Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6393

Karar No

2024/2810

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1462 Esas, 2022/944 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/241 E., 2019/492 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’nün 2017/51985 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve tanınmış “cep” markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin 242 adet “cep” esas unsurlu tescilli markası bulunduğunu, davalı marka başvurusunun, müvekkilinin seri markaları ile karıştırılacağını, telekomünikasyon alanında yetkisi olan müvekkilinin seri markalarından biri sayılacağını, davacının açtığı birçok YİDK kararının iptali davasında “cep” ibaresini içerir markaların müvekkiline ait markalarla iltibas teşkil ettiği kanaatine varılarak YİDK kararlarının iptal edildiğini, müvekkilinin “cep” ve “cep” kök seri mahiyetteki markalarını taşıyan mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isteyen tüketicilerin başvuru sahibinin “...” marka başvurusu ile idari ve ekonomik olarak bağlantı kuracağı, bu markanın müvekkili şirkete ait olduğu yönünde algı oluşacağını, böyle bir ibarenin tesciline izin verilmesi halinde müvekkili markalarının, markasal gücünün zayıflayacağını, müvekkiline ait tescilli 242 adet “cep” esas unsurlu markaları arasından “...” ibareli markalarında yer aldığı bu markalar karşısında dava konusu markanın iltibas teşkil ettiğinin açık olduğunu, davalı yanın marka olarak seçebileceği binlerce kelime seçeneği varken “...” ibaresini tercih etmesinin kötü niyet taşıdığını ileri sürerek 2018 M 4022 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının tanımlayıcı bir ibare olan “cep” unsurlu markaları tescil ettirmesinin “cep” kelimesini tekeline aldığı anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların görsel, işitsel, anlamsal olarak birbirlerine benzemediğini, müvekkilinin başvurusunda ilk olarak “web” ibaresinin bulunduğunu, “cep” kelimesinin telekomünikasyon hizmetlerinde herkes tarafından kullanılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/51985 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı yan markaları ile 35. ve 42. sınıf hizmet emtiaları bakımından iltibasa neden olmayacağı, aynı maddenin beşinci fıkrasının somut olayda uygulanabilirlik koşullarının oluşmadığı, davalı yanın kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “cep” ve “cepte” kök ibareli markaların seri marka niteliğini taşıdığını, dava konusu markadaki “cep” sözcüğünün asli unsuru oluşturduğunu, “cep” ibaresinin zayıf ayırt edici kabul edilemeyeceğini, tarafların markaları arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin yoğun reklam, tanıtım ve kullanımla “cep” ibaresini tanınır ve ayırt edici hale getirdiğini, diğer taraftan müvekkilinin “...” ibareli markası ile dava konusu başvurunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılan ihtimalinin yüksek olduğunu, zira dava konu markada yer alan “web” ibaresi ile müvekkili markasında yer alan “wap” ibaresinin aynı şekilde telaffuz edileceğini, yaygın kullanılan “web” ibaresinin anlamının “wap” ibaresine göre daha fazla bilindiği, ayrıca “cep” ibaresinin konumunun da markaları farklılaştırmadığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...” ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet “CEP” asıl unsurlu ve “...” ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan “CEP” ibaresinin zayıf ayırt edicilik taşıdığını, başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, başvuruda yer alan “wep” ibaresi ile davacının itirazına mesnet “...” ibareli markasında yer alan “wap” ibaresinin anlamlarının farklı olduğu, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “...”in tali unsuru olan “web” ibaresinin ayırt edicilik hususunda dikkate alınmayacağını, asli unsurun cep ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin markası ile davalı markanın asli unsurlarının aynı, ayırt edilemeyecek kadar benzer veya benzer olduğunu, “web” ibaresinin ortalama tüketici nezdinde yaygın olarak kullanıldığını, müvekkilinin cep kök ibareli seri markalarının kullanımından dolayı ayırt edici ve tanınmış hale getirildiğini, müvekkiliyle özdeşleştiğini, davacının “...” ibareli markası ile davalı “...” ibareli markanın görsel biçimsel ve anlamsal olarak yüksek ihtimalle karıştırılacağını, müvekkil markasının benzerlik değerlendirmesinin iki koşulunu da yerine getirdiğini, markaların aynı sektörde yer aldığını, işaretler arasında bağlantı kurulduğunu, müvekkilinin tüketici nezdinde ulaştığı güvenilirlik, üstün hizmet kalitesinin olduğu inancı, davalı markanın müvekkilinin “cep” kök ibareli seri markalarının devamı olarak algılanması durumunda müvekkili markasının güvenilirliği, üstün hizmet kalitesinin olduğu inancının etkisiyle davalı markanın satışlarına yansıyacağını, satışların artacağı ihtimalinin varsayımında davalı markanın haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin mal veya hizmetlerindeki satışına da olumsuz etki etme ihtimali bulunmakla bu etki sonucunda davacının zarara uğrayacağını, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, “cep” ibaresinin lider markadan bağımsız olarak tanınmışlığa ulaştığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TÜRKPATENT YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartürkpatenttemyizvı.kararımahkemesionanmasına“cep”derece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim