Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6328
2024/2718
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1374 Esas, 2022/716 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/294 E., 2016/326 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin ayakkabıcılık sektöründe ve benzeri alanlarda faaliyet gösterdiğini ve bu alanda ülkenin en büyük ve en tanınmış ayakkabı firmalarından biri olduğunu, aynı zamanda ayakkabı marketi sisteminin öncüsü bulunduğunu, “...”, “...”, “... akademi”, “... shoe store ayakkabının merkezi”, “... sport”, “... türkiyenin 1 numaralı ayakkabı merkezi”, “... şekil”, “...”, “... ...”, “... ayakkabımı seviyorum şekil”, “...” ibareli "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, ... markası tanınmış olduğundan tüm sınıflar bakımından koruma altında bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait ... markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, markanın tanınmışlığından haksız bir yarar sağlanacağını ve markanın itibarına zarar verileceğini ileri sürerek 2013 M 5626 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; her iki markanın söyleniş tarzının farklı olduğunu, müvekkiline ait" ..." markasında vurgunun "VYA" ibaresinde olduğunu, bu ibarenin İngilizce bir kelime olan ve çiçek anlamına gelen “flower” ibaresinden esinlenerek yaratıldığını, davacı markası ile hiçbir bağlantısının olmadığını, markalar arasında görsel ve işitsel açıdan bariz farklılıklar bulunduğunu, müvekkili markasında esas unsurun ... ibaresi olmadığını bu nedenle iltibas iddialarına itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı gibi emtia benzerliği de olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait “...”, “...”, “... akademi”, “... shoe store ayakkabının merkezi”, “... sport”, “... türkiyenin 1 numaralı ayakkabı merkezi”, “... şekil”, “....” ibareli markalar ile dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun benzer olmadığı, bu nedenle bu markalarla davalı başvurusu arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, ancak dava konusu başvuru ile davacının 2009/57900 sayılı “...” ibareli markasının benzer olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan 19. sınıf "Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar", 20. sınıf "panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller,kutular, ambalaj kapları, sandıklar" malları ve 37. sınıf "Ayakkabı,çanta,kemer tamiri hizmetleri” yönünden iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının “...” markasının tanınmış olduğu, ancak bu marka ile davalı markası benzer olmadığı, benzer olan “...” ibareli davacı markasının ise tanınmış bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK 2013 M 5626 sayılı kararının 19. sınıf "tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar" 20 sınıf "panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler, ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, kutular, ambalaj kapları, sandıklar", 37. sınıf "ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, dava konusu markanın da sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış" ..." ibareli markalarından türetildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin" ..." ibareli markaları ile benzer olduğunu, müvekkilinin ... ibareli seri markaları bulunduğunu ve dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, bu durumun hiç değerlendirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulünü istemiştir.
-
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacının "..." ibareli markası arasında benzerlik bulunmadığını, ayrıca anılan davacı markası ile dava konusu marka arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediğini, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının ... markasının tanınmış olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının 2009/57900 sayılı markası arasında benzerlik bulunmadığını, anılan davacı markasının tertip tarzı itibariyle" ..." ve "VE" ibarelerinin ayrı bir görünüm sergilediğini ve markanın bu hali ile "... ve ayakkabımı seviyorum " şeklinde okunup algılandığını, genel izlenim itibariyle markaların benzer olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi ile sadece dava konusu YİDK kararının iptalini talep ettiği, dava konusu başvurunun "..." olduğu, davacının itirazına mesnet 2009/57900 sayılı markasının ise "... ayakkabımı seviyorum" ibaresinden oluştuğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince anılan davacı markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de davalı Kurumun resmi internet sitesinden yapılan araştırmada 2009/57900 sayılı markanın, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verildiği şekilde değil, çerçeve içine alınmış siyah zemin üzerine bej renkle yazılan " ..." ibaresine, bu ibareden ayrı bir yazım karakteri ile beyaz zemin üzerine pembe renkle yazılan "VE" ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunun anlaşıldığı, 2009/57900 sayılı markanın açıklanan bu tertip tarzı itibariyle, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisi nezdinde, bir bütün olarak "..." şeklinde değil "... VE" şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı değerlendirildiğinden anılan markanın asli unsurunun, çerçeve içine siyah zemin üzerine bej renkle yazılmak suretiyle markada ön plana çıkmış olan "..." ibaresi olduğu ve davacının 2009/57900 sayılı markasının asli unsurunun "..." olduğu, "..." ibaresinden oluşan dava konusu başvuru ile 2009/57900 sayılı "..." asıl unsurlu davacı markası arasında işaretler bakımından 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ... ibareli tanınmış seri markaları ile davalının başvuru markası arasında iltibas oluşturacak şekilde benzerlik bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21