Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5722
2024/2678
2 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/742 Esas, 2022/784 Karar
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1644 E.
HÜKÜM: Asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/120 E., 2019/1032 K.
Taraflar arasındaki teminat mektubunun iadesi, karar pul bedeli ve teyit pul bedelinin tahsili (asıl dava) ve sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili (birleşen dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı/ birleşen davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı/ birleşen davacı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/ birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Davacı/ birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalı idarenin ... Bor İşletme Tesisinin Konsantre ...ve Tüvenan ...Nakli hizmet alımı işinin Kamu İhale Kanunu gereğince yapılan ihale sonucunda 3.286.000,00 TL +KDV bedel ile üzerlerinde kaldığını, ihaleye ilişkin sözleşmenin 13.05.2015 tarihinde imzalandığını, işe başlama aşamasında ihalede ikinci sırada olan S.S ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleri tarafından araç ve gereçlerine zarar verildiğini, silahlı saldırıda bulunulduğu ve çalışanların tehdit edildiğini bunların sonucunda ise işin yapılmasını engellendiğini, bu nedenle araç ve gereçlerin Samsun'a geri dönmek zorunda kaldığını, konu idareye bildirildiğinde işe başlama tarihinin 01.06.2015 tarihinden 08.06.2015 tarihine uzatıldığını, sonradan öğrendiklerine göre bu kooperatifin bölgedeki ihaleleri sürekli aldığını, şehir dışından ihale alanların da, bu şekil tehdit ve saldırılarla ihaleden çekilmelerini sağladıklarını, bu olaylar sebebiyle işe başlayamadıklarını ve davalının da bu nedenle 12.06.2015 tarihli gönderilen yazıda 10 gün içinde işe başlanması aksi halde sözleşmenin feshi ve cezai hükümlerin uygulanacağını ihtar ettiğini, oysa sözleşmenin 14.1.f maddesinde önceden bilinmeyen ve giderilemeyecek ölçüde olağanüstü bir durumun mücbir sebep sayıldığını ileri sürerek 197.160,00 TL miktarlı teminat mektubunun nakde çevrilmeden iadesi, nakde çevrilmesi halinde işleyecek ticari faizi ile birlikte tazmini ve 18.697,34 TL karar pulu bedeli ile 31.151,28 TL teyit pulu bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı/ birleşen davacı ... vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin....Bor İşletme Tesisinin Konsantre ...ve .... Nakli Hizmet alımı işinin Kamu İhale Kanunu gereğince yapılan ihale sonucunda 3.286.000,00 TL+KDV bedel ile davalının üzerinde kaldığını, ihaleye ilişkin sözleşmenin 13.05.2015 tarihinde imzalandığını, ihale üzeri alan firmanın işe başlaması gerekirken süre verildiği halde işe başlamadığından sözleşmenin 16.1.1 maddesi gereğince tek taraflı sözleşmenin feshedilerek yine sözleşmenin 17.1 maddesi gereğince kesin teminat mektubunun gelir kaydedildiğini, davalının ileri sürdüğü olayların mücbir sebep sayılamayacağını, engelin mücbir sebep sayılabilmesi için tarafların kusurundan kaynaklanmaması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve tarafların bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının bir arada olması gerektiğini, sözleşmenin feshinden doğan zararın tamamının davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, 549.800,00 TL + 98.964 TL KDV olmak üzere toplam 648.764 TL'nin fesih tarihi olan 07.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (3065 sayılı Kanun) 24/c maddesi uyarınca işlemiş faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
- Davalı/birleşen davacı ... vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde;davacının silahlı saldırı ve tehdit ile işe başlatılamamasına ilişkin olayların adli konular olduğunu, ihale üzerinde bırakılan firmanın işe başlaması gerekirken süre verildiği halde işe başlamadığını, bu nedenle sözleşmenin 16.1.1 maddesi gereğince tek taraflı sözleşmenin feshedilerek yine sözleşmenin 17.1 maddesi gereğince kesin teminat mektubunun gelir olarak kaydedildiğini, davacının ileri sürdüğü olayların mücbir sebep sayılamayacağını, engelin mücbir sebep sayılabilmesi için tarafların kusurundan kaynaklanmaması, taahhüdün yerine getirilmesine engeller nitelikte olması ve tarafların bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının bir arada olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davacı/birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; işe başlama aşamasında ihalede ikinci sırada olan S.S ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleri tarafından araç ve gereçlerine zarar verildiğini, silahlı saldırıda bulunulduğunu ve çalışanların tedhit etmek suretiyle işin yapılmasının engellendiğini, neticesinde araç ve gereçlerin Samsun' a geri gönderilmek zorunda kalındığını, konu idareye bildirildiğinde ise işe başlama tarihinin 01/06/2015 tarihinden 08.06.2015 tarihinde uzatıldığını, bu olayların olması sebebiyle işe başlayamadıklarını, ihale konusu işe başlayamadıklarından idare tarafından 12.06.2015 tarihli gönderilen yazıda 10 gün içinde işe başlanması aksi halde sözleşmenin feshi ve cezai hükümlerin uygulanacğının ihtar edildiğini, oysa sözleşmenin 14.1.f maddesinde "önceden bilinmeyen ve giderilemeyecek ölçüde olağanüstü bir durum" mücbir sebep sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin ifası aşamasında çıkan olayların önlenemez olağanüstü nitelikte olmadığı, devletin güvenlik kuvvetleri tarafından engellenebilecek nitelikte olduğu ve sözleşmenin ifası için güvenlik kuvvetlerince gerekli tedbirlerin alınabileceği, bu nedenle çıkan olayların taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.1.f bendinde ön görülen nitelikte mücbir sebep niteliğinde olmadığı, mücbir sebebin mevcut olmaması nedeniyle davacı yüklenicinin sözleşme gereğince edimini ifa etmemesinde kusurlu olduğu ve davalı idare tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, sözleşmenin idare tarafından haklı olarak feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin verilen teminat mektubunun iadesi ve ödenen pul bedellerinin tahsilini isteyemeyeceği, buna karşılık birleşen dosya davacısı idarenin sözleşmenin haklı olarak feshi nedeni ile sözleşmenin feshine sebep olan davacının edimini yerine getirmemesi nedeni ile yeniden yapılan ihale nedeni ile uğranılan toplam 648.764,00 TL'lik zararı yükleniciden talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 648.764,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı/birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin kesinlikle elinde olmayan ve mücbir sebep olarak kabul edilmesi gereken eylemler nedeniyle sözleşme ile yüklendiği edimini ifa edemediğini, yargılama sırasında ileri sürdükleri ve delillendirdikleri olayların mücbir sebep teşkil ettiğini, sözleşme kapsamındaki sefer sayıları ve mesafeleri gözetildiğinde, kolluk kuvvetleri eşliğinde taşımanın gerçekleştirilmesinin imkansız olduğunu, BİŞOKOP'un davaya konu eylemlerden önce de taşıma ihalelerini kazanan pek çok firmaya karşı benzer darp ve tehdit eylemlerinde bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun da iddialarını teyit ettiğini, dava dışı kooperatifin yöneticilerinin de açılan ceza davasında mahkum edildiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı/birleşen davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; talepte bulunmalarına rağmen işlemiş faizin KDV'sine hükmedilmemesinin 3065 sayılı Kanun'un 24/c maddesine aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı/birleşen davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; birleşen davada davacı tarafça 3065 sayılı Kanun'un 24/c maddesi uyarınca işlemiş faizin KDV'si de talep edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince bu yönden olumlu olumsuz bir karar verilmediği, oysa, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2015 tarih, 2014/12864 E., 2015/660 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 3065 sayılı Kanun'un 24/c maddesi uyarınca işlemiş faize KDV uygulanmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davacı/ birleşen davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı/ birleşen davacı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile 648.764,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 3065 sayılı Kanun'un 24/c maddesi uyarınca işlemiş faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, teminat mektubunun iadesi, karar pul bedeli ve teyit pul bedelinin tahsili, birleşen dava bakımından ise sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3065 sayılı Kanun'un 24/c maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/ birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35