Yargıtay 11. HD 2022/6395 E. 2024/2630 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6395
2024/2630
1 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1347 Esas, 2022/752 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/161 E., 2020/98 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 100'e yakın BETA markası bulunduğunu, bu markaların 01 45 arası birçok sınıfta tescilli olduğunu, davalı şirketin “META” ibareli markası ile 06 ve 09 uncu sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu, iş bu markaya yönelik müvekkili yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, bu marka üzerinde üstün ve öncelikli hakkının bulunduğunu, başvuru markası ile müvekkil markasının görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, dava konusu META markası ile müvekkilinin BETA markasının, aynı mal ve hizmet noktalarında, yan yana ve aynı hizmetlerde kullanılması ve yine aynı ürünler üzerinde kullanılacak olmasının karışıklığa meydan vereceğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili, müvekkilinin ticaret hayatında da bu isimle tanındığını, sınıfları ve çalışma alanları farklı iki markanın tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak bir konumda bulunmasının söz konusu olmayacağını, iki markanın kavram yönünden birbirinden farklı anlamlar ifade ettiğini, Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde, Meta isminin, sermaye veya ticaret malı anlamına geldiğini, aynı sözlükte Beta'nın ise Yunan alfabesinin ikinci harfi olarak tanımladığını, kavramsal olarak iki markanın ismi de farklı anlamlar taşıyan isim olduğunu görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın tescil kapsamında bulunan 9 uncu sınıftaki emtiaların, davacıya ait 2017/45451, 2017/74796 sayılı markalar kapsamında bulunan 9 uncu sınıf emtialar ile aynı/aynı tür emtialar olduklarının tespit edildiği, davacıya ait 2017/74796, 2017/109121, 2017/109120, 2017/18875, 2016/28733, 2016/01385, 2013/78180, 2013/78185 sayılı markaların 35 inci sınıfta mağazacılık hizmeti bakımından ürün somutlaştırması yapılmadan tescil edildiği, 1 34 sınıf arasında bulunan birbiri ile ilişkisiz çok sayıda emtianın bu hizmet adı altında pazarlanmasına ilişkin sayma işleminin söz konusu hizmetin genel olarak mağazacılık hizmetinin tescilli olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinin kabul edildiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarih 2015/12715 E. 2017/1112 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 35 inci sınıftaki mağazacılık hizmeti bakımından satışa arz edilecek malların sınırlandırılmasının yapılmaması halinde, dava konusu marka başvurusunda bulunulan ve somutlaştırılan emtia ile benzerlik bulunup bulunmadığı hususunun, bu emtiaların pazarlanması hizmeti için kullanıldığı veya bu kapsamda ciddi girişimlerde bulunulduğunun kanıtlanması şartına tabi olduğunun açık olduğunu, somut olayda davacı şirketin, başvuru kapsamında bulunan "6.SINIF:Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtialarının 35. sınıf kapsamında pazarlandığı veya pazarlanmasına ilişkin ciddi girişimlerinin bulunduğuna ilişkin delil ibraz edilmediği, bu durumda yukarıda izah edilen hukuki gerekçeler nedeniyle, bilirkişi raporunda tespit edilenin aksine, 9 uncu sınıfta bulunan mallar bakımından emtia benzerliğinin sağlandığı, ancak "6.SINIF:Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiası bakımından davacı markaları ile emtia benzerliği bulunmadığının tespit edildiği, davacı markaları ile dava konusu marka karşılaştırıldığında her ikisinin de dört harf, iki heceden oluştuğu, markaların kelime unsurları arasındaki tek farklılığın ilk harf olan ''B'' ve "M" harflerinden kaynaklandığı, somut uyuşmazlıkta tek harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının daha çok çay emtiası üzerinde "Beta" ibareli markalarını kullandığı, bu emtianın davaya konu emtia ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığı, davacı markalarından haksız yararlanma, itibarına zarar verme veya ayırt ediciliğini zedelemeye yönelik herhangi bir ihtimalin olmadığı, ayrıca karşılaştırılan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik de bulunmadığı anlaşıldığından anılan Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu tüm sınıflar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında mal/hizmet benzerliği koşulunun gerçekleştiğini, ayrıca "BETA" ve "META" ibarelerinin tek harf farkla aynı yazı dizilimine sahip olduklarını, kelimelerdeki baş harfin değiştirilmesinin markaları ayırt etmede yeterli bir farklılık yaratmadığı gibi markaları oluşturan harf dizilimlerindeki yakınlığın, her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketici nezdinde, markaların birbiri ile ilişkili olabileceği yönünde algıya kapılmasına neden olabileceğini, işitsel olarak bir harf farkla aynı seslerden oluşan iki kelimenin doğal olarak kulakta aynı/benzer tınıyı bırakacağını, fonetik olarak ayniyet derecesinde benzer olan seslerin işitsel olarak da aynı/benzer algıyı yaratacağını, yerel mahkemenin tek harf farkla oluşturulan markalara ilişkin bildirdiği kanaate de katılmanın mümkün bulunmadığını, tanınmışlık için yapılan değerlendirmenin de yerinde olmadığını, müvekkilinin markasının sahip olduğu tanınmışlık nedeniyle de davalının müvekkilinin tanınmışlığından haksız istifade gayesinde, kötüniyetli hareket ettiğinin açıkça anlaşıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer/ ilişkili olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince 6 ıncı sınıf yönünden bilirkişi raporunun aksine görüş bildirdiğini, istinaf incelemesinde de buna dair itirazlarına ilişkin inceleme yapılmadığını, mahkemenin farklı bir kanaatte olması halinde dosyayı yeni bir bilirkişiye tevdi etmesi gerektiğini, mal ve hizmet benzerliği koşulunun gerçekleştiğinin sabit olması nedeniyle iltibas tehlikesinin özenle ve bilhassa yapılması gerektiğini, markalar arasında bütünsel açıdan değerlendirme yapıldığında biçim, düzenleme ve tertip itibari ile sesçil ve anlamsal olarak benzerlik aşikarken aksi yöndeki mahkeme kararının hatalı olduğunu, başvuru markasının müvekkil markasının seri markası olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, B yerine M harfi kullanılarak farklılık yaratılmaya çalışıldığını ancak bu durumun markaya ayırt edicilik katmadığını, istinaf mahkemesince müvekkil markasının tanınmışlığına dair bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil markasının tanınmış olduğunun aşikar olduğunu, davalının haksız istifade etme ve müvekkilinin seri markalarının arasında sızma amacında olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:48