Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/402

Karar No

2024/2510

Karar Tarihi

27 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1968 Esas, 2022/1453 Karar

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVALILAR: 1 Groupama Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

2 Sompo Japan Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/652 E., 2018/1058 K.

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/636 E.

Taraflar arasındaki sigorta poliçesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat İrem Kalaycıoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya'da bulunan gaz türbininin, davalılara 23.06.2010 23.06.2011 sigorta süresi ve "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" ve 24.08.2010 23.06.2010 23.06.2011 sigorta süresi olan "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kar Kaybı Poliçeleri" ile müşterek sigorta ile sigorta örtüsü altına alındığını, her iki poliçenin de teminat süresi içerisinde gaz türbininde hasar meydana geldiğini ve Sompo Japan sigorta firmasına hasar ihbarı yapıldığını, ancak sigorta şirketinin müvekkiline gönderdiği 06.06.2011 tarihli yazıda, yanma odasının servis ömrünü tamamladığından yanma odasında meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve Turning Gear'da meydana gelen hasarın ise muafiyet altında kaldığından talebin dikkate alınmayacağının bildirildiğini, gaz türbininde meydana gelen hasarın, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesi uyarınca teminat kapsamında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğini, hasar nedeniyle iş yerinde faaliyetin durması nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, poliçelerde müşterek sigorta oranları belirlendiğinden her bir davalının sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalılar tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek 328.209,07 USD tamir bedeli, 13.605,00 TL işçilik kaybı şimdilik 50.000,00 TL kar kaybı bedelinin davalıların temerrüte düştüğü 04.10.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya'da bulunan gaz türbininin, davalılarca sigorta sigorta örtüsü altına alındığını, her iki poliçenin de teminat süresi içerisinde gaz türbininde hasar meydana geldiğini vc Sompo Japan sigorta firmasına hasar ihbarı yapıldığını, ancak sigorta şirketinin müvekkiline gönderdiği 19.12.2011 tarihli yazıda, yakıt nozüllerinin servis ömrünü tamamladığı, yakıt nozüllerinde görülen aşınma ve çatlakların tribün işletmesiyle ilgili herhangi bir olumsuzluktan kaynaklanan hasar olmadığı, makine kırılması hasarının normal çalışma esnasında yanma odasındaki ortam şartlarının nozüllerin yıpranmasına, aşınmasına, ısısal genleşmeler sonucu deformasyona uğramasına ve çatlakların oluşmasına sebebiyet verdiği, bu durumun poliçe teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle teminat kapsamında değerlendilemeyeceğinin bildirildiğini, gaz türbininde meydana gelen hasarın, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesi uyarınca teminat kapsamında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğini, hasar nedeniyle iş yerinde faaliyetin durması nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, poliçelerde müşterek sigorta oranları belirlendiğinden her bir davalının sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalılar tarafından ödeme yapılmadığını ilei sürerek 355.917,08 USD ile 12.955,24 TL tamir bedeli, 9.984,00 TL işçilik kaybı, şimdilik 50.000,00 TL kar kaybının davalıların temerrüte düştükleri 30.01.2011 tarihinden itibaren yabancı para alacağı için en yüksek faiz oranı ile ve Türk Lirası alacağının avans faiziyle birlikte davalılardan sigorta ettikleri bedel oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını, yanma odası nözüllerinin işletme nedenleri ve mutat kullanım sonucu zaman içinde ömrünü tamamladığı, ilgili hasar çatlakları türbinin normal işlemesinden ve mutad kullanımından doğan aşınma ve yıpranma, paslanma ve oksidasyondan mütevellit oluştuğu ve ani ve beklenmedik bir nedene dayanmadığının net şekilde tespit edilmesi nedeniyle hasar tazmininin talep edilemeyeceğini, davacı tarafın kar kaybı ile işçilik kaybı talebinin de teminat dışında bulunduğunu, davacı tarafın delil olarak sunduğu 11.04.2012 tarihli raporun dava konusu olmayan başka bir türbine ait rapor olması nedeniyle kabul etmediklerini, temerrüt tarihine ilişkin iddianın da haklı olmadığını, ihbarın zamanında ve iyi niyetle yerine getirilmediğini, ispat mükellefiyetininde yer değiştirdiğini ve davacı tarafın buna bağlı olarak rizikonun teminat kapsamında olduğunu ispatlaması gerektiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, hasarın teminat dışında kaldığını, ünitenin herhangi bir dış etki ya da ünite içindeki bir nedenden dolayı hasarlanmadığını, yanma odası nözüllerinin işletme nedenleri ve mutat kullanım sonucu zaman içinde ömrünü tamamladığı, ilgili hasar çatlakları türbinin normal işlemesinden ve mutad kullanımından doğan aşınma ve yıpranma, paslanma ve oksidasyondan mütevellit oluştuğu ve ani ve beklenmedik bir nedene dayanmadığının net şekilde tespit edilmesi nedeniyle hasar tazmininin talep edilemeyeceğini, davacı tarafın kar kaybı ile işçilik kaybı talebininde teminat dışında bulunduğunu, davacı tarafın delil olarak sunduğu 11.04.2012 tarihli raporun dava konusu olmayan başka bir türbine ait rapor olması nedeniyle kabul etmediklerini, temerrüt tarihine ilişkin iddianın da haklı olmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait işletmenin davalı ... şirketleri tarafından "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçesi" ve "Yangın Ve Makine Kırılmasına Bağlı Kar Kaybı Poliçesi" ile sigortalandığı, asıl davaya konu hasarın meydana gelmesinden sonra yine aynı yerde benzer nitelikte birleşen davaya konu hasarın meydana geldiği, her ne kadar davalı taraflarca talep edilen bedellerin teminat dışında kaldığı ve birleşen dosyadaki alacağın zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de hasarın 30.01.2011 tarihinde meydana geldiği davanın iki yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, hükme esas alınan 08.06.2016, 03.10.2017 ve 27.02.2017 tarihli raporlara göre hasarın poliçe kapsamında olduğu, buna göre davacının poliçe kapsamında hasar bedeli ile işçilik bedelini talep edebileceği, bilirkişilerce hesaplanan 327.809,92 USD tamir bedeli yönünden kısmen ve 13.605,00 TL işçilik bedeli alacağı yönünden tamamen davanın kabulünün gerektiği, ancak kar kaybı tazminatının tamirat süresinin yirmi bir günün altında kalması nedeniyle talep edilemeyeceği; birleşen dosyada 07.07.2014 tarihli raporda bilirkişi arızanın meydana gelmesi sebebinin fazla püskürtülen sudan kaynaklandığını bildirmiş ise de bu raporun keşif yapılmadan verilmesi nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, keşif yapılarak düzenlenen 04.09.2015 tarihli raporda hasarın yakıt nozülünün ayıbından oluştuğunun belirlendiği, birleşen dosyaya ilişkin alınan 13.10.2016 tarihli raporda hasarın sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı bildirilmiş ise de mahkememizce hükme esas alınan asıl davadaki sigorta uzmanı bilirkişininde bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan 08.06.2016 ve 03.10.2017 tarihli raporlarda hasarın poliçe kapsamı içinde kaldığının bildirilmesi karşısında birleşen davadaki hasarın da poliçe kapsamı içinde kaldığının kabulü gerektiği, bilirkişi raporuna göre davanın tamir ve işçilik bedelleri yönünden talep edilen alacağın tamamının davacı tarafça davalılardan tahsilinin talep edilebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 65.561,98 USD'den davalı Grupama Sigorta şirketi, 262.247,94 USD sinden davalı ... ayrı ayrı sorumlu olmak üzere toplam 327.809,92 USD tazminatın 14.01.2011 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte belirtilen miktarlarda davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın işçilik bedeli yönünden kabulü ile 13.605,00 TL işçilik bedelinden doğan alacağın 2.721,00 TL sinin davalı Gr0upama Sigorta şirketi, 10.884,00 TL sinin davalı ... şirketinden 14.01.2011 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, davanın kar kaybı bedeli istemi yönünden reddine; birleşen davanın kabulü ile tamir bedeli ve işçilik bedeli yönünden davanın kabulüne, 71.183,42 USD'den davalı Grupama Sigorta şirketi, 284.733,66 USD'den davalı ... ayrı ayrı sorumlu olmak üzere toplam 355.917,08 USD tazminatın 24.11.2011 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte belirtilen miktarlarda davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 22.467,74 TL tamir bedeli ile 9.984,00 TL işçilik bedelinden oluşan toplam 32.451,74 TL alacağın 24.11.2011 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte 6.490,35 TL sinden davalı Grupama Sigorta şirketi, 25.961,39 TL sinden davalı ... ayrı ayrı sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın kar kaybı tazminatı istemi yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kâr kaybının reddi ve vekalet ücretinin hesabı yönünden hatalı olduğunu, işlemlerin 15 günde tamamlanması ve türbinin tekrar faaliyete geçmesinin fiiliyatta imkansız olduğunu, tamamen tamamlanması ile türbinin tekrar faaliyete geçmesinin toplam 38 günü bulduğunu, poliçede 21 gün muafiyet bulunduğundan, kâr kaybı taleplerinin 17 günlük olduğunu, birleşen davada da hasarın poliçe kapsamında olduğunu, buna rağmen 01.02.2011 ile 17.07.2011 arasında üretimin durduğu dönemin dikkate alınmaması ve gerekçesiz şekilde kâr kaybı bakımından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dosyada kâr kaybına yönelik hiçbir değerlendirme bulunmadığını, hesaplanan vekalet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.

  2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın, poliçe teminatı dışında kaldığını, teknik raporlar ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, itibar edilen raporların taraflarınca dosyaya sunulan teknik uzman raporlarına aykırı olduğunu, farklı bir gaz türbini üzerinde yapılan incelemelere istinaden düzenlenen raporun esas alınamayacağını, dava konusu türbinler üzerinde inceleme yapılmaksızın hazırlanmış eksik raporlara itibar edildiğini, dava konusu hasarın türbinin mutad kullanımı sebebiyle meydana geldiğini, ortada ani ve beklenmedik nitelikte bir hasarın olmadığını, iki farklı gaz türbininde oluşan farklı hasarlara ilişkin açılan davaların salt taraflarının aynı olması sebebiyle birleştirilmesinin hukuken hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sigortalanan gaz türbinlerindeki arızaların motorda garanti edilen emisyon seviyelerini sağlayacak su akışından daha yüksek akışı sonucu yanma odasındaki yakıt nozulu venturilerindeki termal bariyer kaplamanın zamanından önce kalkması ve müteakiben koparak 1. kademe türbin kanatçıklarının hücum kenarına çarparak oradaki kaplamayı kaldırdığı, yanma odası ve türbin kanatçıklarında oluşan hasarın, uluslararası literatürde belirtilen tipik servis hasarı, korozyon, oksitlenme ve benzeri ile zaman içinde meydana gelen eskime olduğu, hasarın türbin işlemesiyle ilgili bir olumsuzluktan kaynaklanmadığı, yanma odasına püskürtülen suyun azaltılmasıyla düzelme meydana gelmesinin arızanın ve hasarın oluşma sürecini değiştirmeyeceği, gerek poliçe özel şartlarındaki "sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların verdiği tedrici bozulmaların teminata dahil olmadığı", gerekse Makina Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3 üncü maddesinin (h) bendindeki "makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan," hükümlerine göre gaz türbinlerinde meydana gelen hasarlanmaların poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hangi gerekçe ve hangi delile dayalı verildiğinin anlaşılamadığı, teknik inceleme gerektiren bir hususta bilirkişi raporlarının aksine karar verildiğini, bilirkişi raporlarında hasarın poliçe kapsamında olduğunun tespit edildiğini, hasarın poliçe kapsamında olmadığına ilişkin ispat yükünün davalı sigortacıda olduğunu, davalı tarafından iddiasını ispat edecek deliller sunulamadığını, mahkemece davalının sunduğu uzman mütalaası ile aynı doğrultuda olan 2016 tarihli raporun hükme esas alındığını ancak söz konusu raporun yeterli inceleme içermediğini belirterek dosya kapsamıyla çelişen mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, davalı şirketler tarafından sigortalanan gaz türbinlerinde meydana gelen hasar sebebiyle tamir bedeli, işçilik kaybı ve kâr kaybının poliçe kapsamında davalı ... şirketlerinden sorumlulukları oranında tahsili istemine ilişkin olup, temel uyuşmazlık meydana gelen hasarların poliçe teminatı kapsamında olup olmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesi, Makina Kırılması Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

  2. Asıl ve birleşen dava, sigorta poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçesi" ile "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kar Kaybı Poliçesi" imzalandığı ve davacıya ait işletmenin davalı ... şirketleri tarafından sigortalandığı anlaşılmaktadır. Asıl davaya konu türbin hasarından sonra aynı işletmede meydana gelen diğer türbin hasarı da birleşen davanın konusunu oluşturmaktadır.

Davacı, gerçekleşen hasarların poliçe teminat kapsamında olduğunu iddia ederken, davalı ... şirketleri ise hasarın poliçelerin teminat kapsamı dışında kaldığını savunmaktadır.

6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesine göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarar veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.

  1. Dosya kapsamı incelendiğinde asıl ve birleşen davada çok sayıda bilirkişi raporu alındığı, bununla birlikte ekspertiz raporuna ve uzman görüşlerine de yer verildiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen hasarlar sonrası öncelikle alınan ekspertiz raporlarında; türbin yanma odalarına barascope kontrolü yapıldığı, venturide çatlak olduğunun tespit edildiği, ancak kesin hasar tespitinin ünitenin komple sökülüp incelenmesinden sonra yapılabileceği belirtilmiş, ibraz edilen belge ve kayıtlar incelenmiş ve hasar öncesinde anormal bir durumun olmadığı, hasarın zaman içerisinde mutat kullanım sonucu meydana geldiği yönünde kanaate varılmıştır. Ayrıca sahada inceleme yapan Yıldız Teknik Üniversitesi bilirkişilerinin de barascope ve fotoğrafları değerlendirdiği, aşınma ve çatlakların türbin işletmesiyle ilgili herhangi bir olumsuzluktan kaynaklanmadığı, türbin çalışma koşulları açısından normal bir sonuç olduğu kanaatine varılmıştır. Bunun dışında, davalı tarafından haricen alınan ve dosyaya sunulan 17.03.2017 tarihli Teknik Raporda; sonuç olarak, gerçekleşen hasarın servis hasarı (yani normal çalışma şartları altındarutin kullanım sonucu oluşan aşınma, yorulma, korozyon, oksitlenme vb ile zaman içinde meydana gelen eskime durumu) olduğu değerlendirilmiş ve hasarın sebebinin yüksek su akışı olduğu yaklaşımının ise ön yargılı bir saptama olduğu ifade edilmiştir. Sırayla özetlenen işbu raporlarda davalılar lehine yorum yapılmış ve hasarın teminat dışı kaldığı sonucuna varılmıştır.

  2. Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporları incelendiğinde ise; 07.07.2014 tarihli rapor ve 21.10.2015 tarihli ek raporda; dava konusu türbinle ilgisi olmasa da aynı özellikteki ve aynı arızaya esas ESN 191 620 türbini için düzenlenen 11.04.2012 tarihli rapordaki tespitler değerlendirilmiş ve yüksek su debisi ile çalışma sırasında arızalanan dava konusu 191 612 numaralı türbinin yanma odası değiştirildikten sonra düşük su debisi ile çalıştırılması talimatı sonrasında herhangi bir arıza olmadan çalışmaya devam ettiği, bu durumda yanma odasına püskürtülen fazla suyun arızanın oluşmasında etkili olduğu kanaatine varılmıştır. Daha sonra farklı heyetlerden alınan 08.06.2016 tarihli kök ve 27.02.2017 tarihli ek bilirkişi raporu ile 03.10.2017 tarihli kök raporda da gerçekleşen hasarların poliçe kapsamında teminata dahil olduğu kanaatiyle tazminat hesaplanması yoluna gidilmiştir. Birleşen davada gerçekleşen hasar yönünden de alınan 14.09.2015 tarihli raporda hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu yönünde görüş bildirilmiş, ancak 13.10.2016 tarihli raporda ve 24.03.2017 tarihli ek raporda bilirkişi heyeti aksi yönde rapor düzenlemiş ve bu yönüyle raporlar arasında çelişki doğmuştur.

  3. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan raporlarda keşif ile birlikte dosya kapsamındaki verilerin değendirilmesi yoluna gidildiği, söz konusu raporlara göre hasar sebebinin, üretici firmanın davacı şirkete tesisi ilk işletmeye aldığında yaptığı ayarlarda yanma odasına püskürtülen su miktarının fazlalığı sebebiyle oluşan yüksek termik gerilim olduğu, davalıların savunmalarında yer verdiği mutat kullanım, aşınma, kullanım ömrünü tamamlamadan kaynaklanmadığı tespitlerine yer verilmiştir.

  4. Makine Kırılması Genel Şartlarının 1 inci maddesi uyarınca sigortacı, poliçede açıkça istisna edilen hususlar dışında makinenin ani ve beklenmedik her türlü sebepten oluşan ziya ve hasarını ödemekle yükümlüdür. 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesinin ikinci fıkrasında da ifade edildiği üzere "sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya ait" tir.

  5. Her ne kadar davalı ... şirketlerince gerek poliçe özel şartlarındaki "sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların verdiği tedrici bozulmaların teminata dahil olmadığı", gerekse Makina Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3 üncü maddesinin (h) bendindeki "Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan," hükümlerine göre gaz türbinlerinde meydana gelen hasarlanmaların poliçe kapsamında bulunmadığı yönünde savunma yapılmış ise de; tarafsız ve güvenilir delillerle hasarın teminat dışında kaldığının ispat edilemediği, davalı tarafından sunulan Teknik Rapor'un da tarafın isteği üzerine haricen düzenlendiği gözetildiğinde işbu raporun tarafsızlığı konusunda da şüphe oluştuğu, tüm dosya kapsamına göre hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile poliçe şartları kapsamında davacının kar kaybı, işçilik ve tamir bedeline yönelik taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamıyla çelişir şekilde ve yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapdavadatemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesibirleşenderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim