Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5455
2024/2521
27 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/583 Esas, 2023/301 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı Banka çalışanı dava dışı Mehmet Tekke'nin yönlendirmesi ile parasını altına endeksli likit fona yatırdığını, ancak aynı kişinin fon alım satımında ve işlemlerin yapılmasında kullanılacağı bahanesiyle müvekkilinden imzalı boş dekontlar aldığını, bu kişi hakkında banka müşterilerinin hesaplarındaki paraları zimmetine geçirdiği isnadı ile kamu davası açıldığını, anılan personelin ceza soruşturması ve müfettiş incelemesi sırasındaki ifadelerinde müvekkilinin hesabından da zimmetine 35.000,00 TL geçirdiğini itiraf ettiğini, davalı Banka'nın adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının işbu davayı açmadan önce hesabında bulunması gereken 35.800,00 TL'nin olmadığını belirterek hesap hareketlerinin incelenmesini istediğini, bankaca yaptırılan bilirkişi incelemesinde 8.473,00 TL tutarlı havale dekontundaki imzanın davacıya ait olmadığının, bunun dışındaki diğer dekont ve havale talimatlarındaki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davadan önce davacıya 8.743,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davacının hala 35.000,00 TL talep etmesinin anlaşılamadığını, davacının boş dekonta imza attığı iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının gönderilen hesap ekstrelerine itiraz etmediğini, müvekkili Banka çalışanı ile davacı arasında Banka düzeni dışında özel bir para alım ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, istenen faizi de kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.02.2012 tarih, 2010/52 E. ve 2012/47 K. sayılı kararı ile Ceza Mahkemesince davalı banka personelinin birçok müşterinin hesaplarından zimmetine para geçirdiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararda davacının zimmet olunan parasının 35.800,00 TL olduğunun maddi vaka olarak saptandığı, bir olayın nasıl olduğuna ilişkin kesinleşen Ceza Mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, buna göre Ceza Mahkemesi kararıyla saptanan tutar kadar bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 35.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.05.2013 tarih, 2012/8563 E. ve 2013/9024 K. sayılı kararıyla "1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 Ancak, dava, bankacılık işlemi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ceza mahkemesince verilip kesinleşen kararın o konuda hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bağlayıcı olduğu kabul edilen ve davalı banka çalışanı Mehmet Tekke'nin mahkumiyetine ilişkin olduğu anlaşılan Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/4 esas sayılı dosyasında verilen kararın, işbu temyize konu kararın verildiği tarihten önce Yargıtay 7. CD'nin 15.12.2011 tarihli ilamıyla bozulduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan davalı banka, davacıya davadan önce 8.743 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin dava edilen tutardan düşülmediğini savunmuş olup, mahkemece davalının bu savunması üzerinde yeterince durulmadığı gibi, benimsenen bilirkişi ek raporunda da davalının itirazları karşılanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği de dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, davalının ödeme savunması üzerinde durulması, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/4 E. sayılı dosyasının bozma sonrası 2012/123 E. numarasını aldığı, Ceza Mahkemesince sanık Mehmet Teke'nin basit zimmet ve nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesince kararın düzeltilerek onandığı ve sonuç mahkumiyet hükmünün 14.09.2020 tarihinde kesinleştiği, hukuk hakiminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı değilse de mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, buna göre ceza davasında mahkumiyet kararına esas alınan bilirkişi raporunda davacının 35.911,00 TL tutarında zararının olduğu, davalı tarafından, davacıya 8.473,00 TL ödeme yapıldığının savunulduğu, davacı tarafın da hem Ceza Mahkemesinde duruşmadaki beyanında hem de eldeki dava dosyasına verdiği cevaba cevap dilekçesinde bankanın bu ödeme miktarını kabul ettiği, 35.911,00 TL den davalının ödediği ve davacının da kabulünde olan 8.473,00 TL'nin çıkartılması sonucu davacıya iade edilmesi gereken tutarın 27.438,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.438,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 8.473,00 TL'nin davacıya ödendiğini, davacının hesap hareketlerini kontrol etmedğini, banka çalışanı ile mutabakat içinde olduğunu, bankanın herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının gerekli özeni göstermeden dekontlara imza attığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işlemi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi.
2.6098 sayılı Kanun'un 49, 53 üncü maddesi
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02