Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6300
2024/2509
27 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1346 Esas, 2022/791 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/71 E., 2020/129 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına 2019/45426 başvuru nolu "türktasarruf" ibareli markanın, 35 ve 36 nolu sınıfta kayıtlı mal ve hizmetler üzerinde tescili talebi ile gerçekleştirilen marka başvurusunun, TÜRKPATENT tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, yapılan itiraz neticesinde YİDK tarafından verilen dava konusu kararda, müvekkilinin markasında yer alan "türk" ibaresinin coğrafi kaynak belirten, tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu, "tasarruf" ibaresinin ise tek başına ilgili mal ve hizmetler için ayırt etme vasfı bulunmayan, doğrudan tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu ifade edilerek başvuru hakkında 6769 sayılı Kanun'un 5inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca verilen ret kararının yerinde görüldüğünü ve itirazlarının reddedildiğini, kararda ayrıca Markalar Dairesi tarafından ilana açılan mal ve hizmetler bakımından da başvuru konusu markanın ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesi ile daha önce kabul edilen hizmetler bakımından da marka başvurusunun reddedildiğini, oysa davalı Kurum tarafından "Türk" ibaresinin sektörel kelimelerle tesciline izin verildiğinin görüldüğü, örneğin 2003 27340 nolu “TÜRK BARTER” ibareli marka ve 2015 52656 nolu “TÜRK VEZNE” ibareli markalar olduğunu, bahsi geçen bu markalarda yer alan kelimelerin müvekkilinin marka tescilinde yer alan “tasarruf” kelimesine kıyasla sektörel olarak finansal hizmetlere çok daha yakın, sektörel olarak fiilen yaygın şekilde kullanılan kelimeler olduğunu, "Türk" kelimesi ile başlayan ve somut olaya uyarlanması mümkün olan binlerce markanın Kurum nezdinde tescilli olduğunu, özellikle “türk ticaret bankası”, “türkiye finans”, “türk sigorta”, “türkiye petrolleri”, “türk traktör”, “türk telekom”, “türk hava yolları” gibi çok bilinen örneklerin korunmakta olduğunu, ayrıca 2019 93421 nolu "türkiyetasarruf" ibareli markanın müvekkili adına 36 nolu sınıfta kayıtlı hizmetleri de kapsayacak şekilde tescil edildiğini, müvekkilinin dava konusu marka tescil başvurusunun da kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davaya konu marka başvurusunun "TÜRK" ve "TASARRUF" kelimelerinin bitişik halde bir araya getirilen türetme marka niteliğinde olduğu, "TÜRK" ibaresinin kırmızı renkte, "TASARRUF" ibaresinin ise koyu gri renkte tasarlanmış olup, marka başvurusunun bir bütün olarak bileşik görünümde yazıldığı, bir markayı oluşturan ve bir bütünlük arz eden kelimelerin ayrı ayrı bağımsız olarak dava konusu markanın kullanılacağı emtia için cins belirten ibarelerden olması, bunlardan türetilen kelimelerin de doğrudan cins belirten tanımlayıcı ibare olarak kabulü sonucunu doğurmayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.10.2015 tarih, 2015/2919 E., 2015/9995 K.), somut olayda "Türk" ve "Tasarruf" ibarelerinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek, ticari piyasada somut ayırt ediciliği bulunmayan ibareler oldukları düşünülse bile, bu iki kelimenin yan yana getirilmesi ile türetilen "türktasarruf" kelimesinin davaya konu 35 ve 36. sınıftaki hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, tescile konu hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; 04.05.2015 tarih, 2014/18253 E. ve 2015/6318 K. sayılı "TURKISH LEASING"; 08.04.2015 tarih, 2014/18753 E. ve 2015/4868 K. sayılı "TURKISH BANK"; 24.11.2014 tarih, 2014/11235 E. ve 2014/18259 K. sayılı "TURKISHCARD"; 19.11.2014 tarih 2014/11229 E., 2014/17981 K. sayılı "TURKISH FAKTORING" ve 18.11.2014 tarih, 2014/11231 E. ve 2014/17830 K. sayılı "turkishcards" kararlarında da türetme markalar bakımından somut ayırt ediciliğin bulunduğunun, doğrudan tanımlayıcı olmadıklarının belirlendiği, somut olayda tek başına somut ayırt ediciliği bulunmayan ve doğrudan tanımlayıcı olabilen "Türk" ve "Tasarruf" ibarelerinden türetilerek oluşturulan "türktasarruf" ibaresinin tescile konu 35 ve 36. sınıfa ilişkin hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu hizmetleri doğrudan tanımlamadıkları, bu hale göre başkaca mutlak tescili engeli de barındırmadıkları gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen "türktasarruf" ibareli marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerince tescil olunamayacağını, marka niteliği taşımadığını, müvekkili Kurum kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bir markayı oluşturan ve bir bütünlük arz eden kelimelerin, ayrı ayrı kullanıldığında markanın kullanılacağı emtia için cins belirten ibarelerden olmasının, bu kelimelerden türetilen ibarelerin de doğrudan cins belirten tanımlayıcı ibare olarak kabul edilemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.10.2015 tarih, 2015/2919 E. ve 2015/9995 K.), "türktasarruf" ibaresinin davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu ve doğrudan tanımlayıcı olmadığı, Yargıtayın emsal alınan kararlarında da türetme markalar bakımından somut ayırt ediciliğin bulunduğu, doğrudan tanımlayıcı olmadıklarının belirlendiğinin anlaşıldığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02