Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5864

Karar No

2024/2529

Karar Tarihi

27 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1229 Esas, 2022/701 Karar

DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...

2 Türk Patent ve Marka Kurumu TÜRKPATENT)

vekili Avukat ...

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/171 E., 2020/183 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1847 yılında Berlin’de kurulan müvekkili şirketin günümüzde dünyanın lider ve en tanınmış teknoloji şirketlerinden biri olarak kabul edildiğini, müvekkilinin SIEMENS markasını ve SIEMENS ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden markalarını Türkiye dahil çok sayıda ülkede tescille koruma altına aldığını, SIEMENS markasını, Türkiye’de ve tüm dünyada kuruluşundan bu yana yoğun olarak kullandığını ve bu markayı bugünkü yüksek tanınmışlık seviyesine ulaştırdığını, davalı şirketin 2013/82387 sayılı “Siemed tıbbi sistemler” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini, davalı başvurusunun müvekkilinin SIEMENS markaları ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin endüstri, enerji, ulaşım ve sağlık alanlarında faaliyet gösterdiğini, SIEMENS ibaresinin tanınmış marka olmasının yanı sıra müvekkilinin çok eski tarihli ticaret unvanı olduğunu, bu ticaret unvanının da Türkiye’de tescil mecburiyeti olmaksızın aynı ve benzeri ibarelere karşı koruma altında bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin SIEMENS markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu, SIEMED ibaresinin markasal kullanımına karşı açtıkları davanın kısmen kabul edilerek SIEMED ibaresinin müvekkilinin tanınmış SIEMENS markası ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle SIEMED ibareli marka ve alan adı tescillerinin terkinine karar verildiğini, markaların kapsamlarındaki hizmetlerin aynı sınıfa dahil, birebir aynı ve doğrudan alakalı hizmetler olduğunu, başvuru sahibinin hükümsüzlüğüne karar verilen 2009/23919 sayılı marka tescilinin de 40. sınıfı kapsadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markasının ayırt edici karakterine zarar vereceğini, müvekkilinin markasının sulandırılmasına sebep olacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2015 M 1107 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın, temyiz aşamasında müvekkili lehine bozulduğunu, müvekkilinin 2008 yılında kurulduğunu ve davacının sektördeki tekelci eylemleri karşısında başarı elde eden tek firma olduğunu, davacının tekel yaratma konusundaki haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile ilgili olarak Rekabet Kuruluna şikayette bulunduklarını ve yapılan inceleme neticesinde davacının idari para cezasına çarptırıldığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin 2008 yılından bu yana ticaret unvanı ve markasal olarak kullandığı “siemed” ibaresini piyasada kabul ettirmeyi başardığını, müvekkilinin uzun yıllar boyunca davacı ile ticari faaliyetler sürdürdüğünü, dava konusu yapılan 40. sınıftaki hizmetlerin tüketicilerinin, hastane doktorları, hastanelerde görev alan üst düzey idari personel, başhekim gibi ihtisas sahibi kişilerden oluştuğunu, başvurularının kötü niyetli gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların soyut ve afaki olduğunu, davacı markalarının tanınmış olmasının farklı emtia sınıflarında farklı bir işaret olarak tescilli olan müvekkili markasının hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait SİEMED TIBBİ SİSTEMLER+Şekil ibareli başvuru ile davacıya ait SIEMENS ibareli markaların benzer olması nedeniyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının SIEMENS ibareli markalarının tanınmış marka statüsünde bulunduğu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğu, YİDK'in 05.03.2015 tarih 2015 M 1107 sayılı kararının, davacının itirazının kısmen reddi ile ilgili kısım yönünden yerinde olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2015 M 1107 sayılı kararının davacının itirazının kısmen reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2013/82387 sayılı SİEMED TIBBİ SİSTEMLER+ŞEKİL ibareli markanın 40 ıncı sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, zira başvuru kapsamında kalan 40 ıncı sınıf hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşullarının da gerçekleşmediğini, başvurunun kötü niyetli olduğu yönündeki tespitin de hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf marka işaretleri benzer olmadığı gibi marka kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında da benzerlik bulunmadığını, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların bulunmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SİEMED TIBBİ SİSTEMLERİ+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SİEMENS" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 40. sınıftaki hizmetler yönünden556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, bunun yanında, davacı markalarının tanınmış oldukları ve dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 40 ıncı sınıf hizmetlerin tamamı bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğu, nitekim davacı ile davalı Şirket arasında İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada da aynı sonuçlara ulaşıldığı ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/4237 E., 2019/5826 K. sayılı ilamı ile onandığı, öte yandan İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin kabulünde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı TÜRKPATENT ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, taraf marka işaretleri benzer olmadığı gibi marka kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında da benzerlik bulunmadığını, taraf markaların telaffuzlarının da göz önünde bulundurulduğunda bariz farklılığın bulunduğunu, müvekkil tarafından sunulan hizmetlerin nitelikleri ve bu hizmetlerin yararlanıcılarının ortalama bir tüketicinin gündelik hayatında her zaman yararlandığı sıradan bir hizmet olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların bulunmadığını, davacının tanınmış marka olması bu tanınmışlığın 40 ıncı sınıftaki emtialara her koşulda sirayet edeceği anlamına gelmediği, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  3. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinaf"siemens"kararımahkemesiderecetürkpatenttemyizvı.kararınsistemler+şekilsiemedonanmasınacevap"siemedsıemedincelenensıemenstıbbi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim