Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6294

Karar No

2024/2547

Karar Tarihi

28 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1241 Esas, 2022/689 Karar

DAVALILAR: 1 Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

2 .... vekili Avukat ...

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/167 E., 2019/515 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin özel/02310 sayılı “KÜTAHYA PORSELEN” markasının sahibi olduğunu, 1970 yılından bu yana markayı kullanmakta olduğunu, davalı tarafın “TULU PORSELEN KÜTAHYA” şeklinde gerçekleştirdiği marka başvurusunun, müvekkilinin meşhur ve maruf hale getirdiği markaları ile benzer olduğunu, davalının başvurusunun 21 inci sınıf emtiayı kapsadığını, nihai tüketicide markaların iltibas yaratacağını, müvekkilinin onlarca tescilli ve tanınmış markasının esas unsuru olan “KÜTAHYA” ibaresi ile oluşturulmuş seri markalarının bulunduğunu, tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, görsel, fonetik, anlamsal, okunuş ve işitsellik açısından müvekkilinin tanınmış seri markası niteliğinde markalar ile ilişkilendireceğini, müvekkilinin sektöründe uzun zamandır bilinen ve kabul görmüş varlığını tali unsurlara değil “KÜTAHYA” ibaresine borçlu olduğunu, bu sebeple dava konusu markanın da müvekkilinin markası ile seri marka algısı yaratacak nitelikte olduğunu, davalının fiili kullanımları ile ilgili olarak davalı aleyhine Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/268 E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda “KÜTAHYA” hakim unsurlu müvekkili markaları ile davalının kullanımlarının iltibas teşkil ettiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin markaları ile iş bu dava konusu markanın da benzer olduğunu, dava konusu markanın hem müvekkilinin markaları hem de tescilli ticaret unvanı ile iltibas yaratacağını, markaların emtia kapsamının da aynı olduğunu, davalının aynı zamanda kötü niyetli olduğunu iddia ederek YİDK'nın 2018 M 619 sayılı kararının iptaline ve davalı adına başvurusu yapılan markanın tescil edilmesi hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının “KÜTAHYA” kelimesinin sadece kendisine ait olduğu yanılgısında bulunduğunu, bir şehir adının ancak yan ek ya da yardımcı unsur olarak kullanılabileceğini, davacının markaları hakkında verilen yargı kararlarında “Kütahya” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacak bir ibare olduğunun vurgulandığını, buna dair mahkeme kararlarını dosyaya sunduklarını, davacının itirazlarına dayanak gösterdiği her bir marka ile müvekkilinin markasının farklı olduğunu, tüketiciyi yanıltacak en ufak bir benzerlik dahi bulunmadığını, davacının tanınmış markasının görseli ile de müvekkilinin markasının bir ilgisi olmadığını, müvekkilinin bir Kütahya firması olması nedeniyle bu ibareyi kullanmasının en ufak bir yanılgı yaratmayacağını, davacının tek başına “KÜTAHYA” şeklinde bir markasının zaten bulunmadığını, müvekkilinin 1995 yılında çini ve seramik ticari ile faaliyetlerine başladığını, 2012 yılından beri porselen üretimi yaptığını, markalar arasında görsel unsurlar açısından hiçbir benzerlik bulunmadığını, “Kütahya” ibaresini kullanan firmaların davacının itibarından yararlanmak gibi bir amacı olmadığını, müvekkilinin markasının özgün bir marka olduğunu, “TULU” ibaresinin asli unsur olarak akılda kalıcı bir niteliğinin bulunduğunu, davacının bu ibareye benzer bir markasının olmadığını, davacı markasının tanınmış olmasının bu sonucu değiştirmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu marka kapsamında 21 inci sınıfta yer alan ve genellikle ev içi kullanıma uygun dayanıklı tüketim eşyaları olarak sınıflandırılabilecek emtia ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan emtia arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişki mevcut olduğu, dava konusu markanın bütününe hakim unsurların “TULU” ve “PORSELEN” ibareleri olduğu, sırasıyla siyah ve kırmızı renkle yazılmış bu ibarelerin alt kısmında, anılan iki kelimeye göre son derece küçük bir şekilde yazılmış “KÜTAHYA” ibaresinin yer aldığı, Arapça kökenli bir kelime olduğu görülen “TULU” ibaresinin “güneşin doğması, doğuşu” gibi bir anlama geldiği, “porselen” ibaresinin niteliği itibariyle ilgili emtia grubunda cins vasıf bildiren bir ürün/sektör adı olduğu, “KÜTAHYA” ibaresi ise ülkemizdeki şehirlerden birisi olduğu, bu bağlamda dava konusu markada ön planda olan ve markasal nitelik gösteren öncelikli unsurun “TULU” kelimesi olduğu, markadaki sair unsurların tali nitelikte olduğu, taraf markalarının ortak olarak içerdikleri “KÜTAHYA” ve “porselen” ibarelerinin nitelik itibariyle zayıf ayırt edici unsurlar oldukları, dava konusu markada “KÜTAHYA” ibaresinin kullanım biçimi, tüketiciye ürünün menşei noktasında mesaj verme amacı taşımaktan ibaret olduğu, zayıf ibarelerdeki ortaklıkların her durum ve koşulda markalar arasında iltibasa neden olacağının peşinen kabul edilemeyeceği, dava konusu markada “KÜTAHYA” ibaresinin çok açık bir şekilde tali nitelikte ve tüketiciye markanın kullanılacağı ürünlerin menşei noktasında mesaj verir mahiyette kullanıldığı, her ne kadar davacının “KÜTAHYA PORSELEN” markası yıllara sair kullanım neticesinde yüksek bir ayırt edicilik kazanmış ise de bu ayırt ediciliğin markanın bütününe hakim unsurlar ile birlikte mevcut olduğu, başka bir ifadeyle başlangıçta zayıf nitelikteki bir markaya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırıldığında dahi bu ayırt ediciliğin sınırlarının, yaratılmış, özgün, orijinalliği yüksek markalar gibi olmayacağı, dolayısıyla tanınmışlığın iltibas değerlendirmesindeki sonucu değiştirmeyeceği, davalının fiili kullanımlarında “KÜTAHYA PORSELEN” ibaresini bir bütün olarak ön plana çıkarmış olmasının farklı bir ihlâl hali olarak değerlendirilebileceği, ancak iş bu dosya kapsamındaki değerlendirmenin başvuru konusu edilen görsel bakımından incelenmesi gerektiği, nihayetinde taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak bir benzerliğin mevut olmadığı, 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının somut uyuşmazlıkta meydana gelmediği, kötü niyetli başvuruda bulunulduğuna dair delilin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanın müvekkilinden, tanınmış markasından, “Kütahya Porselen” ibareli ve sair markalarından haberdar olmasına rağmen iş bu huzurdaki dava konusu marka müracaatını gerçekleştirdiğini, yalnızca bir marka yönünden değil davalının birden fazla ve takip eden müvekkili markaları ile iltibas teşkil eden tescil başvurularının kötü niyetini ortaya koyar nitelikte olduğunu, müvekkili firmanın tescilli markasının, adına tahsis edilmiş alan adının esas unsurunun “Kütahya” ibaresi olduğunu, müvekkilinin “Kütahya Porselen” ibareli tescilli tanınmış markasının ve sair markalarının ayırt edici unsuru olan Kütahya ibaresini sektörde 1970 yılından bu yana kullanmak ile nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hâle getirdiğini, davanın reddi yönünde ittihaz edilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, “tulu porselen kütahya” ibareli markanın müvekkili firmanın seri markası ile iltibas yaratacağını, markanın müvekkili firma ile özdeşleştiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın ayırt edici ve ön planda olan ibaresinin Mahkemenin hatalı tespitinin aksine “Kütahya” olmakla “tulu” ibaresinin tali nitelikte olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin başvurusuna konu markanın "Tulu Porselen KÜTAHYA" ibaresinden oluştuğu, “porselen” ibaresinin niteliği itibariyle ilgili emtia grubunda cins, vasıf bildiren bir ürün/sektör adı olduğu, “KÜTAHYA” ibaresinin ise Ülkemizdeki şehirlerden birisi olduğu, bu bağlamda dava konusu markada ön planda olan ve markasal nitelik gösteren öncelikli unsurun “TULU” kelimesi olduğu, taraf markalarının ortak olarak içerdikleri “KÜTAHYA” ve “porselen” ibarelerinin nitelik itibariyle zayıf ayırt edici unsurlar oldukları, dava konusu markada “KÜTAHYA” ibaresinin kullanım biçimi, tüketiciye ürünün menşei noktasında mesaj verme amacı taşımaktan ibaret bulunduğu, davacının “KÜTAHYA PORSELEN” markasının kullanım neticesinde yüksek bir ayırt edicilik kazandığı belirlenmiş ise de, bunun iltibas değerlendirmesindeki sonucu değiştirmeyeceği, davalının fiili kullanımlarında “KÜTAHYA PORSELEN” ibaresini bir bütün olarak ön plana çıkarmış olmasının farklı bir davanın konusunu oluşturacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinaf“tulu”kararımahkemesikütahya"derece“tulutürkpatenttemyizvı.kütahya”“porselen”porselen”onanmasınacevap“kütahyaporselen“kütahya”

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim