Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5406

Karar No

2024/2892

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/282 Esas, 2023/426 Karar

HÜKÜM: Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, İş Mahkemesine hitaben sunduğu dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin işçisi olarak uzun müddet çalıştığını, daha sonra muvazaalı olarak davalı tarafından kendisine imzalatılan vekalet sözleşmesi ile davacının ayrı bir işyeri sahibi gibi gösterildiğini, ancak bu dönemde de davacının işçi statüsünün devam ettiğini, daha sonra davalının haksız ve kötü niyetle vekalet sözleşmesini sona erdirdiğini, gerçekte ise iş ilişkisinin sona erdirilmiş olduğunu ileri sürerek belirsiz olan işçilik alacaklarının asgari 14.000,00 TL’sinin, kazandırılan müşteri tazminatı olarak en az 1.000,00 TL’nin, manevi tazminat olarak 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, SGK ve vergi yapılandırmasına ilişkin tüm borçlardan sorumlu olunmadığının tespiti ile belirtilen yapılandırmaların davalı tarafından bozulması sebebiyle uğranılan zararın şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ve davalı yanca vekalet sözleşmesi kapsamında müvekkilinden alınan teminat senedinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş, 26.09.2020 tarihli açıklama dilekçesiyle; teminat senedi ile ilgili taleplerinin işbu davaya intikal etmeyip tefrik kararı verilen asıl dosyada kaldığını, taraflar arasındaki ilişkinin tüm süreç boyunca iş ilişkisi niteliğinde olup bu durumun görünüşte acentelik ilişkisinin var olduğu 01.08.1997 tarihinden sonra da geçerli olduğunu, işbu davadaki taleplerinin 01.08.1997 tarihine ilişkin işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL kıdem tazminatı, 500,00 TL ihbar tazminatı, 500,00 TL kötü niyet tazminatı, 500,00 TL fazla mesai alacağı, 500,00 TL hafta sonu çalışma alacağı ve 500,00 TL dini ve resmi Bayramlarda çalışma alacağı olmak üzere toplam 3.500,00 TL alacağın mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisinin acentesi olduğunu, iş ilişkilerinin bulunmadığını, taleplerinin haksız olduğunu, teminat senedinin açık olarak alındığını ve acentelik ilişkisinden doğacak zararların teminatı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Davanın Açıldığı İş Mahkemesince Verilen Karar

Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinin 04.09.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir

B. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bozma Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.03.2016 tarihli 2014/32559 E., 2016/6205 K. sayılı kararı ile "taraflar arasında 01.08.1997 tarihine kadar olan dönemde iş ilişkisi bulunsa da belirtilen tarihten sonra iş ilişkisi bulunmadığı bu tarihten sonraki ilişkinin acentelik vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu hale göre Mahkemece, davacının işçi olarak çalıştığı 01.08.1997 tarihine kadar ki, dönem için kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatı dışındaki alacaklar açısından değerlendirme yapılması, acenta olduğu tarihten sonraki talepler için ise tefrik kararı verilerek bu dönem için Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tüm dönem için işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İş Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Davacının 01.08.1997’ye kadarki işçilik alacakları yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ve dosyanın bu tarihten sonraki talepleri yönünden tefrikine ve tefrik edilen talepler hakkında Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya, görevli İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek yeni esas almıştır.

D. Görevli Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin 17.04.2018 tarihli 2017/932 E., 2018/428 K. sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu iddiasına dayalı olduğu, kazandırılan müşteri tazminatı ile ilgili olarak iş Mahkemesince yapılan yargılamada herhangi bir karar verilmediği, buna karşın davacı tarafça iş Mahkemesi kararının bu yönden temyiz edilmediği gibi Yargıtay tarafından da bu hususun bozma konusu yapılmadığı, dolayısı ile bu durumun davalı açısından usulü kazanılmış hak teşkil edeceği, diğer tüm alacak kalemlerinin davacının taraflar arasındaki sözleşmenin iş akdi sözleşmesi olduğu iddiasına dayalı olduğu, ıslah arttırımının ise daha önce kullanılmış olması nedeniyle davanın ıslah da edilemediği, Mahkemenin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacakları gibi talepler hakkında karar vermesinin de mümkün olmadığı ve bu sayılanlar dışında dava konusu edilen talep de bulunmadığı, senet iptaline ilişkin harçlandırılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E. Birinci Bozma İlamı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.11.2019 tarihli 2018/3596 E., 2019/5252 K. Sayılı kararı ile "İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesince dava yazılı gerekçeyle reddedilmiş olmakla birlikte, tahkikat eksik yapılmıştır. Davacı, bütün alacak ve tazminat taleplerini işçilik ilişkisine dayandırmış ve acentalık veya vekalet ilişkisini ise muvazaalı olarak nitelendirmiştir. Ayrıca tefrik ve görevsizlik kararıyla da dosya ticaret mahkemesine gelmiş, ancak iş mahkemesinden ticaret mahkemesine herhangi bir harç intikal etmemiştir.

Bu durumda, mahkemece öncelikle dava dilekçesi incelenerek, davacının 01.08.1997 tarihinden sonraki dönem için taleplerinin neler olduğu kendisinden sorulup, tarihi ve miktarı belirtilmemiş ancak varlığı davalı tarafından ikrar edilen teminat bonosunun da ne için verildiği ve bir bedel yazılı olup olmadığı da araştırılarak, bundan sonra ilkin ve ardından peşin harcın tamamlanması ve davacının talepleri hakkında davacının gösterdiği ve göstereceği deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bunlar yapılmadan eksik tahkikatla karar verilmesi doğru olmamış ve yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

F. Görevli Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 27.04.2021 tarihli 2020/20 E., 2021/354 K. sayılı kararı ile eldeki davada teminat senedi yönünden bir talebin bulunmadığı, iş ilişkisinden kaynaklı alacakların talep edildiği, arada iş ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve davacının işilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususunu tartışmada İş Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının taleplerinin acentelik ilişkisi kapsamında olmadığı, davaya bakmaya İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

G. 2. Bozma İlamı

Dairemizin 24.11.2022 tarihli, 2021/7590 E., 2022/8297 K. Sayılı kararı ile " Davacı, 01.12.1989 tarihinden sözleşmesinin haksız feshedildiği 07.06.2012 tarihine kadar davalı şirketin Fenerbahçe Şubesinde çeşitli pozisyonlarda çalıştığını, 31.08.2010 tarihinde kendisine vekalet sözleşmesi adı altında bir sözleşme dayatıldığını, hizmet sözleşmesinden doğan hakları ödenmeden iş akdinin feshedildiğini bildirerek dava dilekçesinde açıkladığı alacak kalemlerinin tahsiline karar verilmesi istemi ile belirsiz alacak davası açmıştır.

Davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkemenin 04.09.2014 tarihli kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/32559 Esas, 2016/6205 Karar sayı 16.03.2016 tarihli kararı ile “...davacının işçi olarak çalıştığı 01.08.1997 tarihine kadar ki dönem için kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatı dışındaki alacaklar açısından değerlendirme yapılması, acenta olduğu tarihten sonraki talepler için ise tefrik kararı verilerek bu dönem için ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.

İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesinin 2016/374 Esas sayılı dosyasında bozma ilamına uyularak “davacının acente olduğu 01.08.1997 tarihinden sonraki talepler yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek bu talepler yönünden Mahkemenin 2016/676 Esas sayılı dosyada yargılamaya devam edilmiş, Mahkemenin 2016/676 Esas, 2017/388 Karar sayı ve 06.07.2017 tarihli kararı ile “davacının 01.08.1997 tarihinden sonraki talepleri yönünden Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.

Kesinleşen görevsizlik kararı üzerine, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 27.04.2021 gün ve 2020/20 Esas, 2021/354 sayılı kararı ile “İş Mahkemesinin görevli olması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde yargı merciinin tayini için dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine” karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK 23/2. maddesinde “Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararların davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi de bağlayacağı” düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davanın açıldığı İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 01.08.1997 tarihinden sonraki talepler yönünden Ticaret Mahkemesinin Görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan yerel mahkemece Görevsizlik kararı verilmiş, kesinleşen görevsizlik kararı üzerine Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamaya devam edilmiştir.

Bu halde, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi kesinleştiğinden, davacının 01.08.1997 tarihinden sonraki talepleri yönünden uyuşmazlığın esasının incelerek esasa yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde HMK 23/2 maddesi hükümlerinin gözardı edilerek Mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

H. Görevli Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 23.05.2023 tarihli duruşmada, taleplerinin işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu ve buna ilişkin 26.09.2020 tarihli açıklama dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan ettiği, eldeki davada talebin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, kötü niyet tazminatı, fazla mesai alacağı, hafta sonu çalışma alacağı, dini ve resmi bayramlarda çalışma alacağına ilişkin olduğu, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin işçilik ilişkisinden kaynaklı olarak talep edilebilecek alacak kalemleri olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/32559 E. ve 2016/6205 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki ilişkinin 01.08.1997 tarihinden sonra acentalık ilişkisi olduğu şeklinde karar verildiği, taraflar arasındaki ilişkide iş ilişkisine ilişkin olan döneme ilişkin İş Mahkemesi tarafından yargılama yapıldığı acentelik ilişkisi olan dönem ise görevsizlikle Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin işbu esası üzerinden bakıldığı, bu kapsamda 01.08.1997 tarihinden sonra taraflar arasındaki ilişkinin acentalık ilişkisi olduğu hususunun kesinleştiği, davacı tarafça eldeki uyuşmazlıkta kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, kötü niyet tazminatı, fazla mesai alacağı, hafta sonu çalışma alacağı, dini ve resmi bayramlarda çalışma alacağı talep edilmiş ise de bu alacak kalemlerinin acenta tarafından talep edilebilecek alacaklardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi olduğu hususunun kesinleştiği belirtilmiş ise de aslında bu hususun kesinleşmediğini zira bu konuda henüz işin esasına girilmediğini, benzer dosyaların tümünde davanın kabulü kararları verildiğini ve acenteleşen şube müdürlerinin işçi olduklarına hükmedildiğini, sadece somut dava dosyamızda müvekkilinin acente kabul edildiğini, bu durumun hakkaniyetle bağdaşmadığını, esasen Yargıtay 9. Hukuk Dairenin de daha sonradan içtihat değişikliğine gidip benzer durumlarda ilişkiyi iş ilişkisi olarak kabul ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin tüm süreç boyunca iş ilişkisi niteliğinde olup acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu, fiili durumdaki bağımlılığın bunun en büyük göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Acenteliliğe ilişkin 102 nci v.d maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemekararıv.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim