Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6384

Karar No

2024/2713

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/962 Esas, 2022/1029 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/57 E., 2018/194 K.

Taraflar arasındaki eser sahipliğine bağlı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkili tarafından hiç kimsenin katkısı olmadan önce hikâyesi yazılan "Semender" isimli eserin yine müvekkilince sinema eseri ve dizi film olarak çekilmek üzere senaryolaştırıldığını, pazarlanması için bir çok yere gönderildiğini, intihal ihtimaline karşı Noterde senaryonun hikayesinin o yıllarda tasdik edildiğini ve senaryonun kendi adresine iadeli taahhütlü şekilde gönderildiğini, ayrıca senaryo eklenerek gönderdiği e postaların da olduğunu, yıllar sonra eserin müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan davalılardan tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizi senaryosu haline getirilip çekildiğini ve TV kanalında yayınlandığını, dizinin tamamen kendisinden çalıntı olduğunu anlamak için önce beklediğini, daha sonra sağlık sorunları nedeniyle beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve bundan davalıların müteselsil sorumlu olduklarını, ileri sürerek bu ihlalin tespitine, müvekkiliyle sözleşme yapılsaydı ödenecek olan rayicin üç katından az olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminattan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa süreli ticari işlere uyguladığı en yüksek faiziyle, manevi tazminatın ise "Son" dizisinin umuma ilk arz tarihi olan 09.01.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep edilmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı... Sanat..A.Ş. vekili, 2012 tarihinde alenileşen bir televizyon dizisinin yayınından 3 sene geçtikten sonra, davacının temelsiz iddialarla dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, televizyon dizisinin prodüksiyonuna 2011 senesinde başlandığını, ATV logosu ile yayın yapan davalı ... Aktif TV Prodüksiyon A.Ş.'ye 23.02.2012 tarihinde yapım sözleşmesi ile süresiz olarak devredildiğini, davacının yalnızca benzetmek suretiyle tüm hikayelerde bulunan temel klişelerden yola çıkarak ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

  1. Davalı ... Aktif...A.Ş. vekili, davacının dilekçesindeki kronolojiye göre Semender adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığını, eserin her ne hikmetse hiçbir şekilde alenileşmediğini, yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosunun daha önce var olduğu iddia edilen fakat hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryodan taklit edilerek yazıldığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tek sayfalık noter beyanı ile 25 bölüm olarak çekilen binlerce sayfalık dizi senaryosunun kendi senaryosundan taklit suretiyle yazıldığını iddia etmesinin mantıksız olduğunu, 2012 yılında yayınlanan "Son" adlı diziyi izlediği ve kendi senaryosunun taklit edildiğini öğrendiği, ancak sağlık sebepleriyle yaklaşık 4 yıl bekledikten sonra davayı açtığı yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, telif hukukunda fikir, ide, yöntem, konu gibi hususların hiç kimsenin tekeline bırakılamadığı için koruma göremeyeceğini, taraf senaryoları karşılaştırıldığında farklı olduğunun görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ... vekili, müvekkilinin yıllardır senaryo yazan, oyun yöneten ve bu oyunlarını devlet tiyatrolarında yayınlayan, ödül alan İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu, halen de bu işle uğraşan bir sanatçı olduğunu, senaristi olduğu “Son” dizisinde tarz ve hususiyetini taşıyan orijinal bir eser meydana getirdiğini, alanında yetkin bir kişi olup, senaryo yazma ve fikir geliştirme konusunda herhangi bir intihale ihtiyacı olmayan tanınmış bir sanatçı olduğunu, davacı ...’nu tanımadığı gibi, eserini de okumadığını ve davacının eserinden haberi olmadığını, müvekkilinin bu asılsız iddialar ile güç duruma düşürüldüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacı tarafından yazılan ancak alenileşmemiş "Semender" isimli eserin, davacının bilgisi ve izni olmadan davalılar tarafından büyük bölümü aynen alınmak ve kısmen işlenmek suretiyle “Son” isimli dizide senaryo haline getirilerek mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı olduğu, davacının sunduğu delillere göre "Semender" adlı senaryonun 2005 yılında yazıldığı, davalı kanalında yayınlanan "Son" adlı dizi film senaryosundan daha önce var olduğu, ancak eserin alenileşmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda davalılara ulaşmış mail, ihtar vb. hiçbir belgenin davacı yanca sunulmadığı, dolayısıyla hiçbir şekilde alenileşmemiş "Semender" adlı senaryonun taklit edilerek yazıldığı iddiasının ispat edilemediği, bunun yanında tahkikatın eksik yürütülmemesi açısından her iki eser üzerinde inceleme yaptırıldığı, son bilirkişi heyeti ve ilk raporu tanzim eden....'in raporlarında her iki senaryoda yer alan ana karakterler, yan karakterler, tema, öyküleme tekniği, kurgusal yapı, hikaye iskeleti ve karakterlerin, hiyerarşik dizilimlerinin, hikayade yer alan ritm ve atmosferlerin her iki eser açısından birbirinden farklı olduğunun, her iki hikayede de evli adamların kaybolmaları, kadınların kocalarını başka ülkelerde aramaları, kötü/olumsuz örgüt/oluşum bulunması, iyiler ve kötülerin karşı karşıya gelmesi çeşitli entrikalarına pek çok dizi ve filmde rastlanılması sebebiyle intihal olarak değerlendirilemeyeceğinin mütalaa edildiği, buna göre “Son” dizisi senaryosunun “Semender” senaryosundan kısmen veya tamamen intihal edildiğine dair iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilinin senaryosu ile Son dizisinin senaryosunun benzemediği ancak müvekkilinin Son dizisini gördükten sonra kendi senaryosunu yazmış olabileceği beyanlarının senaryolar arasındaki benzerliği ikrar mahiyetinde olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili, gerçeklik ve denetlenebilirlikten uzak, hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişilerin müvekkilinin senaryosunun davalılarca okunmuş olabileceğine yönelik belirtmesinin Mahkemece değerlendirilmediğini, alenileşmemiş bir eserin korunmayacağı kabulünün hatalı olduğunu, her iki senaryoda çok fazla benzer nokta bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacının senaryosunun "Son" dizisinden sonra yazılmış olabileceği beyanlarının davacının iddia ettiği gibi "senaryo benzer ancak davacı davalıların senaryosundan intihal etmiştir " anlamı taşımayacağı ve kaldı ki bir ikrar mahiyetinde olmadığı, bilirkişinin davacının senaryosunun davalı yanca okunmuş olabileceği belirtmesinin ihtimal olarak belirtildiği ve sonrasında bunun ispatının zor olduğuna, etkilenme olmuşsa da bunun intihal olmayacağına yer verildiği, senaryonun taklit edilmek suretiyle yazılması için ya alenileşmiş olmasının ya da bir şekilde davalılara ulaşmış olmasının gerektiği, bu durumun da ispatlanamadığı, davalı ...’nın röportajlarındaki beyanlarının "Son" dizisinin senaryosunun davacının "Semender" isimli senaryosundan intihal olduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının senaryoyu davalı... Yapım’a gönderdiği hususunda tanık dinletme talebi yönünde olumlu veya olumsuz karar verilmemişse de "Son" dizisinin senaryosunun intihal olmadığının tespiti karşısında tanık dinlemenin sonuca etkili olmayacağı, bilirkişi raporunda iki senaryo arasında benzerlikler bulunsa da farklıların daha fazla olduğunun belirtildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak doğrudan müvekkilinin senaryosunun kopyalandığı iddiasında olmadıklarını, davalı ... tarafından kendi senaryosuyla müvekkilinin senaryosu birleştirilip tek bir senaryo haline getirilmek suretiyle intihal olduğunu, İlk Derece Mahkemesince delillerin gereği gibi tartışılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ise sadece bilirkişi raporu üzerinden bir değerlendirme yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının "Semender" isimli eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalıların tecavüz ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi ve devamı hükümleri.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim