Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6401
2024/2802
4 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1345 Esas, 2022/756 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/313 E., 2020/58 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2018/67213 sayılı "mcr macro max clean" ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile benzer bulunduğunu, “macro” ve “makro” seri markaları ile benzerlik gösterdiğini, her iki markada da esas unsurun “macro” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir serisi olarak algılanacağını, yine markaların işitsel olarak da benzerlik taşıdıklarını, müvekkilinin “macro”, “makro”, “macrocenter” ve “makrocenter” markalarının müvekkili firmanın herkes tarafından bilinen markaları olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığından yarar sağlayacağını, davalı lehine haksız rekabet oluşturacağını, itiraza konu markanın yine müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 2019 M 7280 sayılı YİDK karar iptaline ve 2018/67213 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ev Bakım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından verilen kararın yerinde olduğunu, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tek bir kelimeye dayanarak benzerlik iddiası ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki davacının tek başına “macro” diye bir tescilinin zaten bulunmadığını, “macro” kelimesinin nitelik ve nicelik bildiren bir ibare olması nedeniyle bu durumun zaten mümkün dahi olamayacağını, davacının tanınmışlık iddiasının bir önemi olmadığını, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, davacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine davaya konu “mcr macro max clean" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, nitekim müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup, esas unsur “macro/makro” ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece ve sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin başvurusuna konu “mcr macro max clean" ibaresi ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07