Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6441
2024/2532
27 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/483 Esas, 2022/625 Karar
DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
HÜKÜM: Davanın feragat nedeniyle reddine (Kurum kararının iptali yönünden)
Karar verilmesine yer olmadığına (Markanın hükümsüzlüğü yönünden)
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/289 E., 2022/2 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Kurum kararının iptali yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle Kurum kararının iptali yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1960'lı yıllarda ihdas ederek kullandığı TÜRKPATENT nezdinde ilk tescilini 1968 yılında gerçekleştirdiği 23.05.1991 tarih ve 127688 no ile tanınmış marka belgesini haiz “VİTRA” ibareli markanın ve çeşitli sınıflarda tescilli “VİTRA” esas unsurlu 141 adet seri markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan "VİTRA" ibaresi ile iltibasa yol açacak derecede benzer nitelikteki "VİSTA" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/67625 sayılı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 18.04.2019 tarih ve 2019/M 3358 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında ise davacı vekili 18.11.2021 tarihli sulh sözleşmesini sunmuş ve 17.01.2022 tarihli duruşmada da YİDK kararının iptali açısından davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragatin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 ve 311 inci maddeleri uyarınca davayı sona erdiren hallerden olmakla YİDK kararının iptali açısından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, hükümsüzlük talebi yönünden açılan davanın ise taraflar arasında düzenlenen 18.11.2021 tarihli sözleşme hükümleri aynen uygulanarak hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tarifede öngörülen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesinin doğru olmadığını, öte yandan müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerekirken diğer davalıdan tahsiline karar verilmesinin de doğru bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağının düzenlendiği, yine AAÜT'nin 6 ncı maddesinde; uyuşmazlığın, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi halinde ise tamamına hükmolunacağının belirlendiği, somut olayda ön inceleme duruşmasından sonra davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu durumda yukarıda belirtilen hükümlere göre her iki davalı için tam ve tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, taraflardan biri bu hakkından vazgeçmiş olsa dahi diğer davalı lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesini haklı kılacak bir düzenleme olmadığı, diğer yandan 6100 sayılı Kanun'un 312 nci maddesi uyarınca, feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle davalı TÜRKPATENT'in tarafı olmadığı ve davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sulh sözleşmesindeki hüküm gereğince, davacı aleyhine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninden hüküm kurularak YİDK kararının iptali istemli davanın feragat nedeniyle reddine, hükümsüzlük istemli dava yönünden ise taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin aynen uygulanarak hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı TÜRKPATENT kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 7.375,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TÜRKPATENT'e verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sulh protokolü uyarınca davalının TÜRKPATENT nezdindeki VİSTA ibareli marka başvurusundan feragat ettiğini, müvekkilinin de TÜRKPATENT'e karşı açtığı davadan feragat ettiğini ve sulh protokolünü sunarak bu protokole göre davanın karara bağlanmasını talep ettiklerini, kendisine karşı davadan feragat edilen TÜRKPATENT'in protokole ve davanın protokole göre karara bağlanması taleplerine herhangi bir itirazı bulunmadığını, böylece ilk derece mahkemesince davanın protokole uygun olarak karara bağlandığını, zira protokolün 4'üncü maddesi uyarınca işbu dava nedeniyle doğabilecek vekalet ücretinin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sulh protokolü kapsamında vekalet ücretinin diğer davalı şirkete yüklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2016/67625 sayılı ve VISTA ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının çeşitli sınıflarda tescilli “VİTRA” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 18.04.2019 tarih ve 2019/M 3358 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Yargılama sorasında YİDK kararının iptali talebinden feragat edilmiştir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 6100 sayılı Kanun'un 312 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02