Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3697

Karar No

2024/2587

Karar Tarihi

28 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/62 Esas, 2022/156 Karar

ASIL DAVADA DAVACI

BİRLEŞEN DAVADA

ASIL DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...

ASIL DAVA DAVALI

BİRLEŞEN DAVADA

HÜKÜM: Asıl davanın reddi, birleşen davanın konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin

2014/95 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki asıl tasarıma ve faydalı modelden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat birleşen faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin plastik bayan etek askılarında yenilik adlı 2012/04446 sayılı faydalı model belgesinin ve ayrıca 2012/02535 numaralı endüstriyel tasarım tescilinin bulunduğunu, davalı tarafın ise faydalı model ve tasarım tescilinden kaynaklanan hakları ihlal eder nitelikte üretim ve satış yaptığını, bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek tasarım ve faydalı modelden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, davalı tarafın imal ve satışını yaptığı tecavüz konusu ürünlere ve üretim araçlarına el konulmasını, toplanmasını ve imhasını, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2 Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 2012/04446 numaralı faydalı model belgesinin yeni olmadığını, bu belgeye konu buluşun başvuru tarihinden önce Türkiye'de ve dünyada kullanıldığını, buluşa konu ürünün 09.03.2009 tarihinde satıldığını, bu ürüne ilişkin katalogların bulunduğunu, faydalı model konusu ürünlerin en az 5 yıldır üretilip satıldığını, tasarım tescil belgesine konu modelin kopyasının da Urhan Plastik Şirketi tarafından yıllardır sergilendiğini, tasarımın da yeni ve ayırt edici olmadığını savunarak faydalı model ve tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın dayandığı endüstriyel tasarım ve faydalı model belgelerinin yeni ve ayırt edici olmadığını, her iki tescil belgesi hakkında İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde 2014/95 E. sayılı hükümsüzlük davası açtıklarını ve birleştirme talep ettiklerini, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının tescil belgelerinin kötü niyetli olarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 24.06.2016 tarih, 2014/68 E., 2016/100 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının tasarımının, başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle tasarım hükümsüzlüğü talebinin reddine, davalı tarafın dava konusu ürünlerinin, davacının tasarım tescil belgesine konu tasarımıyla çok belirgin biçimde benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı gözünde her iki tarafın ürünlerinin görünüm olarak birbirinden ayırt edilmelerinin güç olduğu dolayısıyla davalı tarafın dava konusu elbise askısı modellerinin, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 48 inci madde gereğince tasarım tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, davalı tarafa ait dava konusu ürünlerin toplatılmasına, el konulmasına, ve karar kesinleştikten sonra imhasına, salt bu ürünleri üretmeye tahsis edilmiş üretim aracı tespit edilemediğinden üretim araçları yönünden el koyma ve imha taleplerinin reddine, davalının eyleminin davacının tasarım tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı tarafın dava konusu ürünleri üretmeye başladığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadarki dönem için 554 sayılı KHK'nın 52 nci maddesine göre davacının talep edebileceği lisans bedelinin 7.898,26 TL olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden maddi tazminata ve takdiren 7.500,00 TL manevi tazminata 14.03.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizle birlikte davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen davada; davanın kısmen kabulü ile, birleşen davada davalı adına tescilli 2012/04446 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, 2012/02535 sayılı tasarım tescil belgesi yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Onama Kararı

Dairemizin 23.05.2018 tarih, 2016/10299 E., 2018/3896 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmış, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince karar düzeltme yoluna gidilmiştir.

C. Karar Düzeltme Sonucu Bozma Kararı

Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2018/5161 E., 2020/5392 K. sayılı kararı ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin sair karar düzeltme isteği reddedilmiş, asıl davada davacı birleşen davada davalı adına tescilli 2012/02535 numaralı etek askısı tasarımının yatay yüzeyinde yer alan baklava deseninin hem mukavemet arttıran işlevsel özelliğinin bulunduğu, hem de ürüne görsellik kattığı gerekçesiyle tasarımın yeni olduğunun kabul edildiği, ancak 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki "Teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır." düzenlemesi uyarınca, tasarım korumasında işlevsellik koruma kapsamına dahil edilmemiş olup, işlevsel bir amaca hizmet amacıyla ortaya çıkmış görünümler de tasarım korumasının dışında olup, söz konusu unsurlar şartları varsa ancak patent veya faydalı model korumasıyla korunabileceği, somut olayda Mahkemece, tasarıma işlevsellik katan görsel unsurların tasarım koruması kapsamı dışında bırakılarak yeni ve ayırt edicilik konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiği, ayrıca 554 sayılı KHK’nın 45 inci maddesine göre, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçları geçmişe etkili olarak hüküm ve sonuç doğuracağından, Bakırköy 1. Fikrî Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/191 E. sayılı dosyasında verilen 14.11.2017 tarihli kararla yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle bu dosyada da dava konusu olan tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği tespit edildiğinden, Mahkemece gerektiğinde, 2017/191 E. sayılı dosya ve dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları da incelenip değerlendirilerek bir sonuca varılması gerektiğine işaret edilerek karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar sayılı kararı ile Bakırköy 1. Fikrî Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/191 E., 2017/220 K. sayılı kararı bütün olarak değerlendirildiğinde asıl davaya dayanak faydalı modal ve tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verildiği verilen kararın kesinleştiği hükümsüzlüğün baştan itibaren sonuç doğuracağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl davada davacılar birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda detaylı inceleme sonrasında davaya dayanak müvekkilinin tasarımının özgün bir tasarım olduğunun anlaşıldığını, 554 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi hükmü dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka açık şekilde aykırı olduğunu, tüm yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporlarında müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu, asıl davada davalı birleşen davada davacıya ait tasarımların taklit mahsülü olduğunun tespit edildiğinin belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davada tasarımdan doğan hakların ihlalinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin reddine ilişkin, faydalı modelden doğan hakların ihlalinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin reddine ilişkin, tasarımdan doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin reddine ilişkin, faydalı modelden doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin reddine ilişkin, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin, faydalı modelin hükümsüzlüğü talebine ilişkin, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olmak üzere ayrı ayrı 8 vekalet ücreti tayin edilmesi gerekmekte iken 4 vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, vekalet ücretlerine ilişkin olarak hükmün düzeltilerek her bir talep açısından ayrı ayrı olmak üzere 8 vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava; tasarıma ve faydalı modelden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, birleşen dava; faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

554 sayılı KHK’nın 45 inci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacılar birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Asıl dava; tasarıma ve faydalı modelden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, birleşen dava; faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Asıl ve birleşen davalarda davacıların, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olup, reddedilen istemlerin her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece asıl dava reddedilmiş ancak faydalı model ve tasarıma tecavüz yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmiş, faydalı model ve tasarımdan doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepleri yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş; yine birleşen davada faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Oysa, asıl davada tasarıma tecavüz, faydalı modelden doğan haklara tecavüz, tasarımdan doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebi ile faydalı modelden doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebi için ve ayrıca birleşen davada faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğü istemlerinin her biri için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekeceğinden, Mahkemece asıl davada davalı birleşen davada davacı hakkında asıl ve birleşen davada yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Asıl davada davacılar birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının asıl davanın hüküm fıkrasında yer alan "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi reddolunan FM tasarım tecavüz talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkarılarak yerine " Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi uyarınca reddolunan faydalı modele tecavüz talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin, reddolunan tasarıma tecavüz talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin, reddolunan tasarımdan doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin, reddolunan faydalı modelden doğan hakların ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle; birleşen davanın hüküm fıkrasında yer alan "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi uyarınca faydalı modelin hükümsüzlüğü talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin, tasarımın hükümsüzlüğü talebi yönünden hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacılar birleşen davada davalıya yükletilmesine,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararyargılamav.davacıreddinebozmadüzeltilerektemyizkararındavalıbirleşensonrakikararlarıbozmadandavadaonanmasınacevapincelenenmahkeme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim