Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5035
2024/2464
26 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/139 E., 2023/192 K.
DAVACI (TEMLİK ALAN): ... vekili Avukat ...
DAVACI (TEMLİK EDEN): Güvensoy Yakıt Nakl. Mad. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idare tarafından ihale edilen 8.500 ton kömür alım işinin davacı üzerinde kaldığını ve taraflar arasında 13.08.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı idarenin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak gecikme cezası uyguladığını ve malın teslimine engel olup teslim edilemeyen mal yerine üçüncü kişiden alım yaparak oluşan ihale bedel farkını ve haksız olarak uyguladığı faizi davacıdan kesinti yaparak tahsil ettiğini, belirtilen kesintilerin tahsili için giriştiği icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı firmanın ihale sözleşmesine, şartname hükümlerine ve eki termin programına uymadığı için nam ve hesabına işlem yapılarak piyasadan temin edilen linyit kömürü ve oluşan cezalar ve faizler olmak üzere davacının davalıya borçlandığını, bu borcu nedeniyle davacının davalı nezdindeki alacaklarından mahsup yapıldığını, yapılan işlemlerin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu, davacıya ihale sözleşmesine uygun olarak edimini yerine getirmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen davacının edimini yerine getirmediğini, tacir olan davacının cari hesaptan dolayı hiçbir alacağı olmadığını bildiği halde takibe girişmekle kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarih, 2014/444 E. ve 2017/284 K. sayılı kararıyla; toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ve revize edilen Ağustos ayında yapılması gereken mal teslimine yönelik olarak sözleşmenin 28 inci maddesine göre idarenin geç teslim nedeniyle 10 gün süre vererek çektiği ihtarlara göre davacının 20.09.2012 tarihine kadar mal teslim etmesi mümkün iken son teslim tarihinin 14.09.2012 tarihi olarak kabul edilerek işlem yapılmasının sözleşmeye uygun olmadığı gibi ihtirazı kayıt ileri sürülmeden 21.09.2012 tarihinde yapılan mal kabulünden sonra ihaleye çıkılarak üçüncü kişiden mal alımı yoluna gidildiği, Eylül ayında teslim edilmesi gereken mala ilişkin teslim süresi dolmadan üçüncü kişiden ihale ile mal alımı yoluna gidilmesi ve Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespite göre malın ayıplı olduğu iddiasının doğru olmaması nedeniyle davalının Ekim ayı nedeniyle de gecikme cezası uygulamasının doğru olmadığı, Kasım ve Aralık aylarına yönelik olarak da idarenin mal teslim talebinde bulunmadığı gibi 19.12.2012 tarihli yazı ile mal alınmayacağının bildirilmesi nedeniyle Kasım ve Aralık aylarına yönelik de ceza ve fiyat farkı talep edilemeyeceği buna göre davalı idarenin Ağustos ayı geç teslim ve fiyat farkı talep edebileceği miktarın 4.299,95 TL gecikme cezası, 57.124,82 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 61.424,77 TL olabileceği ve davalı idarenin fazladan yaptığı 627.637,01 TL kesinti nedeniyle itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 627.637,01 TL üzerinden iptaline ve takibin bu bedel üzerinde devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2018 tarih, 2017/1250 E. ve 2018/427 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin bütünüyle feshedilmediği, dönemler halinde yapılan ifaların birbirinden bağımsız olduğu, bu nedenle her bir dönem için sözleşme hükümleri uyarınca ayrı ayrı değerlendirme yapılarak buna göre işlem yapılması gerektiği, davacının Ağustos ayına ilişkin 1000 tonluk kömür teslim yükümlülüğünün 934,66 tonluk kısmını yerine getirdiği, davalı idare tarafından çekilen ihtarlara göre davacı hakkında Ağustos ayına ilişkin 4.299,95 TL gecikme cezası, 57.124,82 TL fiyat farkı uygulamasının haklı olduğu, Eylül ayında sözleşmede öngörülen ihtar çekilmeden yapılan uygulamanın yerinde olmadığı, Ekim ayına ilişkin olarak davalının malı teslim almaktan kaçınmasına yönelik haklılığını ispat edemediği gibi Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespitte de davacının Ekim ayında teslim etmek isteği malın ayıplı olmadığının saptandığı, Kasım ayında teslim süresi dolmadan ve Aralık ayında da teslim süresi başlamadan üçüncü kişiden alım yapılmasının sözleşmeye uygun bulunmadığı, davalı tarafından bu hususlar gözetilmeksizin davacıdan haksız ve hukuka aykırı işlemlerle gecikme cezası, fiyat farkı ve işlemiş faiz adı altında fazla tahsilat yapıldığı, sözleşme hükümleri uyarınca davalının davacıdan tahsil etmesi gereken tutarın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 61.424,77 TL olduğu, bunun haricindeki tahsilatların hukuki dayanağı bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 11.09.2019 tarih, 2018/2170 E. ve 2019/4303 K. sayılı kararıyla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya içeriği ve taraflar arasında imzalanan 13.08.2013 tarihli sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, sözleşmenin 10.3.1 inci maddesinde ve ayrıca taraflar arasında ihtilafsız olan 14.08.2012 tarihli yazıda revize edilen termin programında tedarikçinin Şeker Fabrikasına kömür teslimini belirli tarihlerde düzenli olarak yapmasının hüküm altına alındığı, sözleşmenin "Gecikme halinde alınacak cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 28 inci maddesine göre ise zamanında teslim edilmeyen kömür için gecikme cezası uygulanması bakımından İdare tarafından tedarikçiye en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılması ve ihtarnamenin tebliğ tarihini izleyen 10 uncu günden sonra gecikme cezası işlemesi gerektiği, yine sözleşmenin 29.1.1 inci maddesi uyarınca İdare zamanında teslim edilmeyen kömür için başka bir kaynaktan kömür alır ve bu kömür daha pahalı olursa aradaki farkı tedarikçiye yansıtabileceği, bunun için herhangi bir ihtar şartı olmadığı, bilirkişi raporunda gecikme cezasına ilişkin yapılan değerlendirme kısmen yerinde ise de başka kaynaktan alım yapılmasına ilişkin değerlendirmenin doğru olmadığı, zira davalı İdarenin tedarikçinin kömür teslim edemeyeceğini öngörmesi halinde önceden ihaleye çıkabileceği, tedarikçi kömürü zamanında teslim ederse idarenin aradaki fiyat farkını davacıya yansıtamayacağı, ancak teslim zamanında olmaz ise oluşan fiyat farkını yansıtabileceği, davalı İdarenin davacının teslim etmesi gereken kömürü teslim edememesi nedeniyle önceden ihaleye çıkması ve dahi üçüncü kişiden yapılan alım konusu kömürü teslim tarihinden önce fabrikaya getirmesi idareyi tazminat hakkından mahrum kılmayacağı, diğer taraftan tedarikçinin fabrikaya teslim için getirdiği malın da teslim alınmaması, kontrol prosedürü ve ayıplı teslim olduğunun saptanmamasının İdareye hak bahşetmeyeceği, anılan sözleşmenin 10.1.2 nci maddesinde teslimin nasıl olacağının belirlendiği, bu maddeye göre, teslim süresi içerisinde İdareye gelen kömürün İdarece tartımı yapılarak her araçtaki kömürün teslim edilmiş olacağı ve İdarece herhangi bir yazışmaya gerek kalmaksızın muayene işlemlerine başlanacağı, Mahkemece yapılması gereken iş konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin ayrıntılı olarak değerlendirilip, somut uyuşmazlığa uygulanarak İdarenin önceki bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılayacak şekilde sözleşme hükümlerine göre davalı İdarenin talep edebileceği gecikme cezası ve üçüncü kişi ya da kişilerden yapılan mal alımları nedeniyle oluşan fiyat farkı hesaplattılarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarih, 2020/42 E. ve 2021/270 K. sayılı kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı idarenin, davacı yükleniciden talep edebileceği tutarın 544.231,58 TL olduğunun belirtildiği, davacının 544.231,58 TL'yi talep etmesinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ile, davalının Erzincan İcra Müdürlüğünün 2013/4771 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 544.231,58 TL üzerinden devamına, bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılama ve hukuki yorumlamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 07.12.2012 tarih, 2021/7524 E. ve 2022/8762 K. sayılı kararıyla somut olayda, davacı vekilinin, dava dilekçesi ile icra takibine itiraz eden davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, kararın gerekçe bölümünde davalı idarenin davacı yükleniciden talep edebileceği tutarın 544.231,58 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında kendi içerisinde çelişki oluşturacak şekilde hem davanın kısmen kabulüne hem de davalının icra takip dosyasına yaptığı vaki itirazın iptaline denilerek tüm borca itirazın kaldırılması anlamına gelecek şekilde davalının Erzincan İcra Müdürlüğünün 2013/4771 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 544.231,58 TL üzerinden devamına karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulmasına, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı idarenin, davacı yükleniciden talep edebileceği tutarın 544.231,58 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Erzincan İcra Dairesinin 2013/4771 E. sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 544.231,58 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı istemi ile davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi itibarıyla bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, Güvensoy Yakıt Nakl. Mad. Enerji San. Tic. Ltd. Şti. ile 13.08.2012 tarihinde toplam 8.500 ton kömürün temini ile ilgili olarak 2.163.250,00 TL tutarında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalanması sırasında firmanın yeniden fabrikaya yazdığı 13.08.2012 tarihli dilekçesiyle termin programının revizesini talep ettiğini, davacı firmaya yazılan 14.08.2012 tarihli yazı ile terminin yeniden revize edilerek, firmadan ihtiyaçları olan ve uhdesinde bulunan kömürü temin etmesinin istendiğini, firmanın kömürü yeni termine rağmen zamanında temin edemediğini, Ağustos ayının sonuna gelindiği halde fabrikaya henüz kömür getiremediğinden şartname ve sözleşme hükümlerine uygun kömürü getirmesi için firmanın defalarca sözlü olarak ikaz edildiğini, firmanın 14.09.2012 tarihi akşamına kadar fabrikaya 1.000 ton yerine ancak 247 ton kömür teslim ettiğini, getirdiği bu kömürde yapılan analiz sonucunda şartnameye uygun bir kömür olmadığının tespit edildiğini, daha sonra 18.09.2012 tarihine kadar fabrikaya toplam 458 ton kömür getirebildiğini, ancak imzalamış olduğu teknik şartnamenin 2.a) maddesine istinaden istenilen özelliklere sahip kömür olmadığının yapılan analiz sonucunda tespit edildiğini, firmaya 20.09.2012 tarihli yazı ile termine uymadığı ve şartnameye uygun kömür getirmediğinin bildirildiğini, ayrıca firmanın 04.09.2012 tarihli yazı ekinde Erzincan 1. Noterliği ve 17.09.2012 tarihli yazı ekindeki Erzincan 2. Noterliği ihtarnamesi ile uyarılmasına rağmen kömür temin etmediğinden yüklenici firmanın taahhüt ettiği kömürün fabrikaya teslim edilemeyeceği kanaati hasıl olduğundan, kampanyanın zamanında ve sağlıklı olarak yapılabilmesi için firma ile imzalanan sözleşmenin 29.1.1 inci maddesine istinaden sözleşme feshedilmeyerek (firmanın ileride kömür temin etmesi durumunda nam ve hesabına yapılacak işlemden dolayı daha fazla zarar etmesinin önüne geçmek için) İdari şartnamenin 42.3 üncü maddesine göre işin aciliyetine binaen yüklenicinin nam ve hesabına ± %20 toleranslı 6.000 kcal 3.000 ton kömürün Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Mal ve Hizmet Alımı Yönetmeliğinin 25.b maddesine istinaden pazarlık ihale usulü ile temini için yetki alınarak ihale yapıldığını, firmanın taahhüdü altındaki kömürü 03 13.09.2012 tarihleri arası ancak 247 ton olarak fabrikaya getirdiğini, yapılan ara analiz sonucuna göre şartnameye uygun olmadığının belirlendiğini, kampanyanın 01.10.2012 tarihinde başlayabilmesi için ihtiyaç olan 6000 Kcal/kg kömür firma tarafından fabrikaya şartnameye uygun olarak getirilemediğinden pancar alım tarihinin 28.09.2012 tarihine, pancar işleme kampanya tarihinin ise 01.10.2012 tarihinden 05.10.2012 tarihine kadar uzatılmak zorunda kalındığını, firmanın taahhüdü altında bulunan işi yerine getiremediğinden şirketlerinin büyük bir zarara uğradığını, kampanya dolayısıyla işe alınan işçilerin toplam tutarının 150 kişi civarında olup kendilerine 4 günlük fazladan ücret ödendiğini, ayrıca işletme malzemesinin fazladan 4 gün kullanıldığını, firmanın teslim ettiği kömürlerin dökümü olan liste incelendiğinde ... ve ... plakalı vasıtaların aynı gün içinde 3 ya da 4 sefer yaparak fabrikaya kömür getirdiğinin görüldüğünü, stok sahası olan Trabzon'dan aynı gün içinde 3 ya da 4 sefer yapmasının mümkün olmadığını, bu durumun sözleşmede taahhüt ettiği stok sahasından kömürü getirmediğini gösterdiğini, davacı tarafından ısrarla kömür istenildiği halde kömür getirileceği önceden şifahi olarak bildirilmeden tutulan tutanaktan haberi olduktan sonra bir kaç kamyonun mesai saatinin bitimine yarım saat kala fabrikaya teslim edilmek istenmesinin manidar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı idarenin sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacıdan usulsüz olarak yaptığı iddia edilen kesintilerin tahsili istemiyle davacı tarafından, davalı İdare aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, davalı idarenin sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacıdan usulsüz olarak yaptığı iddia edilen kesintilerin tahsili istemiyle davacı tarafından, davalı İdare aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça başlatılan icra takibi ile 689.061,78 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı İdareden tahsili talep edilmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile davalı İdarenin davacı yükleniciden talep edebileceği tutarın 544.231,58 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı İdare, davacıdan toplam 689.061,78 TL kesinti yapmış olup, 144.830,20 TL tutar fazladan tahsil edilmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozması gereğince davalı idarenin sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacıdan usulsüz olarak yaptığı 144.830,20 TL fazla kesinti sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın 144.830,20 TL üzerinden kısmen iptali ile söz konusu tutarın faiziyle birlikte davalı İdareden tahsiline karar verilmesi gerekirken davalının Erzincan İcra Dairesinin 2013/4771 E. sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 544.231,58 TL asıl alacak üzerinden, bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15