Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6311
2024/2744
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/47 Esas, 2022/693 Karar
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/519 E., 2014/320 K.
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/418 E., 2016/334 K.
(Eski unvanı: ....) vekili Avukat ...
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/463 E., 2017/368 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, birleşen 2014/519 E. sayılı davanın husumet yokluğundan reddine, birleşen 2016/418 E. sayılı davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; fuarcılık sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ulusal ve uluslararası düzeyde fuarlar düzenlediğini, müvekkilinin 2011/75413 sayılı "BEAUTYEURASIA" ibareli marka başvurusu yaptığını, başvurunun kısmen 35 41 sınıflarda itiraz üzerine Markalar Dairesi Kararı ile reddolunduğunu ve Markalar Dairesinin kısmi ret kararına yaptıkları itirazın da YİDK tarafından ret edildiğini, oysa redde mesnet markaların benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'in kısmi ret kararının iptalini, müvekkili adına tescil edilen 2011/75483 sayılı başvuruya 35, 41. sınıflardaki; reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, sempozyum, konferans, kongre, seminer düzenleme hizmetlerinin, eklenmesini, 2011/273534 ve 2011/50062 tescil numaralı "..." markalar hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükümsüzlük kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını 1996 yılından bu yana kullanmakta olduğunu, dava dışı şirketten 2000/17022 sayılı "..." markasının 29.05.2008 tarihinde devralındığını, devir ile sahip olunan "..." markasının versiyonunu yaratmak amacıyla 35. sınıf için 2011/50062, 41. sınıf içinse 2011/27534 sayılı markaların tescil başvurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 35 ve 41. sınıftaki mal ve hizmetlerin müşterek bulunduğu, markalardaki müşterek “...” kelimesinin zayıf bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, markalar arasında iltibas yaratacak kadar benzerlik olmadığı, "..." markasının tescilli olması zayıf bir marka olduğu ve diğer teşebbüslerin tali unsur olarak düzenleyecekleri fuarlarda markanın esaslı unsurunu kullanamayacakları manasına gelmeyeceği, somut olayda kötü niyetin ispat edilemediği gerekçeleriyle YİDK kararının iptali talebi yönünden davanın kabulü ile YİDK kararının 35. sınıfta "reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuar organizasyonu hizmetleri dahil)" 41. sınıfta "sempozyum konferans kongre ve seminer düzenleme idare hizmetleri" yönünden iptaline; asıl davadaki hükümsüzlük talebi yönünden açılan davada TÜRKPATENT'ten başka tescilli marka sahibi taraf olarak hükümsüzlük davasında davalı olarak gösterilmediğinden ve hükümsüzlük davası yönünden dava açıldıktan sonra asıl davalı yönünden ayrı dava açılıp birleştirilmek suretiyle davada taraf teşkili sağlanamayacağından (tescilli markanın hükümsüzlük talebi yönünden) asıl dava yalnızca Kurum aleyhine açılmış olup tescilli marka sahibine husumet yöneltilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi yönünden asıl davada dava şartı yokluğu nedeniyle hükümsüzlük talebinin reddine, asıl dosyaya taraf teşkili için birleştirilen 2014/519 E. sayılı dosyada taraf gösterilen davalı ... Şirketi yayına itiraz eden şirket olmadığından bu durumda husumet yöneltilemeyeceğinden birleşen bu dosyada davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; asıl dava dosyasında taraf teşkili için birleştirilen 2016/418 E. sayılı dosyada ayrıca davalı .... adına kayıtlı markaların (2011/27534, 2011/50062 sayılı markaların) hükümsüzlüğü ile ilgili talebin de bulunduğu ancak birleşen davanın 08.11.2016 tarihinde açıldığı aynı markaların yine aynı gerekçe hükümsüzlüğü yönünde İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 05.11.2014 tarihinde hükümsüzlük davası açılmış olması nedeniyle 08.11.2016 tarihli açılan davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalar arasında iltibas bulunacak derecede benzerlik olduğunu, redde mesnet markanın esas unsuru olan “...”nin davanın markasında aynen esas unsur olarak yer aldığını, mahkemece ayırt ediciliğin zayıf olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu "BEAUTYEURASIA" ibareli marka ile itiraza mesnet gösterilen "..." ibareli marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığı, zira "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğu ve “...” müşterek unsurunun kimsenin tekeline bırakılamayacağı, diğer yandan davalının itiraza mesnet markalarının kullanımla ayırt edicilik sağladığı hususuna YİDK aşamasında dayanmadığı gibi bu hususun dosya kapsamındaki delillerle ispat da edilemediği, bu nedenle mahkemece davalının itirazına mesnet markasının kullanımla ayırtedicilik sağladığı hususunun verilen kararda dikkate alınmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21