Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7035

Karar No

2024/2948

Karar Tarihi

17 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1599 Esas, 2022/1303 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/668 E., 2022/199 K.

Taraflar arasındaki kayıt düzeltim talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kaporta üzerine araç hasar onarımı yanı sıra oto alım satım işiyle de uğraştığını, ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nden.... plakalı ..... marka, 2016 model, 0 km araç satın aldığını, aracın 12.12.2016 tarihinde, saat 04.25 sıralarında park halinde iken motor kısmından çıkan yangın ile kaportası kısmen, motor kısmı ise tamamen yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yangının daha sonraki yargı kararlarıyla da kesinleştiği üzere araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığını, ancak savcılığa .... bir isimde atılan e mailde müvekkilinin "sigortadan para almak'' kastıyla hareket ederek kendi aracını yaktığı iddiasında bulunulduğunu, bu suretle başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, buna rağmen davalı nezdinde tutulan SİSBİS kayıtlarının düzeltilmediğini ve bu kayıtların düzeltilmemesinin müvekkilinin ticari itibarını ve geleceğini etkilemeye devam ettiğini, sigorta şirketlerinin kendisiyle çalışmadığını ileri sürerek, davalı nezdindeki anılan kaydın kaldırılmasına, müvekkili hakkında ihbarda bulunan üçüncü kişinin kimlik bilgilerinin davalıdan celbiyle davaya dahili davalı olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, müvekkili kurumun davada taraf olarak gösterilmesinin münkün olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu edilen ve silinmesi talep edilen susitimal kaydının oluşumunda müvekkili kurumun bir dahli olmadığını, bahsi geçen kaydın ilgili yönetmelik uyarınca kaydı girmeye yetkili sigorta şirketi olan .... Sigorta A.Ş. tarafından yönetmelik hükümleri çerçevesinde oluşturulduğunu, dava dilekçesinin tebliği üzerine kaydın devam edip etmediğinin kaydı oluşturan şirkete sorulduğunu, şirket tarafından kaydın kaldırıldığının bildirildiğini, kaydı oluşturan şirketçe kayıt silindiğinden davanın konusuz kaldığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya başvuruda bulunduğu ancak kendisine olumlu veya olumsuz bir geri dönüş olmadığı, davalıya başvurudan sonra anılan 01.11.2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelge'nin (2017/12 sayılı Genelge) 3.5 inci maddesi uyarınca tesis edilen işlemin Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilmesi, aynı Genelgenin 3.1 inci maddesi uyarınca ise yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirketi davacıya bildirmesi gerektiği, davacının kaydı oluşturan sigorta şirketini bilmemesi sebebiyle davayı zorunlu olarak davalıya yönelttiği, davanın açılmasından sonra ilgili SİSBİS kaydının kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, SİSBİS kaydının kaldırılması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hukuki yarar bulunmadığından ihbarda bulunan 3 üncü kişinin kimlik bilgilerinin tespiti ve davaya dahil edilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca müvekkilinin görevinin veri tabanını oluşturmak olduğunu, veri tabanına bildirimlerin ise yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, Yönetmelikte yanlış sigorta uygulamasının sigorta ilişkisi içindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü fiil olarak tanımlandığını, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinde veri tabanına kayıt yapma yükümlülüğünün ilgili sigorta şirketine yüklendiği, müvekkiline 12 nci madde kapsamında yanlış sigorta uygulamalarının değerlendirilmesi ve raporlanması amacıyla merkez nezdinde veri tabanı oluşturma görevi verildiğini, müvekkilinin görevinin sadece veri tabanını kurmak olduğunu, bu veri tabanına bildirimlerin yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinde şirketlere yönetmeliğin yayın tarihinden önce özellikle mahkeme kararıyla tespit edilen yanlış sigorta uygulamalarını veri tabanına işlenmesi zorunluluğunun getirildiğini, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere dava konusu suiistimal kaydının sigorta şirketince değil ihbarda bulunan kişilerce oluşurulduğunu, bu nedenle müvekkilinin Yönetmelik gereği kaydı giren şirketi davacıya bildirmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından kaydın devam edip etmediğinin ilgili şirkete sorulduğunu ve şirket tarafından kaydın kaldırıldığının bildirildiğini, sigorta şirketince kayıt silindiğinden davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan davada müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hakkındaki suiistimal kaydının silinmesi için davalıya müracaat ettiği, ancak yapılan başvuru ile ilgili davacıya bilgi verilmediği, yargılama sırasında davalıya yazılan müzekkere cevabından davalı hakkındaki suiistimal kaydının 20.01.2017 tarihinde ... Sigorta tarafından oluşturulduğu, kaydın ise davanın açılmasından sonra kaldırıldığı, bu şekilde davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinde, davanın konusuz kalması halinde, davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceğinin düzenlendiği, 2017/12 sayılı Genelge'nin 3.1 inci maddesi doğrultusunda davalı tarafından yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan sigorta şirketine ait bilgilerin davacıya iletildiğine dair bir delil bulunmadığı, davacı hakkındaki suiistimal kaydının dava açıldıktan sonra kaldırıldığı da dikkate alındığında davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, gelinen noktada, davalı nezdinde tutulan SİSBİS kayıtlarından yanlış kaydın çıkarılması talebine ilişkin sonradan konusuz kalan davada, davanın açılışına hangi tarafın sebebiyet verdiği noktasındadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 331 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.sisbiskararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim