Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1696

Karar No

2024/267

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1376 Esas, 2022/1565 Karar

DAVALILAR: 1.... Akü San. Tic. A.Ş.

  1. ...

  2. ... vekilleri Avukat ...

DAVALI(MÜTEVEFFA): ...

MİRASÇILARI: 1. ...

  1. ...

3.... vekilleri Avukat ... ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; alacağını temlik eden banka ile davalı kredi borçlusu ... (''... Akü'') arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı kefillerin de bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, işbu sözleşme kapsamında davalı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtar edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, davalılar tarafından faize ve masrafa da itiraz edildiğini, takip tarihinden önce işlemiş olan faiz ve faiz oranlarının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olduğunu, takipten sonra işleyecek olan faiz oranının %27,50 yerine %13,75 üzerinden hesap edilerek takibe devam edilmesini, davalıların daha önce takip yapıldığı, dosya alacağının kalmadığı yönünde itirazlarının yerinde olmadığını, zira daha önceden yapılan takip kapsamında tahsil edilen miktarın düşülerek işbu takibin başlatıldığını, ayrıca itirazlarında ödeme emrine dayanak teşkil eden belgelerin kendilerine gönderilmediğini ancak şikayet yoluna başvurarak ödeme emrini iptal ettirmediklerinin bu itirazlarının yerinde olmadığını, itirazın iptaline ve takibin 1.341,362, 55 TL üzerinden devamına, faizin takip tarihinden itibaren %13,75 üzerinden hesaplanmasına, %20 den ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkillerinden olan alacağını Tasarruf ve Mevduat Fonundan ('TMSF) devralındığını, temlik eden davacı banka tarafından müvekkil şirket aleyhine daha önce senet ve çeklere dayalı takipler başlattığı, (İzmir 14 üncü İcra Dairesi 1999/6861 E., 1999/5084 E., Bergama 1.İcra Dairesi 1999/2852 E., 1999/2851 E., 1999/3003 E., 1999/707 E.) bu takipler kapsamında borcun önemli bir kısmının tahsil edildiği, hesaplamalarda bu tahsilatların borçtan düşüldüğü iddiasının doğru olmadığını, davalıların kat ihtarı ile temerrüte düşürülmediklerini, bu nedenle faiz talebinde bulunamayacaklarını, ...'in hiç bir sözleşmede kefaletinin olmadığını, sadece mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazı ipotek verdiğini, bankanın alacağa mahsuben taşınmazı satın aldığını, takip ve dava ile istenilen alacağın maddi dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2014/797 E. 2018/148 K. sayılı kararıyla, ... Akü ve dava dışı temlik eden banka arasında toplam bedeli 350.000,00 USD, 15.000,00 TL tutarlı 4 adet genel kredi sözleşmesi ile iki adet limit artırımı sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden davalı ... Akü tarafından kredi kullanıldığı, davalılar ... ve ...' in sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları ve kefalet limitlerinin 158.148,60 TL tutarında bulunduğu, kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine temlik eden banka tarafından noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiği ve borcun derhal ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı kredi lehdarı ... Akü, ... ve ...'e 01.06.1999 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 02.06.1999 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, temlik eden bankanın TMSF'ye devir edildiği, TMSF tarafından da 20.02.2006 tarihli Kredi Alacağı Temlik Sözleşmesi ile alacağın davacı RCT Varlık Yönetimi A.Ş'ye devredildiği ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 52.389,54 TL asıl alacak, 1.004.893,12 TL faiz olmak üzere toplam 1.057.282,66 TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu, davacı tarafça icra takibinde ayrıca 1.631,32 TL masraf talep edildiği söz konusu kalemin icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiği, davacı tarafça icra takibinde %35,50 oranında temerrüt faizi talep edildiği ancak dava dilekçesinde temerrüt faizi oranı talebinin %13,75'e indirildiği, talep doğrultusunda takipten sonraki temerrüt faizi oranın % 13,75 olarak hükmedilmesinin gerektiği, davalı ...'in takip konusu edilen genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla herhangi bir imzasının bulunmadığı, davalı ...' e icra takibinde ve davada husumet yöneltilemeyeceği, davalı ...' in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, dava dilekçesinde davalı olarak ... Akü San. Ltd. Şti' nin gösterildiği ancak sözleşmelerde kredi lehdarının ... Akü San Tic A.Ş. olduğu gibi icra takibinde de borçlunun da ... Akü San. Tic. A.Ş. olarak gösterildiği bu hususlar göz önüne alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 124 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince davalının ... Akü San Tic. A.Ş. olarak düzeltilmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile davalıların İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2013/7301 E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile, takibin 52.389,54 TL asıl alacak, 1.004.893,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.057.282,66 TL ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek %13,75 temerrüt faizi ile birlikte devamına takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2018/906 E. 2020/469 K. sayılı kararıyla, bilirkişi raporunda, 28.05.1999 ile temlik tarihi 12.08.2005 aralığında toplam 64.331,80 TL tahsilat sağlandığı, TMSF nin hesap tablosuna göre tahsilatların borca mahsup edildiği, bilirkişinin de hesabının TMSF yöntemine göre yaptığı, TMSF'nin alacağını temlik ettiği 12.08.2005 tarihi itibariyle 52.389,54 TL ana para alacağı bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'in takip dosyasında borçlu olarak gösterildiği, ödeme emrine vekili aracılığı ile itiraz ettiği, davacı tarafça müteselsil kefil olduğu iddiası ile itirazın iptalinin talep edildiği, sözleşmelerde ve diğer belgelerde adı geçenin kefaleten veya başka sıfatla imzasının olmadığı, takipte borçlu ve itirazın iptali davasında davalı olarak gösterilmiş olması karşısında pasif husumet ehliyetinin var olduğunun kabulü ile esastan hüküm kurulmadan husumet yokluğundan karar verilmesinin usulsüz olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden esastan reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile davalıların İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2013/7301 E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile, takibin 52.389,54 TL asıl alacak, 1.004.893,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.057.282,66 TL ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek %13,75 temerrüt faizi ile birlikte devamına takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 79.747,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 21.04.2022 tarih, 2020/8187 E. ve 2022/3260 K. sayılı kararıyla istinaf yargılaması sırasında davalılardan ...'in 05.01.2019 tarihinde öldüğü, buna rağmen murisin mirasçılarının tespit edilerek dava tüm mirasçılara yöneltilmeden davaya devam edildiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalı müteveffa ... mirasçıları ..., ..., Birgül ... (Sarıçoban) yönünden esastan reddine, davalı ... mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar taraihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 155.309,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine, davanın diğer davalılar ... Akü, ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile davalılar ... Akü , ... ve ...'in İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2013/7301 esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin 52.389,54 TL asıl alacak, 1.004.893,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.057.282,66 TL ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek %13,75 temerrüt faizi ile birlikte devamına, davacı tarafından davalı müteveffa ... mirasçıları dışındaki davalılar için yapılan 11 davetiye gideri 106,00 TL, bilirkişi ücreti 525,00 TL olmak üzere toplam 631,00 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 497,00 TL'lik bölümünün davalılar ... Akü San. Tic. AŞ, ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yatırılan 22.936,15 TL harç giderinin davalılar ... Akü San. Tic. A.Ş. ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmadan önceki kararda istinaf mahkemesince davanın esastan reddine ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 79.747,68 TL olarak belirlenmesine karar verildiği, Yargıtay tarafından yapılan bozma neticesinde bu defa davalı ...'in mirasçılarında tebligat yapılarak davaya dahil edildiklerini ve istinaf mahkemesi tarafından aynı hatalı kararda ısrar edilerek bu kez de 155.309,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, davalı ...'e husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davalı ...'in yargılama sırasında öldüğünü, bu nedenle de pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava dışı bankanın TMSF'ye devredilmesi nedeniyle borçlular tarafından yapılan ödemelerin öncelikle asıl alacağa mahsup edildiği, söz konusu hususun TMSF'nin hesaplama yöntemi olduğu iddia edilerek, asıl alacak miktarının bu yöntem ile hesaplandığını, oysa TMSF'nin bu yöntemi sadece uzlaşma ile tahsil edilen alacaklar için ve ihtiyari olarak uygulamakta olduğunu, iyiniyetli olduğu değerlendirilen ve borcunu bir şekilde uzlaşma yoluyla kapatmak isteyen borçlular için sözleşme serbestsi alanında faizin alınmaması, tahsilatların öncelikle ana paraya mahsubu vs. gibi işlem ve uygulamalar gerçekleştirebildiğini, TMSF nin çekişmeli alacaklar için az önce belirtilen yöntemi uygulama zorunluluğu bulunmadığını, ayrıca temlik eden banka ile davalılar arasında ödemelerin öncelikle ana paradan mahsup edileceğine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığını, müvekkil şirketin varlık yönetimi olması sebebiyle harçtan muaf olduğu ve tahsil edilen harçların iadesinin gerektiğini, ayrıca ''davacı tarafça yatırılan 22.936,15 TL harç giderinin davalılar ... Akü, ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine'' şeklindeki istinaf hükmünün ''davacı tarafça yatırılan 22.936,15 TL harç giderinin davacıya iadesine'' şeklinde düzeltilmesini, icra takibine borçlular tarafından yapılan itirazların tümünün kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi gerektiği, borçluların yaptığı ödemelerin öncelikle asıl alacağa mahsup edilmesi yönündeki hesap hatasının düzeltilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana hükmedilmesini talep ederek kararın bozulmasını istemiştir.

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 ... maddesi.

3.5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fırkaları.

4.7338 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/5. maddesinde "Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanun'una göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanun'una göre ödenecek harçlardan, her ne ... altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanun'u gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, ... kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır." ve aynı maddenin altıncı fıkrasında ‘Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, (…) 488 sayılı Damga Vergisi Kanun'una göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanun'una göre ödenecek harçlardan, ... kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır.’ hükmü düzenlenmiştir.

Daha sonra 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 58. maddesinde de "19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanun'unun 143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer ... “kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince” ibaresi ve “her ne ... altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır." hükmü düzenlenmiş ve aynı kanunun 62/g bendi gereğince bu hükmün 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

Bu nedenle 7338 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile değişik 5411 sayılı Yasa'nın 143/6 maddesi gereğince 492 sayılı Harçlar Kanun'una göre davacı ...Ş. ödenecek harçlardan istisna tutulmuş olup, istinaf mahkemesince davacı aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A/2 numaralı bendinde yer ... “Alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 35,90 TL nin mahsubu ile eksik yatırılan 44,80 TL nin davacından alınarak hazineye gelir kaydına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı harçtan muaf olduğundan, istinaf karar harcından başlangıçta alınan 35,90 TL nin davacıya iadesine” ibaresinin yazılması, B/4 numaralı bendinde yer ... ''Yatırmış olduğu 98,10 TL istinaf kanun yolu harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' ibaresinin kaldırılması, C/6 bendinde yer ... ''Alınması gerekli 72.222,98 TL harçtan peşin alınan 22.907,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 49.315,83 TL harcın davalılar ... Akü San.Tic.A.Ş., ... ve ... tarafından tamamlanmasına'' ibaresinin çıkarılarak ''Davacı harçtan muaf olduğundan peşin alınan 22.907,15 TL harcın davacıya iadesine, alınması gereken 72.222,98 TL harcın davalılar ... Akü San.Tic.A.Ş., ... ve ...’den alınarak hazineye gelir kaydına’’ ibaresinin yazılması, C/10 numaralı bendinde yer ... ‘… davacı tarafça yatırılan 22.936,15 TL harç giderinin davalılar ... Akü San.Tic.A.Ş., ... ve ... Tekinden alınarak davacıya verilmesine'' şeklindeki son cümlenin kaldırılarak yerine ''…davacı tarafça yatırılan 22.936,15 TL harç giderinin davacıya iadesine’ ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararistinafyargılama'tmsfkararımahkemesiilkreddinederecebozmadüzeltilerektemyizkararınsonrakibozmadanonanmasınacevapkaldırılmasınaincelenenmahkemesinin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim