Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6120

Karar No

2024/2530

Karar Tarihi

27 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/472 Esas, 2022/1049 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

MAHKEMESİ: Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu Bursa ili Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi 3953 ada 11 parsel sayılı 80/680 arsa paylı 2 ve 4 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalı banka tarafından konulmuş 225.000,00 TL bedelli ipotek olduğunu, söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi için davalı tarafından icra takibi başlatıldığı, takip sırasında ve açılan davalarda yapılan tüm taleplere rağmen satışın durdurulabilmesi ve ihalenin feshinin sağlanmasının mümkün olmadığını, taşınmazın 27.02.2015 tarihinde yapılan açık artırmada 158.000,00 TL'ye 3. bir kişiye satıldığını, ihalenin feshine yönelik davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği, müvekkilinin 26.12.2017 tarihinde davacı ...'e vasi olarak atandığını, bu nedenle davacının taşınmazı üzerine tesis edilen ipoteğin, malikin hukuki işlem ehliyetinin olmaması nedeniyle hukuken geçerliliği olmadığını, ayrıca ipoteğin fekki için açılan davada mahkemece kısıtlının Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, düzenlenen raporda ise kısıtlı ...'in olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede Demansiyel Sendrol denilen bunama halinin saptandığını, ancak davalı banka tarafından hukuki geçerliliği olmayan ipoteğe istinaden başlatılan takipte taşınmazın satılarak paraya çevrildiği bu şekilde davacının mağdur olmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek 158.000,00 TL nin 27.02.2015 ihale tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki ipoteğin hukuka uygun olarak konulduğunu, davacıya vasi atamasının ipotek işleminden sonra 26.12.2014 tarihinde gerçekleştiğini, davacının kredi çekme kabiliyetine sahip olup da ipoteğin hukuka aykırı olduğunu iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının eşi tarafından ipoteğe muvafakat verildiğini, ipotek işleminin resmi memur önünde yapıldığını, iyi niyetli üçüncü kişi ve bankanın iyi niyetinin korunması gerektiğini, davacının kötü niyetli davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı/kısıtlının ipotek tesisinin ve satış işlemlerinin yapıldığı tarihlerde fiil ehliyetine haiz olmadığı, bu doğrultuda yapılan ihalenin ve öncesinde icraya konu ipotek işleminin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda hesaplanan ihale tarihindeki değeri üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde ipoteğin hukuka uygun olarak kurulduğunu, ipotek işleminden sonra davacıya vasi atanmasının ipoteği geçersiz kılmadığı, ipotek işlemine davacının eşinin muvafakat verdiğini, davalının iyi niyetli olup davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, ipotek akdinin kurulduğu tarihte hukuki fiil ehliyetine sahip olmadığından ipotek akdinin geçersiz olduğunu, ipotekli taşınmazın satılmış olması nedeni ile tespit edilen rayiç değerin tazminat olarak kabul edilmesinin doğru olduğunu, davacının kredi çekmediğini, ipoteğin üçüncü kişinin kredi borcu için verildiğini, geçersiz olan akte davacının eşinin muvafakat vermesinin akti geçerli hale getirmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi sonucunda satılan taşınmazın, ipoteğin hukuki geçerliliği olmadığı iddiasına dayalı olarak, bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim