Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6289
2024/2636
1 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/350 Esas, 2022/1020 Karar
HÜKÜM/KARAR: Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2019/188 E., 2019/226 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Aksaray’da, “... Restaurant, ... Lahmacun, .... ... Etli Ekmek” markalarının sahibi olduğunu, “... ... Etli Ekmek”'in tescilli markası olduğunu, markalarındaki “...” yazısının özel bir yazım şekline sahip olup markanın ana unsurunu oluşturduğunu, ''... Restaurant'' isimli ticaret unvanının da, müvekkilinin önceden beri kullandığını ve marka olarak tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde başvuruda bulunduğunu, davalının, müvekkilinin kullandığı ticaret unvanını aynı şekilde ''... Restaurant'' adı altında kullanarak Aksaray İli, Ortaköy İlçesi'nde aynı alanda faaliyet gösterir şekilde işletmesini açtığını ve tanıtım faaliyetlerine başladığını, bu durumun haksız rekabet ve aynı zamanda marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalıya marka ve ticaret unvanına vaki tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son verilmesi ihtar edilmesine rağmen davalının ihtarnameye cevap vermediğini ve haksız rekabetini sürdürdüğünü, davalının kötü niyetli olup, müvekkilinin tanınmışlığından istifade etmeye çalıştığını, haksız olarak müvekkilinin ticari unvanını kullanarak hukuka aykırı kazanç sağladığını, davalının hiçbir ayırt edici işaret de kullanmadan doğrudan müvekkilinin ticaret unvanı olan markasını kullanmasının iltibasa sebebiyet verecek olup davalı kullanımın müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, haksız olarak kazanç sağlaması nedeniyle uğranılan maddi zararların karşılanması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile kötüniyetli olarak ticaret unvanının kullanılması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 12.11.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi uyarınca husumet değişikliği talebinde bulunarak davayı ... ...'a yönelttiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu yaptığı iş yerinin müvekkili adına değil müvekkilinin kardeşi ...adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin davada husumet sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin adresinin Aksaray ili Ortaköy ilçesi olması nedeniyle yetkili mahkemenin Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin kardeşi ile birlikte işlettiği lokantanın ... ve ... isimlerinin baş harflerinin bir araya getririlmeis ile BK ... Restaurant ismi ile Ortaköy ilçesinde açıldığını, bu haliyle davacının restaurantının ismi ile aynı olmadığını, dava konusu iş yerinde kullanılan malzemelerin yazı ve tabelaların restorantın iç dizaynının, kullanılan renklerin ve yerleşim düzeninin davacının iş yeri ile aynı özellikleri göstermediğini, ... isminin sadece bir kişi ya da işletmeyi ifade eden, sadece bir kişiye ait olacak bir isim olmadığını, davacının TÜRKPATENT nezdinde marka tescil başvurusundan bulunduğunu belirttiği tarihten önce BK ... Restaurant adlı işyerinin açıldığını, müvekkilinin kardeşi tarafından açılan işyeri sebebiyle marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili 05.12.2018 tarihli 2 nci cevap dilekçesi ile taraf değişikliğine muvafakatlerinin olmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasına marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkemenin davacının ikametgahı mahkemesi veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğundan yetki itirazının reddi gerektiği, davacı marka hakkının ihlal edildiğinden bahisle davalı ... aleyhine dava açmış ise de dosya evrakına göre davacıya ait markanın kullanılması suretiyle yapıldığı iddia edilen ihlalde ticaret unvanı BK ... Restaurant olan lokantacılık alanında faaliyet gösteren gerçek kişinin ...olduğu, bu hususun davacı tarafın da kabulünde olduğu, davacının 09.01.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi gereği husumet değişikliği talebinde bulunduğu, davayı ... ...'a yönelttiklerine dair beyanda bulunduğu, 124 üncü maddeye göre taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinde karşı tarafın rızası aranmayacağı, her ne kadar davacı yargılama sırasında iradi taraf değişikliğinde bulunmuş ise de davacının bu talebinin yerinde görülmediği, zira vergi kayıtları aleni olup davacının kendi markasını ihlal eden kişinin kim olduğunu gerek vergi dairesinden sormak gerekse işyerine giderek basit bir sorgulama ile veya işyerinde bulunan vergi kayıtlarını basit bir gözlemle kontrol ederek tespit etmesinin her zaman mümkün olduğu, davacının bu basit araştırmayı yapmaksızın davalı aleyhine dava açmış olmakla yanılgısının mazur görülebilir bir özre dayanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının cevap dilekçesi ile müvekkilinin markasına tecavüz eden iş yerinin vergi kaydının davalının değil de kardeşi ...adına olduğunu öğrenmelerinden sonra 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi gereği taraf değişikliği dilekçesi sunmaları üzerine mahkemece davanın husumetten reddine karar verildiğini, davalı tarafça, marka tecavüzüne konu markayı kullanan iş yerinin sahibinin müvekkili olmayıp kardeşi olduğu beyanı yanında davaya esas yönünden de cevap verildiğini, iş yerinin vergi kaydının davalının kardeşi üzerine olmasına rağmen kendisinin bu iş yerinin sahibi ve ilgilisi olduğunu açık bir irade ile ortaya koyduğunu, davanın, dava konusu iş yerinin, bu iş yerinin açılmasından yıllar önce açılan ve Aksaray Merkez ve Sultanhanı İlçesinde 7 8 tane şubesi bulunan müvekkiline ait iş yeri ve markalarla benzerlik gösterip göstermediği, müşterilerde aynı işyeri çağrısını uyandırıp uyandırmadığı ve markaya tecavüz oluşturup oluşturulmadığı hususunda olduğunu, Aksaray.... Noterliği'nden gönderilen marka tecavüzünün önlenmesi ile tazminat davası açılacağı ihtarının da muhattabı olarak ... gösterilmiş ise de, söz konusu ihtarı davanın asıl muhattabı ... ...'ın tebliğ aldığını, davalının ihtara herhangi bir cevap vermediğini, husumet itirazını bildirmediğini, kötü niyetli hareket ettiğini, davalı restoran sahibinin de müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanarak ismen taklit ederek ticari unvanı kullandığını, mahkemece taraf değişikliği yapılmadığından dosyanın sürüncemede bırakılması nedeniyle hem usul ekonomisi yönünden hem de müvekkilin mağduriyeti yönünden hak kaybının devam ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde marka hakkına tecavüzün, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde haksız rekabete ilişkin hususların düzenlendiği, bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edilebileceği, somut olayda, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin haksız fiil niteliğinde olup, davacı tarafça dava konusu tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen kullanımlar yönünden iş yerinin davalı dışında başka bir şahıs adına kayıtlı olması tek başına tecavüz ve haksız rekabet fiilinin ikasına engel teşkil etmese de davacı tarafça bu kapsamda davanın neden davalı ...'a yöneltildiğine dair dava dilekçesinden itibaren aşamalarda verilen dilekçe ve beyanlarda herhangi bir iddia ve açıklamada bulunulmadığı aksine cevaba cevap dilekçesi ile 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca husumet değişikliği talebinin kabulü ile davayı ... ...'a yönelttiklerini beyan ettiği, bu itibarla somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi koşullarının oluşmadığı, ayrıca yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, ilk derece mahkemesince husumet yokluğu nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde ifade edilen vergi kayıtlarının aleni olduğu ve yapılacak basit bir araştırma ile öğrenilebileceği hususu yeterli ve hukuken dayanağı olan bir gerekçe olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesine dayanarak yaptıkları taraf değişikliği taleplerinin kabul edilebilir bir özre dayandığının kabulü gerektiğini, marka tecavüzü davasında davalının markayı haksız bir şekilde izinsiz olarak kullanan kişi olduğunu, davalının dilekçesinde, davalı ile taraf değişikliği yapmak istedikleri davalının isimlerinin baş harflerinin birleşmesinden "BK" ibaresinin oluşturulduğu, davalının iş yerinin bulunduğu çevrede, BK ... markasının sahibi olarak davalı ... ve....'ın olduğunun bilindiğini, vergi mevzuatına göre vergi levhasının iş yerinde asılma zorunluluğunun bulunmadığını ve marka veya işletme adı bilgisinin olmadığını, ticaret unvanı aleni olmakla birlikte, ticaret unvanında da marka veya işletme adı bilgisinin yer almadığını, davalının cevap dilekçesinde esasa ilişkin verdiği cevaplardan bu iş yerinin sahibi ve ilgilisi olduğunu ortaya koyduğunu, davanın konusunun BK ... Restaurant adlı iş yerinin aksaray'da 7, 8 şubesi bulunan davacıya ait işyeri ve markaya tecavüz olup olmadığının tespiti olup kimin adına vergi kaydının olup olmadığı hususu olmadığını, davalının işyerinde kasada durması, etrafa kendisini yetkili olarak tanıtması, BK harflerinde öncelikle davalının adına yer verilmiş olması gibi hususlardan markanın sahibinin davalı olduğu kanaat oluştuğunu, dava açılırken işyeri adına yoğunlaşıldığından işletme sahibinin adında hata yapıldığını, taraf değişikliği taleplerinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca davacı tarafça talep edilen taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir yanılgıya dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 63 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:48