Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6436

Karar No

2024/2761

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1158 Esas, 2022/1316 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI: 2021/11 E., 2022/47 K.

Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan trafik kazası sebebiyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.11.2019 tarihi 05:25 sıralarında davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki.... plakalı yolcu otobüsünün Aksaray Ankara karayolu üzerinde Ankara ili istikametinden Aksaray İli istikametine seyir halinde iken olay mahaline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yoldan çıkması akabinde otobüsün sağ yan kısmı üzerine düşmesi sonucu maddi hasarlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası trafik memurlarınca trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, 33 DK 060 plakalı otobüs sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline kusur isnat edilmediğini, kaza nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/13885 soruşturma sayılı dosyası açıldığını ve bu dosyadan alınan bilirkişi raporu ile Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/33 E. sayılı dosyasında tanzim edilen 28.10.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 31 yaşında olduğunu, ekte sunulan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 09.10.2020 tarih ve 2952 sayılı sağlık kurulu raporunda %53 oranında malul kaldığını, yine müvekkilinin oğlunun aynı üniversitenin aynı tarih ve 2951 sayılı sağlık kurulu raporunda %12 oranında malul kaldığını ve her ikisinin de maluliyetlerinin sekel halini aldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle kaburgalarında kırıklar olduğunu, akciğerinde ezilme ve sönme, sağ kolunda ve sağ kalçada kırık, vücudunda ve yüzünde yara izleri, sağ el bileğinde hareket kısıtlılığı meydana geldiğini, müvekkilinin vücudunun geneline ve özellikle yüz bölgesine doku nakli yapıldığını, ancak yüzünde halen yara izleri olduğunu, desteksiz yürüyemediğini, efor sarfedilecek herhangi bir fiili gerçekleştiremediğini, kaza anında müvekkilinin yanında 3,5 yaşındaki oğlunun olduğunu, gerek aynı kazada malul kalan oğlu için gerek kendisinin maluliyeti için elinden birşey gelmediğini, maluliyeti nedeniyle telefasi mümkün olmayan ızdırap ve üzüntü yaşadığını, müvekkilinin oğlunun da kaza nedeniyle her iki bacağında kırık meydana geldiğini, desteksiz ayakta duramadığını, sürekli ağrı yaşadığını, oğlunun henüz çok küçük yaşta bu kazaya tanık olduğunu, kazadan bizzat ve ağır şekilde hem fiziki hem de psikolojik olarak etkilendiğini, maluliyeti nedeniyle telafisi mümkün olmayan ızdırap ve üzüntü yaşadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin maluliyetinden kaynaklı zararlar nedeniyle, ... için 120.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ile vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın konusunun, davacı tarafın yolculuk esnasında meydana gelen kaza nedeniyle maddi / manevi zarara uğradığı ve tazminat talebinden ibaret olması nedeniyle, bu davaya bakacak Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu ve bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, davanın arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığını ve bu nedenle davanın esasına girmeksizin reddi gerektiğini, davanın Türk ..... Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesini, davaya konu.... plakalı yolcu otobüsünün 16.11.2019 tarihinde yolun aniden kaygan ve sisli hale gelmesi ile yoldan çıkarak yan yatmak suretiyle kaza yaptığını, bu tarihte tutulan kaza tespit raporuna itirazları olduğunu, tutulan kaza tutunağında yolun kaza anındaki durumu, trafik uyarı ve işaretlerinin durumunun dikkate alınmadığını, otobüs şöforünün tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, havanın aniden değişmesi karşısında hızını azaltmasına rağmen, trafik uyarı ve işaretlerinin yetersiz olması nedeniyle kaza yaptığını, otobüs ve lastiklerin yeni olduğunu, fren ve yürüyen aksamların sağlam ve yola elverişli olduğunu, takoğraf kayıtlarına göre trafik hız limitleri içinde seyrederken yolun ve uyarı tabelalarının elverişsiz olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bunların tutanakta yer almadığını, davacının da şöforlerin tüm uyarılarına rağmen takılması zorunlu olan emniyet kemerini takmaması nedeniyle zararın oluşmasında kusuru olduğunu, bunların dikkate alınmadığını ve tüm kusurun dava konusu araca verildiğini, kaza raporunu kabul etmediklerini, bu sebeple yeniden bilirkişilerce incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesini, davacı tarafın tazminat taleplerinin ispata muhtaç olduğunu, davacının da maddi manevi zararının meydana gelmesi konusunda kusuru bulunduğunu, tüm uyarılara rağmen yolculuk sırasında emniyet kemerini takmadığını, takmış olsa zararın meydana gelmeyebileceğini, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, taraflarına kusur atfedilirse manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve tazminat taleplerinni sebepsiz zenginleşmeye engel olacak şekilde, kusur oranları dikkate alınarak ve hakkaniyet çerçevesinde belirlenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı ve bu hususun tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusu tüketici işlemi olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesince Tüketici Mahkemesi olarak ön inceleme duruşması yapıldığını fakat trafik kazasında %100 kusurlu araç sürücüsüne de dava ikame edildiğini, davanın konusunun haksız fiil olduğunu, ancak Mahkemece bu durumun gözetilmediğini, tensip zaptının Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla düzenlenmiş olup ön inceleme duruşmasında Mahkemenin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açıldığını, ancak dava dilekçesini Asliye Hukuk Mahkemesi talebiyle verdiklerini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davanın usulden reddedilmesinin doğru olmadığını, dosyadaki problemin Aksaray Adliyesinde ayrıca Tüketici Mahkemesi teşkilatının olmamasından kaynaklandığını, dava ayrıca Tüketici Mahkemesi teşkilatı olan bir adliyede ikame edilseydi Mahkemece görevsizlik kararı verildiğinde dosya görevli Mahkemeye gelene değin arabuluculuk kurumuna başvurma şartının sağlanacağını, ancak Aksaray Adliyesinde Tüketici Mahkemesi olmaması nedeniyle adil yargılanma haklarının zedelendiğini, ayrıca karar tefhim edilir edilmez taraflarınca arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hüküm ile müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, kabul etmemekle birlikte buradaki hükmedilen vekalet ücreti hesaplamasının da yanlış olduğunu, davanın ön inceleme duruşmasında henüz tutanak imzalanmadan önce reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesinin kendisini Tüketici Mahkemesi olarak görevli görmesine rağmen vekalet ücretini Asliye Hukuk Mahkemesinde takip edilen işlerdeki vekalet ücretine göre hükmettiğini, kabul etmemekle birlikte, dava Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülmekteyse aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin de Tüketici Mahkemelerince öngörülen 2.550,00 TL olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, 13.01.2021 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin (A) bendi ile getirilen dava şartı arabuculuk ile ilgili düzenlemenin ise 28.07.2020 tarihinden sonra açılan davalar hakkında uygulanması gerektiği dikkate alındığında eldeki dava için dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası,

3.6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin (A) bendi

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istekleri halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim