzerlik hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve alınan raporunda hükme esas alınmasının açıkça usule ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, tarafların markalarının benzer olmasına rağmen başvurunun farklı mal ve hizmetler için yapılmış olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşulların bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa 556 sayılı KHK'nın uygulanması gerektiği, bu nedenle bu hususa yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı gerçek kişilerin "...+şekil" ibareli başvuru markası ile davacının tescilli "..." ibareli markası arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak aynılık derecesinde benzerlik oluştuğu, davaya konu marka başvurusunun kapsamındaki, "Bebek arabaları ve pusetler” malları ile "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar, emniyetli çocuk koltukları, Bebek arabaları, pusetler. Bebekler için ana kucakları, bebek beşikleri, yürüteçler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacının itiraza mesnet markasının kapsadığı “kağıttan mamul çocuk bezleri” malları ile benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) anlamında iltibas koşulunun oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11 696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekili ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:41