Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7037

Karar No

2024/2873

Karar Tarihi

15 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/57 Esas, 2022/1307 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI: 2019/204 E., 2021/456 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit/istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 27.06.2016 tarihinde kaza yaptığını, hastanede 5 gün kalmasının ardından 02.07.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından Çarşamba 1. İcra Müdürlüğünün 2016/3223 sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine takibe konulan 25.06.2016 tanzim tarihli, 27.06.2016 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli borçlusu müteveffa ... ve avalisti Muhammet Sohum olan senetten dolayı müteveffa ile davalı arasında senete konu bir borcun olmadığını, kaza sonucu ağır hasar alan ....plaka sayılı aracın kullanıcısı ve asıl borçlu olan Muhammet Sohum'a davalı şirketçe verilen araç nedeniyle senedin borca konu edildiği varsayılsa dahi aracın değerinin 200.000,00 TL olmadığını, aracın mülkiyetinin halen davalı şirkette olduğunu, şayet takip konusu senet bahsedilen araçtan kaynaklanmıyor ise borcun sebebinin ispatının davalı şirkette olduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili bilahare, icra dosyasında, Güvence Hesabından yatırılan tutarın davalı tarafından tahsil edilmesi sebebiyle 108.052,00 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu icra dosyası feragat nedeniyle kapalı olduğundan davacıların hukuki yararının olmadığını, bononun illetten mücerret borç ikrarı olduğunu, bononun araç satımından kaynaklandığına ilişkin yazılı belge sunulmadığından davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine ve lehlerine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2017/418 E., 2018/187 K. sayılı kararının davacılar vekilinin istinafı ile kaldırılması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davanın kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmasına karşı menfi tespit davası olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ilgili kambiyo senedine konu alacağın mevcut olmadığını öne sürerek menfi tespit talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise ilgili kambiyo senedinin illetten mücerretliğini öne sürerek davanın reddini savunduğu, söz konusu kambiyo senedi, tarafların iddia ve savunmaları irdelendiğinde dava konusu uyuşmazlığın kambiyo senedine sebep alacağın mevcudiyetinde toplandığı, davacının iddialarından anlaşılacağı üzere söz konusu kambiyo senedinin tarafların ticari ilişkisinden ziyade adi ilişkiden düzenlendiği, zira bir tacirin kural olarak bütün borçları ticari olduğu, lakin işin mahiyetinden ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşılıyorsa bu işin ticari iş olarak kabul edilemeyeceği, gerek davacı tarafın iddiaları, gerekse davalının savunmaları nazara alındığında alacağın ticari faaliyetten ziyade kişiler arası ticari olmayan adi iş olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defteri üzerinde yapılan incelemenin hükme esas alınmadığı, davaya konu senedin ticari iş kapsamına alınmadığı kanaatine varıldığında davacı tarafın sunmuş olduğu delillerin söz konusu alacağın mevcut olmadığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın davalı şirketten .... plakalı aracı satın aldığını ve bir miktar kapora verdiğini, araca karşılık davalı şirketin açık senet aldığını, aşamalarda senedin temel borç ilişkisinin bu araç satışından kaynaklandığı, dolayısıyla işin ticari mahiyetinin olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece bu iddianın olmadığının kabulünden karar verildiğini, müvekilleri lehine Güvence Hesabından yatan miktar kadar davalarının istirdat davasına dönüştüğünü, kalan miktar açısından ise menfi tespit davasının konusuz kaldığını, davalının güneve Hesabı ile ilgil iödemelerden bahsetmemesinin kötü niyteli bir tutum olduğunu, müvekkilleir mirasçısının.... plakalı Zorunlu trafik Sigortası bulunmayan araçla kaza yapması sonucu Güvence Hesabı davalı şirkete rücu edeceğinden davalı şirketin müteveffadan aldığı senede 200.000,00 TL yazarak takip başlattığını, Güvence Hesabından müvekkillerine intikal eden parayı tahsil ederek icra dosyasını işlemden kaldırdıklarını, ancak davalının haricen tahsil ibaresini kullandığını, davalı ticari defterleri incelendiğinde takibe konu icra dosyasının tamamen kapatıldığına dair ve kimin ödediğine dair bilgi ve belgenin olmadığını düşündüklerini, takibe konu senette ve ödeme emrinde sebep unsurundan bahsedilmediğini, tüm mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senetlerinin de illi bir ilişkiye dayanması gerektiğini, soyut kıymetli evrakta senet, temel ilişkinin tarafları arasında kaldığı sürece soyutluk kurallarının uygulanmayacağını, müteveffa ile davalı arasında nakıs ve ayıplı hukuki ilişkinin somut vakıaya dayandırılması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davalı kayıtlarına dayandıklarını, davalı tarafın ticari kayıtlarında dava konusu senedin kayıtlı olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, olayın adi iş olmadığını, işsiz müteveffa ile büyük bir şirket arasındaki 200.000,00 TL'lik bir hususun adi iş olarak kabul edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu, bedelsiz kaldığı ve anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş ayrıca, ölümlü trafik kazası olmasına ve ceza dosyası delil olarak sunulmasına rağmen ceza dosyasının incelenmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti, bilahare Güvence Hesabından davacılara intikal eden miktarın davalı tarafça tahsilinden dolayı, tahsil olunan miktarın istirdatı talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddeler, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK 339 uncu maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacılardan alınmasına,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim