Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6270
2024/2736
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/245 E., 2022/20 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mağazacılık sektöründe 1973 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, ağırlıklı olarak mutfak eşyalarını kapsayan yemek takımları, tencereler, çatal bıçak setleri, bardak takımları, elektrikli ev aletlerinin yanında “... Home” markası altında ev tekstil ürünleri, bornozlar, nevresim takımları gibi birçok ürünün satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin “... home”,“krc” gibi birçok tescilli markasının sahibi olduğunu, anılan markaları tanınmış marka seviyesine getirdiğini, müvekkili şirketin 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmeti yanında yine 20, 21, 24 ve 27 nci sınıflarda da faaliyetlerinin bulunduğunu, dava konusu ibarenin “... handmade crochet şekil” şeklinde olduğunu, yapılan başvuruda asli unsurun “...” ibaresi olduğunu, markadaki sair tüm unsurların tali nitelikte olduğunu, ortalama tüketicinin taraf markalarını karıştıracağını, taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, davalının markasını 24 üncü sınıfta tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin “... Home” markasının 24 üncü sınıfta büyük ticari başarı ve tanınırlık elde ettiğini, müvekkilinin “...” asli unsuruna sahip çok sayıda markasının yer aldığını, dava konusu markanın da davacıya ait markaların bir serisi gibi algılanacağını, ... ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu ileri sürerek 2018/M 1607 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun yalnızca 24 üncü sınıfta yer alan bir takım emtiayı içerdiği, söz konusu emtianın tamamının davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 24 üncü sınıfta yer alan emtia ile aynı/aynı tür ya da benzer olduğu, dava konusu markanın ''... hand made crochet+şekil'' ibareli olduğu, davacı yanın önceki tarihli markalarının ise “...” esas unsurunu ve bu esas unsur etrafına yerleştirilmiş ek yardımcı sözcük unsurlarını ihtiva eden bir markalar zinciri olduğu, tüketicinin, “...” şeklindeki davalı markası içerisinden sadece “...” ibaresini çekip ayırmak suretiyle, bu ibareyi davacı markaları ile ilişkilendirmesinin, makul ve beklenebilir bir tüketici davranışı olmayacağı, tüketicinin tek tek unsurlar yönünden değil markaların bütününe hakim unsurlar açısından iki işareti karşılaştırarak görsel, kavramsal ya da fonetik açısından iki işaret arasında yanılgıya düşecek bir benzerlik kurması gerektiği, tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacı markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, dava konusu 2016/99904 sayılı marka başvurusu ile davacı yanın “...” esas unsuruna sahip markalar serisi arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ilgili tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verir bir benzerlikten bahsedilemeyeceği, aynı maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının somut uyuşmazlıkta oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeni tarife doğrultusunda hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin tutarın hatalı olduğunu, davalının tescilini talep ettiği "... hand made crochet" markasının, müvekkiline ait itiraza mesnet markalar ile görsel ve işitsel açıdan benzer olup aynı sınıfta tescili talep edildiğinden aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, emsal kararların da buna işaret ettiğini, davalının, müvekkilinin ... markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık seviyesi nedeniyle haksız yarar elde edebileceğini, ... markasının tanınmışlık derecesi karıştırılma ihtimalini de artırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'ın başvuru konusu yaptığı, '... hand made crochet+şekil'' ibareli marka ile davacı tarafın önceki tarihli “...” esas unsurunu ve bu esas unsur etrafına yerleştirilmiş ek yardımcı sözcük unsurlarını ihtiva eden bir markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendi anlamında ilgili tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verir bir benzerlikten bahsedilemeyeceği, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşullarının somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, diğer yandan karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti taktir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21