Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3647

Karar No

2024/287

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/435 Esas, 2021/1731 Karar

DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...

2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

FER'İ MÜDAHİL: ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/431 E., 2019/501 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "KALEKİM" ve "KALE" esas ibareli ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KK KALE KİM+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/52605 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin “KALEKİM” ve “KALE” esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, kapsamlarının benzer bulunduğunu, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, “KALEKİM” ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının kılavuz kelimesi olduğunu ve dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalı ile müvekkili arasında ekonomik ve/veya organik bir bağ olduğu izlenimi uyanacağını ya da tüketicinin dava konusu markaların müvekkilinin izni ile kullanıldığı ya da davalı şirket tarafından sunulan ürünlerin, yapılan hizmetlerin bizzat müvekkili tarafından piyasaya sunulduğu fikrine kapılacaklarını ileri sürerek YİDK'nın 2018 M 7410 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/52605 başvuru numaralı “KK KALE KİM+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2 Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza gerekçe gösterdiği “kalekim” isminin müvekkilinin marka ismi ile benzerlik göstermemekle birlikte davaya gerekçe yapılan “kalekim” markalarında gıda sınıflarında herhangi bir tescilli markalarının bulunmadığını, müvekkilinin “kk kale kim” markasının sınıfları olan 29 ve 30. sınıflara benzer olmadığını ve bu alanda iştigal alanlarının aynı olmadığını, müvekkilinin gıda firması olduğunu, üretim yatırımını bu marka ile sağladığını, müvekkiline ait “kk kale kim” markasının uzun yıllardır şirket unvanı olarak kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin üretim yaptığı unvanını tescil ettirmek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket markasının kapsamındaki 29 ve 30. sınıftaki malların tamamı davacının 2015/37644, 2014/48318, 2014/ 48316, 2014/48310, 2014/48292, 2012/13628 tescil numaralı markalarının kapsamındaki 35. son sınıftaki perakendecilik hizmeti kapsamında satışa sunulan 29 ve 30. sınıftaki mallarla aynı/benzer olduklarının tespit edildiği, ancak bununla birlikte, davacı şirketin genel nitelikteki perakendecilik hizmetleri üzerindeki tescili, davalı şirket kapsamındaki mallar ile benzerlik ilişkisi kurulabilecek hizmetler olmadığı, mal sınırlandırması yapılmış olan perakendecilik hizmetleri bakımından tescil engelinin ortaya çıkması için engel oluşturan malların ticaret sahasında kullanıldığının ispat edilmesi gerektiği, 35. sınıfın son alt grubunda "genel olarak" tescilli önceki markalar ile 35. sınıf son alt grubundaki emtialar yönünden spesifik olarak sınırlandırılmış sonraki tarihli markaların kapsamındaki malların ilişkilendirilebilmesi için önceki marka sahibinin, fiilen gerçekleştirdiği mağazacılık hizmetlerinin hangi mal ve sektöre ilişkin olduğunu ispatlaması gerektiği, somut davada davacının uyuşmazlık konusu gıda malları ile ilgili olarak fiilen satış yaptığını gösteren hiçbir bilgi ve belge gerek marka işlem dosyasında gerek dava dosyasında bulunmadığı, bu nedenle de davacının genel nitelikteki perakendecilik hizmetindeki tescili nedeniyle davalı şirketin markasının kapsamındaki 29 ve 30. sınıftaki mallarla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket markası ile davacı markaları arasında kapsam benzerliği taşıyan markalar arasında işaret benzerliği bulunmaması, aralarında çağrışım veya seri içinde olma izleniminin söz konusu olmaması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu yapılan YİDK kararının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası açısından yerinde olduğu ve davalı şirket markasının davacının markaları nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlüğünü gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının uygulama imkanı bulunmadığı, dava dosyası kapsamında sunulan deliller ise doğrudan doğruya markanın tanınma derecesi ile ilgili bir kanaate ulaşmaya elverişli bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 35. sınıftaki “parekendecilik hizmetleri” kapsamında satışa sunduğu mallar ile davalı yana ait dava konusu markanın 29. ve 30. sınıflarının birebir benzer bulunduğunu, feri müdahilin markasının benzer olduğunu, bilirkişilerce eksik inceleme yapıldığını, mahkemece gerekli inceleme yapılmadığını, tanınmışlığı kanıtlayacak kadar yeterli evrak sunulduğunu, davada YİDK iptali koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin “KK KALE KİM+şekil” olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "KALEKİM" olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "KALEKİM" ve "KALE" olması nedeniyle taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının ayniyete yakın derecede benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varıldığı, ancak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davalı şirket markasının kapsamındaki 29 ve 30. sınıftaki malların tamamının, davacının 2015/37644, 2014/48318, 2014/ 48316, 2014/48310, 2014/48292, 2012/13628 tescil numaralı markalarının kapsamındaki 35. son sınıftaki perakendecilik hizmeti kapsamında satışa sunulan 29 ve 30. sınıftaki mallarla aynı/benzer olduklarının tespit edildiği, Mahkemece, davacı şirketin genel nitelikteki perakendecilik hizmetleri üzerindeki tescilinin, davalı Şirket kapsamındaki mallar ile benzerlik ilişkisi kurulabilecek hizmetler olmadığı, 35. son sınıftaki genel nitelikteki perakendecilik hizmetlerinin tek başına Mal Hizmet Sınıflandırmasına konu malların tamamı için hak oluşturması mümkün olmayacağı gerekçesi ile tarafların markalarının kapsamlarının benzer bulunmadığının değerlendirildiği, gerçekten de, 35. sınıfın son alt grubunda "genel olarak" tescilli önceki markalar ile 35. sınıf son alt grubundaki emtialar yönünden spesifik olarak sınırlandırılmış sonraki tarihli markaların kapsamındaki malların ilişkilendirilebilmesi için önceki marka sahibinin, fiilen gerçekleştirdiği mağazacılık hizmetlerinin hangi mal ve sektöre ilişkin olduğunu ispatlaması gerektiği, ancak, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, somut uyuşmazlıktaki durum bu şekilde olmayıp, davalı şirketin başvurusuna konu markasının kapsamındaki 29 ve 30. sınıftaki malların tamamının, davacının 2015/37644, 2014/48318, 2014/48316, 2014/48310, 2014/48292, 2012/13628 tescil numaralı markalarının kapsamındaki 35. son sınıftaki perakendecilik hizmeti kapsamında bulunan ve özelleştirilmiş olarak marka tescili kapsamında yazılı bulunan 29 ve 30. sınıftaki mallarla aynı/benzer oldukları, bu durumda da davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusunun kapsamında bulunan emtianın aynı/benzer olduğu, zira karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğunun kanaatine varıldığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin genel nitelikteki parekendecilik hizmetleri üzerindeki tescilinin, davalı şirket kapsamındaki mallar ile benzerlik ilişkisi kurulabilecek hizmetler olmadığını, 35. son sınıftaki genel nitelikteki parekendecilik hizmetlerinin tek başına mal hizmet sınıflandırılmasına konu malların tamamı için hak oluşturmasının mümkün olmadığını, taraf markalarının arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali konusunda bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda ; “davalı müvekkil şirket markası ile davacı markaları arasında kapsam benzerliği taşıyan markalar arasında işaret benzerliği bulunmaması, aralarında çağrışım veya seri içinde olma izleniminin söz konusu olmaması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı”nın tespit edildiğini, müvekkilinin tescil kararına dayalı olarak iyi niyetli olarak markayı kullandığını, “Kalekim Kimyevi Maddeler A.Ş” isimli firmanın itiraza gerekçe gösterdiği “kalekim”, müvekkilinin marka ismi ile benzerlik göstermemekle birlikte, davaya gerekçe yapılan ‘kalekim’ içerisinde geçen markaların da gıda sınıflarında herhangi bir tescilli markaları bulunmayıp, müvekkilinin markası olan ‘kk kale kim’ markasının sınıfları olan 29 ve 30. sınıflara benzer olmadığı ve bu alanda iştigal alanlarının aynı olmadığının görüldüğünü, müvekkilinin gıda firması olup,üretim yatırımını bu marka ile sağladığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ekonomik/organik bir bağ olduğu izlenimini yaratacak bir durumun söz konusu olmadığını, Yerel Mahkemenin markaların benzer olmadığı ve davalı şirket başvurusunun kapsamındaki 29., 30. sınıftaki malların, davacı yanın genel nitelikteki perakendecilik hizmetleriyle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı şeklindeki isabetli değerlendirmelerine, usul ve yasalara, yönetmeliklere göre ayrıntılı olarak hazırlanan bilirkişi raporu tespitlerine ve söz konusu kararın gerekçesinde Yargıtayın bu yönde çeşitli kararlarının da olduğu belirtilmesine rağmen istinaf mahkemesinin mevzuata göre ayrıntılı değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve deliller değerlendirilmeden aksi yönde değerlendirme yaparak davanın kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; iltibas tehlikesi için işaretlerin/ibarelerin aynı/benzer olması koşulu tek başına yeterli olmadığını, bunun yanında, markaların kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin de aynı/benzer olması koşulunun da yerine gelmesi gerektiği, söz konusu markalar karşılaştırıldığında diğer davalının başvuru markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin, davacının itiraz markalarındaki mal/hizmetlerle aynı ya da benzer nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinaf“kalekim”türkpatenttemyizkararvı.kararı“kale”"kale"mahkemesionanmasınaderece"kalekim"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim