Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6706
2024/2884
16 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/547 Esas, 2022/1032 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2015/604 E., 2020/278 K.
Taraflar arasındaki şirket feshi, tasfiyesi, ortaklıktan çıkarılma ve çıkma payının ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulüne, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, davalı şirketin feshine veya mahkemece de duruma uygun düşen bir çözüm olarak görülmesi halinde fesih yerine müvekkilinin pay sahibine, payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenecek ödenmesi karşılığında şirketten çıkarılmasına, bu kararlar verilinceye kadar davanın niteliği de göz önünde bulundurularak dilekçelerinde belirtildiği üzere davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile diğer tüm mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirkete kayyum atanmasına, yargılama giderlerini ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiş, 26.07.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacının şirketinin feshi ve tasfiyesi taleplerinin reddi ile payının ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin reddine, ortaklıktan çıkarılma ve çıkma payının ödenmesi talebinin kabulü ile davacı ...'in 16.10.2015 tarihi itibariyle davalı ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in 23.01.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre %23 payı karşılığı olan 1.791.037,97 TL' nin 16.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin lehlerine hükmedilen miktar üzerinden nispi hesaplanması gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, çıkma payına işleyecek faizin dava tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini, aktif malvarlığı değerlerinin yeniden incelenerek karar tarihine en yakın ayrılma akçesinin belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağını, çıkma payına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuki ya da usul açısından bir eksiklik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya kısmen aykırı olduğunu, davacının 16.03.2020 tarihli çıkma talebinin kabul edildiği, bu nedenle ortaklıktan çıkma tarihinin dava tarihi olarak kabulünün yerinde olmadığını, çıkma kararı inşai nitelikte olup hesap edilen çıkma payına çıkma kararının kesinleştiği tarih itibari ile faiz yürütülmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde bulunmadığını, çıkma tarihinin dava tarihi olarak kabulü halinde ise şirket malvarlığı değerinin dava tarihi olarak hesaplanması ve çıkma payının da dava tarihine göre hesaplanması gerektiği, aksi düşüncenin şirketin zararına yol açacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 26.07.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulüne, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Bölge Adliye Mahkemesince feragat beyanı doğrultusunda hüküm kurulduğunu ve davacının ayrılma akçesinin muaccel hale gelmediğini, bu nedenle davalı vekili lehine maktu vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekmekte iken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın yalnızca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından davacının ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi yönündeki talebinin kabul edildiğini, İlk Derece Mahkemesince hükmün 2 numaralı bendinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini ve davacının hükmün bu kısmını istinaf etmemesi üzerine kesinleştiğini, davacının kesinleşen hükümden feragat edemeyeceğini, davacının şirketin feshi talebinin reddedildiğini, bu karara ilişkin taraflar istinaf başvurusunda bulunmadığından bu hükmün de kesinleştiğini ve yine aynı şekilde kesinleşen bu hükümden de feragat edilemeyeceğini, kabul beyanından sonra yapılan feragatin kabul edilemeyeceğini, feragat nedeniyle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, davacı feragatinin şarta bağlandığını ve geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket feshi, tasfiyesi, ortaklıktan çıkarılma ve çıkma payının ödenmesi istemlerine ilişkin açılan davada, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi üzerine verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 nci maddesi ile 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Dava, şirketin feshi, tasfiyesi, ortaklıktan çıkarılma ve çıkma payının ödenmesi istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince verilen kısmen kabul kararı, taraf vekillerince istinaf edilmiş, ancak davacı vekilinin 26.07.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin feragat dilekçesi doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. O halde davalı vekili lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Davalı vekilinin vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hükmün 2. fıkrasının (e) numaralı bendinde yer alan “95.486,33 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “9.200,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54