Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5329
2024/2570
28 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/459 E., 2020/1220 K.
DAVALILAR: 1....
-
...
-
...
-
...
-
...
6.... vekilleri Avukat ...
- ...
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/202 E., 2018/564 K.
Taraflar arasındaki hisse devrinin yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı gerçek kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalılar şirket ve ... Hariç diğer davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 26.10.2015 tarihinden itibaren kayyım idaresinde olduğunu, davalı ...'in bu tarihten önce müvekkili olan şirketin yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğunu, kayyım atanması ile birlikte bu yetkisinin sona erdiğini, davalı şirketin 26.05.2015 tarihinde İngiltere'de kurulan bir İngiliz şirketi olduğunu, bu şirketin tek yönetim kurulu üyesi ... ve pay sahibinin ise İpek ailesinin diğer fertleri olduğunu, bu kişiler hakkında yürütülün çeşitli soruşturmalar neticesinde mal varlıklarına tedbiren el konulduğunu, davalı ...'in paravan bir şirket olarak kurulduğunu, bu şirketin 23.12.2016 tarihli ihtarname ile TMSF'ye bildirimde bulunarak 07.06.2015 tarihinde müvekkil şirketin hisselerinin ...'e pay satış sözleşmesi ile satıldığını, yapılan sözleşmeye göre Koza İpek Holding A.Ş.'nin cirolama yoluyla 31.08.2015 tarihinde İpek Investment'e devredildiğini, bu hususun şirket pay defterine kaydedilmesinin talep edildiğini, kaydedilmemesi halinde pay değeri kadar tazminat ödenmesinin istenildiğini, yapılan bu sözleşmenin hukuken yok hükmünde olduğunu, pay satışının hiçbir zaman resmileştirilmediğini, işlemin tamamen muvazaalı olarak mal kaçırmaya yönelik yapıldığını, tek amacın soruşturmaları işlevsiz hale getirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek 07.06.2015 tarihli pay satış sözleşmesinin yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığını, Koza İpek Grubu'nun global ve uluslararası bir şirket olarak yurtdışına açılma kararını önceki yıllarda aldığını, şirkete 26.10.2015 tarihinde kayyım atandığını, yani kayyım atanmadan 5 ay öncesinde davalı Ipek Investment Limited şirketinin kurulduğunu, müvekkillerinin Koza İpek Holding A.Ş.'de sahip oldukları hisselerinin % 100'ünü Ipek Investment Limited şirketine devredilmesi ve karşılığında aynı oranda Ipek Investment Limited şirketindeki hisselerini iktisap etmeleri amacıyla 07.06.2015 tarihli sözleşme tanzim ve imza ettiklerini, Koza İpek Grubu'na haksız ve hukuksuz olarak kayyımlar atandığını, davacı şirketinde bulunduğu tüm şirketlerin kontrolünün ele geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı şirket yargılamaya katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin yetki itirazında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı şirketin hisselerinin muvazaalı olarak satışının yapıldığına ilişkin işbu davada mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, dava konusu hisse satışının ve hisse alışının davalı ... tarafından hem kendi adına asaleten hem de diğer davalılar adına vekaleten yapıldığı ve davacı şirkete de temsil ve ilzam yetkisine dayanarak yönetim kurulu başkan sıfatıyla dava konusu 07.06.2015 tarihli sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmeyi imzaladığı iddia edilen kişilerin FETÖ terör örgütüne yardım ve yataklık iddiası ile bir kısmının tutuklu bir kısmının da yurt dışında olmaları nedeniyle sözleşmedeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının denetleme imkanın bulunmadığı, ayrıca ...'in tüm davalılar adına varlığı iddia edilen pay satış sözleşmesini imzalamasının taraflar arasındaki hukuki menfaatleri ihlal edici nitelikte olduğu gibi, halka açık sermayeli davacı Koza İpek Holding A.Ş.'nin hisselerinin bu şekilde satılmasının hukuken mümkün olmadığı, davalıların asıl amacının malvarlığının yurtdışına kaçırılması olduğu, şekil şartlarına uyulmadan böyle bir sözleşme yapılmasının sözleşmenin yok hükmünde sayılması için yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar arasında muvazaalı olarak Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmeler için öngördüğü şekil şartlarına aykırı olarak yapıldığı iddia edilen 07.06.2015 tarihli pay satış sözleşmesinin yokluğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı gerçek kişiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı gerçek kişiler vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk mahkemelerinin bu davaya bakmak için yargı hakkı ve yetkisinin bulunmadığını, zira dava konusu sözleşmede İngiliz mahkemelerinin yetkili kılındığını, taraf teşkili sağlanmadığını, ön inceleme duruşmasında karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığını, Mahkeme heyetinin tamamının davadan çekilmesi gerekirken hakimin reddi taleplerinin reddedildiğini, davacı şirkete kayyım atanmasına dair karara karşı Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerine yapılan başvuruların bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın sözleşmeden kaynaklanan bir dava olduğunu ve basit yargılama usulüne tabi olmadığını, yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasının savunma haklarının kısıtlanmasına neden olduğunu, davacı şirketin tüm hisselerinin nama yazılı olduğunu ve bu hisseleri temsilen hisse senetleri çıkarıldığını, kıymetli evrak niteliğindeki nama yazılı hisse senetlerinin mülke geçirilmesi içinde Türk Ticaret Kanunu uyarınca ciro ve teslim edilmesinin yeterli olduğunu, dava konusu olayda nama yazılı şirket hisselerinin tamamının 31.08.2015 tarihinde davalı şirkete ciro edilerek zilyetliklerinin aynı şirkete geçirildiğini, hali hazırda tüm orijinal hisse senetlerinin davalı şirketin avukatlarında muhafaza edildiğini, şirket hisselerinin devrinin hukuka uygun olarak gerçekleştiğini, bu devirden önce bir sözleşme yapılmışsa da bu hisse devir sözleşmesinin Türk hukukunda herhangi bir şekle tabi olmadığını, bu nedenle mahkemenin dava konusu sözleşmenin yokluğuna hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, muvazaa olmadığı gibi, ispat yükü üzerilerinde olmamasına rağmen dava dosyasına sunmuş oldukları bu durumu ispatlar nitelikteki delillerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ve dava konusu sözleşmede muvazaa olduğu sonucuna bir şekilde, hangi delillere dayanarak varıldığının gerekçeli kararda belirtilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar, dava konusu sözleşmenin 8. 9 ncu maddesinde sözleşme tahtında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde İngiliz Mahkemelerinin görevli olacağı düzenlenmiş ise de; Öncelikle her sözleşme olduğu gibi milletlerarası yetki şartı bulunduğu ileri sürülen sözleşmelerde de geçerli bir iradenin bulunup bulunmadığına ilişkin genel kuralların da belirleyici olacağı, dava yetki sözleşmesinin de dahil olduğu sözleşmenin muvazalı olduğu iddiasına dayalı bulunduğuna ve muvaazannı tespiti istenildiğine göre bu hükmün olmadığı haldeki yetki koşullarının gözetilmesi gerektiği, somut olayda davalıların dayandığı sözleşmenin 8. 9 maddesinde "İngiltere Mahkemeleri" ibaresi kullanımış olduğundan somut bir mahkemenin belirtilmediği ve bu durumda da bu yetki koşulunun geçersiz olduğu, davalı ... tarafından dosya davacısı Koza İpek Holding A.Ş.'ye karşı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/217 E., 2016/259 K. sayılı dosyasında davacı şirketin genel kurul toplantısının yapılması ve davacı şirkete kayyım atanması talebi ile açtığı davanın dava tarihi 09.03.2016 olup, anılan davanın davalı ... tarafından davacı şirketin ortağı sıfatıyla açıldığı ve dava konusu olan 07.06.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin bir beyanda bulunulmadığı; yine dosyamız davalıları ..., ..., ... ve ... tarafından davacı şirkete hitaplı Ankara 18. Noterliğinin 09.01.2017 tarihli 1183 yevmiye no'lu ihtarnamesinde, davalı ... tarafından davacı şirkete hitaplı Ankara 24. Noterliğinin 30.12.2016 tarihli 43506 ve 43507 yevmiye no'lu, 03.11.2016 tarihli 33285 yevmiye no'lu ve 03.11.2016 tarihli 33285 yevmiye no'lu ihtarnamelerinde, dosyamız davalısı ... tarafından dava dışı ... ve arkadaşlarına hitaplı Ankara 18. Noterliğinin 18.02.2016 tarihli 9400 yevmiye no'lu ihtarnamesinde davalı gerçek kişilerin kendilerini davacı şirketin gerçek sahibi ve yöneticisi olarak tanımlayarak davacı şirketin iş ve işlemlerine ilişkin hak ve yetkilerinin bulunduğunu bildirdikleri ve davacı şirketle ilgili bir kısım işlemler yönünden talepte bulundukları söz konusu ihtarnamelerde dava konusu 07.06.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı; ayrıca davalı ... tarafından düzenlenen 18.02.2016 tarihli 9400 yevmiye no'lu ihtarname ekinde bulunan 19.02.2016,19.02.2016 ve 25.02.2016 tarihli vekaletnameler ile davalılardan ..., ... ve ...'in davacı şirketin 2016 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında kendilerini temsil etmek üzere dava dışı Efsun Ünal, Enver Duman ve Şaban Yörüklü'yü vekil tayin ettikleri, böylelikle davacı şirketin 2016 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına katılmak konusunda şirket ortağı olarak hak iddiasında bulundukları; davacı şirketin, davalılar ..., ... ve ...'in katıldığı 15.06.2015 tarihli yönetim kurulu kararında davacı şirket hisselerinin davalı şirkete devrine ilişkin herhangi bir gündem maddesinin yer almadığı; davacı şirketin 25.06.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacı şirketin ana sözleşmesinin tadiline ilişkin kararlar alındığı davacı şirket hisselerinin davalı şirkete devrine ilişkin herhangi bir açıklama ya da karara yer verilmediği, dosyamız davalıları gerçek kişilerin genel kurul toplantısında şirket ortağı sıfatıyla asaleten ve vekaleten temsil edildikleri; dava konusu 07.06.2015 tarihli sözleşmede davacı şirketin adresi "İstanbul Yolu 10.km No:310" şeklinde yazılmış ise de, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacı şirketin dava konusu sözleşmenin düzenlenme tarihindeki adresinin "Necatibey Cad. No:56/B Altındağ/ANKARA" olup, şirket adresinin 26.07.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği üzere "Uğurmumcu Mah. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı (İstanbul Yolu) 10.km No:310 Yenimahalle/ANKARA" olarak değiştirildiği; aynı şekilde davalı şirketin sözleşmedeki adresi "Holland House 4 Bury Street Londra, EC3A 5AW İngiltere" olarak yazılmış ise de dosyada mevcut davalı şirketin kuruluşuna ilişkin belgelerin incelenmesinde davalı şirketin 26.05.2015 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğinde kayıtlı ofis adresinin "99 Gray's Inn Road, Londra, Birleşik Krallık, WC1X8TY" olarak belirtildiği, davalı şirket adresinin 06.12.2016 tarihinde yapılan başvuru sonucunda "Suite GF7B Holland House 4 Bury Street Londra Birleşik Krallık EC3A 5AW" olarak değiştirildiği dosyada mevcut belgelerle tespit edilmekle; davalı gerçek kişilerin dava konusu sözleşmede sözleşmenin düzenlenme tarihi olarak yazılı 07.06.2015 tarihinden sonra müteaddit defa davacı şirket ortağı ve temsilcisi sıfatıyla davacı şirkete ve dava dışı kişilere ihtarname gönderip dava açmaları, 07.06.2015 tarihinden sonra davacı şirketin 2016 yılında davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için şirket ortağı sıfatıyla talepte bulunmaları ve yapılmasını talep ettikleri 2016 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında kendilerini temsil etmeleri için üçüncü kişilere vekaletname vermeleri, dava konusu sözleşmede yazılı davalı ve davacı şirket adreslerinin sözleşmede yazılı 07.06.2015 tarihi itibariyle şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olmayıp, sözleşme tarihinden sonra davacı şirketin 26.07.2016 tarihli tescil ve ilan edilen, davalı şirketin de 06.12.2016 tarihinde değiştirilen adresleri olması ve sözleşmenin adi yazılı olup, taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu sözleşmenin düzenleme tarihinin sözleşmede yazıldığı gibi 07.06.2015 tarihi olmayıp en erken davalı gerçek kişilerce davacı şirkete hitaplı en son 09.01.2017 tarihli ihtarname tarihinden sonraki bir tarihte imzalandığı kanaatine varılmış, davacı Koza İpek Holding A.Ş. ve holding bünyesinde bulunan diğer şirketler ile davalı ...'in ortak olduğu şirketler ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2014 yılında 2014/119687 Soruşturma no'lu dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 D. İş sayılı kararı ve müteakiben ek karar ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nın 133. maddesi uyarınca davacı şirket bünyesindeki tüm şirketlere kayyım atanması ve davacı şirket yönetiminin bu tarihten itibaren kayyıma devredilmesi, davalı gerçek kişilerin davacı şirketteki tasarruf yetkilerinin kısıtlanması ve haklarında terör soruşturması yürütülmesi hususları gözetildiğinde davalıların, haklarında devam eden ceza soruşturması sırasında verilen Sulh Ceza Hakimliğinin el koyma ve kayyım atama kararını ve suç soruşturmasını etkisizleştirme amacıyla ve davacı şirketteki tasarruf yetkileri kısıtlandığından mal kaçırmaya yönelik olarak tamamen muvazaalı bir şekilde imzaladıkları anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı gerçek kişiler vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı gerçek kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı gerçek kişiler vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalılar tarafından davacı Koza İpek Holding A.Ş.'nin hisselerinin satışına ilişkin 07.06.2015 tarihli pay satış sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı gerçek kişilerce temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02