Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6445
2024/2772
4 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1280 Esas, 2022/1012 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/116 E., 2020/118 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Şirketin 1987 yılında kurulmuş özellikle saat ürünleri üretimi ve satış hizmetlerinde faaliyet gösteren Almanya merkezli bir aile şirketi olduğunu, “IRON ANNIE” markasının 3, 14, 25. sınıflardaki tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu ve söz konusu markanın dünyaca tanındığını, bu kapsamda müvekkilinin 2018/30164 sayılı "IRON ANNİE+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin T/02732, 2017/51021, 2013/80002 ve 83/078524 sayılı markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddine karar verildiğini, davalı şirketin bu kararın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğunu, talebi inceleyen YİDK'in, davalı şirkete ait 2013/80002 sayılı şekil ibareli ve 2017/51021 sayılı "LONGINES+şekil " ibareli markalarla müvekkili başvurusu arasında karıştırılma tehlikesi olduğu ve ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle itirazı kısmen yerinde görerek, 14. sınıftaki bir kısım ürünleri başvuru kapsamından çıkardığını, ancak YİDK kararının yeterli açıklamayı içermediğini, söz konusu markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığını, davaya konu başvuru ile davalı markalarının benzer şekilde oluşturulmuş logolarının birlikte var olduklarını ve somut olayda markalar arasında yer alan bariz farkların markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini engellediğini, başvuru konusu marka ile davalı markalarının bütünsel anlamda tamamen birbirinden farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin söz konusu bile olmadığını, davalının EUIPO nezdinde 000225714 sayı ile tescilli markasını gerekçe göstererek bu dava konusu marka ile birebir aynı markaya yaptığı itirazın, Alman Patent ve Marka Ofisi tarafından markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, EUIPO nezdinde yaptığı itirazın da aynı nedenle reddine karar verildiğini, bu kararların emsal teşkil ettiğini, 14. sınıftaki ürünler açısından piyasada, kanat figüründen yola çıkılarak yaratılmış pek çok tanınmış saat markasının yer aldığını, davalı Kurum tarafından daha evvel verilen kararların da bu doğrultuda olduğunu, müvekkiline ait markanın “IRON ANNIE” kelime unsuru ön planda tutularak oluşturulduğunu, söz konusu kelime unsurunun sözlüklerde yer alan, sıklıkla kullanılan ve bilinen bir kelime grubu olmadığını, davalı markasında yer alan kelime unsurunun da ayırt ediciliğinin yüksek ve ön planda olduğunu, markaların bütünsel anlamda da birbirinden farklı bulunduğunu, müvekkiline ve davalıya ait ürünlerin satış fiyatları da değerlendirildiğinde hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin ortalama tüketici kitlesinin dikkat düzeyinden çok daha yüksek bulunduğunu, bu nedenle de markaların karıştırılmayacağını, müvekkilinin uzun yıllardır sektörde davaya konu markayı kullandığını ve bu markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2019 M 87 sayılı kararının iptaline ve 2018/30164 sayılı "iron annıe" ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1832 yılından bu yana saat endüstrisinde tanınmış markaları altında faaliyet gösterdiğini, davacı markası ile müvekkili markalarının iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu, markalarda esas unsur olarak yer alan şekillerin birebir aynı bulunduğunu, iki şekil markasının da bütün olarak bıraktığı izlenimin aynı olduğunu, müvekkilinin, davalının EUIPO nezdinde yaptığı başvuruya da itiraz ettiğini ve itirazın müvekkili lehine sonuçlandığını ve 14. sınıf yönünden başvurunun reddedildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında benzer ve tescil sınıflarının aynı/ilişkili olduğu, davaya konu marka başvurusundan çıkartılmasına karar verilen “Watches and chronometric instruments” malları bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, söz konusu mallar yönünden aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme kararında Türkiye ve dünyada kanat figüründen oluşturulan çok sayıda markanın tescilli olarak saatler üzerinde yaygın biçimde kullanıldığı yönündeki gerekçe ve delilleri ile ilgili hiçbir tespite yer verilmediğini, müvekkiline ait markada yer alan şekil unsurunun, tıpkı piyasadaki diğer firmalara ait markalar gibi “kuş kanadı” figüründen oluşturulan davalıya ait markanın aksine kanat figüründen yola çıkılarak değil, “d aquı” isimli uçak modelinden esinlenerek ve aynı uçak modelini temsil etmek üzere müvekkili tarafından tamamen özgün bir şekilde oluşturulduğunu, kanat figürünün ilgili sektörde hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve davalı Şirketin tekeline bırakılmasının mümkün olamayacağını, kararda davaya konu markaların benzer olmadığını tespit eden EUIPO ve Alman Patent Ofisi kararlarına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davalı markasının tanınmışlığını ispat eden hiçbir delil ve bilgi sunulmadığı yönündeki savunmalarının da dikkate alınmadığını, hangi delillere dayanılarak ulaşıldığı açıklanmaksızın, davalı markasının tanınmış olduğunun peşinen kabul edildiğini, müvekkilinin davaya konu marka üzerindeki gerçek hak sahipliği ve öncelik hakkına dayalı gerekçelerinin incelenmediğini, davaya konu markalarda yer alan esaslı unsur niteliğindeki kelimelerin, markaları farklılaştırmadıkları sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, davaya konu markalar kapsamındaki şekillerin, sırf kanat figüründen yola çıkılarak oluşturuldukları gerekçesiyle markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşulları oluşmadığını ve davaya konu YİDK kararının bu nedenle de iptalinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "IRON ANNIE" ibareli başvuru ile redde mesnet 2013/80002 sayılı şekil unsurlu ve 2017/51021 sayılı "LONGINES+şekil" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira özellikle redde mesnet 2013/80002 sayılı markayı oluşturan ve redde mesnet diğer markada da yer alan şekil unsurunun çok benzerinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda yer alan ve Türkçe'de "demir Annie" anlamına gelen kelime unsurunun da başvuruya yeterli ayırt ediliği sağlamadığı, karıştırılma tehlikesine yol açan hususun, dava konusu başvuruda kanat figürünün kullanılması olmayıp, redde mesnet markalarda yer verilen kanat figürünün çok benzerinin kullanılması olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, yine kanat figürünün dava konusu mallar yönünden ayırt edici olmadığına yönelik istinaf itirazının da yerinde görülmediği, zira anılan şeklin dava konusu mallar yönünden tanımlayıcı ve tasviri olmadığı, saat ürünlerinde bu şeklin değişik versiyonlarının sıklıkla kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, yurt dışında bulunan makamlarca ya da yargı kurumlarınca verilen kararların, işbu uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin bulunmadığı, zira ülkemizde açılan bu davada, Mahkemenin ülkemizdeki mevzuatı gözeterek değerlendirme yaptığı, davanın, marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacının marka başvurusunun öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasının bu davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, zira anılan durumun ancak gerçek hak sahibine 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında marka başvurusuna itiraz hakkı bahşedeceği, yoksa gerçek hak sahibinin, tescilli bir markanın benzerini tescil ettirmesine yasal imkan bulunmadığı, dolayısıyla davacının gerçek hak sahipliği iddiasının bu davada tartışılamayacağı, her ne kadar sırf redde mesnet markanın, davalı Kurum kayıtlarında tanınmış marka olarak tescilli olması, bu markanın tanınmış olduğunun kabulü için yeterli değil ise de somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında davalı Kurum kararının yerinde bulunması karşısında bu durumun sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07