Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6111

Karar No

2024/2527

Karar Tarihi

27 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2589 Esas, 2022/838 Karar

HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/1352 E., 2019/1469 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil bankanın Kütahya şubesi ile dava dışı Acar Gıda Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bursa 14.İcra Müdürlüğünün 2018/3526 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Kütahya mahkemeleri olduğunu, kefaletlerinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Acar Karavan Gıda İnş. Mad. Tem. Teks. İth. İhr. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı şirkete kullandırılan krediler gereğince borcun ödenmediği, kefil olan davalının takip konusu alacak yönünden davacı bankaya toplam 3.860.996,10 TL tutarında borçlu bulunduğu ve itirazında haksız olduğu, ayrıca kredi sözleşmesindeki doğmuş ve doğacak borçlardan sorumlu olmayı kabul eden davalı kefilin çek bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduğu, ayrıca davacı bankaca uygulanan faiz oranlarının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, takip tarihi itibarıyla alacak likit olup, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/3526 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 3.308.363,07 TL asıl alacak, 524.990,89 TL işlemiş faiz, 26.249,54 TL %5 BSMV, 1.392,60 TL protesto masrafı olmak üzere 3.860.996,10 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek %39 faiz ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ait istemin reddine, alacak likit olduğundan, hüküm altına alınan alacak miktarının % 20 si üzerinden hesaplanan 661.672,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 22.400,00 TL gayri nakdi kredinin davalı tarafından davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme emri ve bilirkişi hesaplaması arasındaki 183.970,95 TL farkın; faiz hesaplaması farklılığından kaynaklandığı, Kredi Genel Sözleşmelerinin 12 nci maddesinde; “Banka vadesinde ödenmeyen anapara (nakde dönüşen gayri nakdi krediler dahil) ile hesaba tahakkuk ettirilmiş olan fakat zamanında ödenmeyen faiz, komisyon ücret, masraf, fon kesintisi, vergi ve diğer eklentileri ister tahakkuk ettikleri hesapta, isterse ayrı bir hesapta takip edilsin, bunlardan oluşan meblağa, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın %50 sinin (yüzde ellisinin) ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahiptir.” yetkisi yer almakta olduğu, 24.06.2019 tarihli raporda bilirkişice yapılan hesaplamada 12.02.2018 20.03.2018 tarihleri arasında asıl alacağa %15,48 akdi faiz işletildiği görülmekle birlikte yukarıda belirtilen kredi genel sözleşmelerinin 12 nci maddesinin dikkate alınmadığı, akdi faiz oranının banka tarafından %26 olarak hesaplandığı, 19.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda, itirazlarımızda belirtilen 21.02.2018 tarihi itibariyle sağlanan 146.025,86 TL tutarındaki tahsilat dikkate alınarak yeni bir hesaplama yapılmakla birlikte, söz konusu hesaplamada itirazlarımızda belirtildiği üzere, kredi genel sözleşmelerinin 12 nci maddesinin dikkate alınmadığı, akdi faiz oranı olarak yine % 15,48 dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, yerel mahkemece 02.07.2019 ve 25.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmeden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönde kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde ve aşamalardaki bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde tarihli faiz genelgesine göre ticari kredilerde ve kısa vadeli ticari kredilerde %26 akdi faiz oranının uygulanması gerektiğini iddia etmekte olup, bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi tarafından sunulan ve hükme esas alınan 19.08.2019 tarihli raporda; banka tarafından sunulan ödeme planında belirtilen aylık 1,29 akdi faiz oranı esas alınmak suretiyle temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesabı yapılırken yıllık %15,48 oranını esas alınmış olup bu yön itibari ile hesaplamada usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına,

  1. Yine davacı vekilinin, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi 12 nci maddesinde uygulanması gereken temerrüt faiz oranı bankaca borçlu cari şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %50 si fazlası üzerinden hesaplanacak olduğu istinaf itirazlarına gelindiğinde ise; davacı banka tarafından 13.11.2013 tarihli bildirimde belirlenen %26 faiz oranının fiilen uygulandığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, sadece TCMB'ye bildirdiği azami oranları sunduğu ve temerrüt faizi oranının tespitinde kullanıldığı, hesaplamanın bu yönü ile yerinde olmadığı ancak bu konuda, davalının karara karşı herhangi bir istinafı bulunmadığı gibi istinafa gelen davacı aleyhine bir inceleme yapılamayacağına,

  2. Bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranı davacı banka tarafından Merkez Bankasına bildirilen faiz genelgesinde belirtilen %26 en yüksek cari faiz oranı esas alınarak yukarıda anılan sözleşme hükmü gereğince %39 olarak tespit edilmiştir. Davacı yan icra takibinde %39 temerrüt faizi talep ettiği gibi kat ihtarında uygulanacağını bildirdiği temerrüt faiz oranı da %39 dur. Hesap kat ihtarının tebliği ve bekleme süresinin ilavesi ile tespit edilen temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında geçen süre için davacı banka %39 temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak işlemiş temerrüt faiz alacağı talep edebilecek olup yerel mahkemece bu oran üzerinden hüküm kurulmuş olup kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190, 200, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim