Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6252

Karar No

2024/2661

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/246 Esas, 2022/1135 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aralık Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI: 2018/65 E., 2019/119 K.

Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının karayolu ile uluslararası yük taşımacılığı amacı ile ... Uluslararası Nakliye Ltd. Şti.'ni kurduğunu, şirketin ortaklarının ve yetkili müdürlerinin her biri %50 pay sahibi müvekkili ve Yahya ... olduğunu, tarafların aynı zamanda kardeş olduklarını, davalının çok uzun süreden beri şirketin tek sahibiymiş gibi şirketi yönettiğini, davalının davacıyı şirket garajına girmesine müsaade etmediğini, şirket gelirlerini ve şirket namına kayıtlı araçları şahsi malı gibi kullandığını, davacıya kardan pay vermediğini, davalı tarafın şirketin uluslararası yük taşıma belgesi olan C2 taşıma belgesini üçüncü şahıslara verdiğini, buradan elde ettiği gelirle ise tek başına kullandığını, müvekkilin bağ kur primlerini bile ödemediğini, davacının ortaklık haklarının davalı tarafından sürekli olarak ihlal edildiğini, bilgi alma ve inceleme yapma haklarının engellendiğini davacıya kardan pay verilmediğini, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin aleyhine davalının ise lehine bir hal aldığını, davalının oğlunun davacının önüne çıkarak davacıyı tehdit ve darp ettiğini ileri sürerek ... Uluslararası Nakliye Ltd. Şti.'nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket ortağı olan davalı tarafından tır garajına alınmaması, şirket defterlerini incelenmesine müsaade edilmemesi ve diğer ortaklık haklarından mahrum bırakılmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın şirketin bütün yükünü davalının üzerine bırakarak başka şirketlerde çalıştığını, davacı tarafın ilgisizliğinin yanı sıra son dönemlerde ülkede yaşanan ekonomik sorunlar, uluslararası yük nakliyeciliği yapmakta olan davalı şirketi ciddi şekilde olumsuz etkilediğini, şirketin iş hacminin düştüğünü, davacının başka şirketlerde çalışmasının tamamen kendi tercihi olduğunu, davacının şirket ortaklığından ayrılmak istemesinin saygıyla karşılanması gerektiğini, bu hususun şirketin feshi gerçekleşmeden de olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin faal olmadığı, davacı ortağın şirketle ilgili bilgi sahibi olmasının engellendiği, güven ortamının ortadan kalktığı, davalı şirketin borçlarının bilançoda gösterilmediği ve şirket kayıtlarının yasalara uygun olarak tutulmadığı, şirketin aktif ve pasifinin net olarak belirlenmesinin imkansız hale geldiği, dolayısıyla davacının hissesinin ödenerek çıkarılması imkanının bulunmadığı, şirketin uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmadığı, davacı ortağa şirket ile ilgili hesap verilmediği, kar payının ödenmediği, şirkete ait tüm taşıtlarda birden çok vergi borcundan dolayı takyidat bulunduğu, uzun zamandır çalıştırılmayan tırların ekonomik amacını gerçekleştirmesinin güçleştiği gözönüne alındığında uluslararası nakliye işiyle iştigal eden şirketin hayatiyetini devam ettirmesinin hem ortaklar açısından hem de ülke ekonomisi açısından bir faydasının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere şirkete tasfiye memuru atanmasına, bu hususta kendisine yetki verilmesine, tasfiye memuru için 5.000,00 TL ücret takdirine; tasfiye memurunun ücretinin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına, ayrıca 2.500,00 TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına, bundan sonra tasfiye memuruna görevinin tebliğine, tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine, kararın kesinleşmesinden sonra ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilimsel gerçeklikten uzak bilirkişi raporunun dikkate alındığını, davacı tarafın şirketin tüm iş yükünü diğer ortak ...'ün omuzlarına bıraktığını, şirketle hiç alakadar olmayan ve başka şirketlerde şoför olarak çalışan davacının ilgisizliğinin müvekkili şirketi ciddi şekilde olumsuz etkilediğini, yönetim kurulunun toplanmasında ve şirketin zor duruma düşmesinde davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, davacının şirket ortaklığından ayrılmayı istemesinin kendi tercihi olduğu halde hukuka aykırı olarak şirketin tasfiyesi talebinde bulunduğunu, davacının kendi kusuruna dayanarak şirketin tasfiyesini talep etme olanağının bulunmadığını, mahkemece davacının kusurlu olmadığına gerekçede yer verilmediğini ve müvekkilinin kusurunun ne olduğunun açıklanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin bu şekilde hayatını devam ettirmesinin hem ortaklar açısından hem de ülke açısından bir faydasının bulunmadığı yönünde yapılan tespitte bir isabetsizlik bulunmadığı, şirketin faal olmadığına dair yapılan tespite yönelik davalı vekilinin ileri sürdüğü bir istinaf itirazı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.

  4. Değerlendirme

Davacı, davalı ... şirketin iki ortağından biri olup şirketin diğer ortağı Yahya ...'ün şirketi kötü yönettiğini, şirketin mallarından yararlandığını, ortaklık haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek şirketin feshini istemiştir. Ancak davacı, şirketin diğer ortağı ile birlikte münferiden yetkili müdür olarak 13.03.2013 tarihinden itibaren görev yapmaktadır. Bu nedenle şirketin faaliyetleri dava dışı diğer ortak tarafından yürütülse de her iki müdür birlikte sorumlu olup davacının sorumluluğu sona ermez.

Dosyaya sunulan araç takyidat bilgilerine göre davalı şirketin çok sayıda aracının olduğu, araçlarda hacizlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak 21.05.2019 tarihli Iğdır Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda davalı şirket adına kayıtlı araç bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin araçlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, araçları varsa da şirketin borç alacak durumu dikkate alınarak şirketin borçlarını karşılamaya yetecek malvarlığının olup olmadığı hususunda gerekirse yeniden rapor alınması gerekmektedir. Ayrıca dosya kapsamında alınan 10.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda alternatif çözüm yolu olarak şirket ortağının çıkarılması ihtimalinin değerlendirilebileceği belirtilmiş olup, mahkemece bu ihtimal de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim