Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5955
2024/2421
25 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2018 Esas, 2022/317 Karar
DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...
2.... vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN: Efmak Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
HÜKÜM: Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/770 E., 2019/121 K.
Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı Efmak Dış Tic. Ltd. Şti.nin Tayvan’da bulunan bir şirketten 1 adet CNC dik işleme makinasını, dava dışı sigortalı Yatırım Finansal Kiralama A.Ş. aracılığıyla satın aldığını, sigortalı Yatırım Finansal Kiralama A.Ş.’nin söz konusu CNC Dik işleme makinasını müvekkili Ergo Sigortaya Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, expertiz raporundaki bilgilere göre söz konusu emtianın Ambarlı'da bulunan Gökbora Antrepo’dan 06.11.2014 tarihinde vinç yardımıyla açık kasa kamyona yüklemesi yapılırken vincin halatının kopması üzerine ünitenin 3 metre yükseklikten vincin kasasına çarparak düştüğünü, bu düşme sonucunda makinanın pert olduğunu, sigortalının talebi üzerine expertiz raporu alındığını, hasar bedeli olan 145.911,32 TL sigorta tazminatının müvekkil tarafından 24.02.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, yükleme esnasında sigortalı emtianın ağırlığına uygun halat veya diğer taşıyıcılar kullanılmamış olduğundan yükleme işlemini yapan vinç operatörü ve aynı zamanda vincin kiracısı olan ... ile vincin sahibi olan ...’ın dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, ... ile ... arasındaki vinç kiralama Sözleşmesi uzun süreli olmadığından işleten sıfatının ...’ya geçmediğini, söz konusu kira sözleşmesinin ...’ın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, kira sözleşmesinin sadece imzalayan taraflar arasında geçerli olduğunu, halatı koparak sigortalı emtianın hasara uğramasına sebebiyet veren vincin sahibi dolayısıyla işleteni ...’ın ve fiilen kullanılarak hasara sebebiyet veren vinç operatörü ...'nun dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek davalılar hakkında başlatılan takibe itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu makinanın üç metre yüksekten düşmediğini, makinanın 6.500 kg olarak beyan edildiğini, fakat olay gerçekleştikten sonra kimin tarafından düzenlendiği belli olmayan tutanakta yer alan ifadeye göre makinenin yaklaşık 8.500 kg ağırlığında olduğunun belirtildiğini, makinede oluşan hasarın tespiti için olayın meydana geldiği 06.11.2014 tarihinde Efmak Dış. Tic. firmasından ilgili birimlere ihbarda bulunulmadığını, tutanak tutulmadığını, abonman poliçesinde düzenlendiği üzere, herhangi bir hasar veya kaza anında tutulması gereken kaza tespit tutanağı olmadığı halde makinanın pert gösterilip ödemesinni yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; doğabilecek risk ve yasal sorumluluğu vinci kiralayarak kendi hesabına çalıştıran ...'ya ait olduğunu, makinenin pert olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.İhbar olunan şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin CNC tezgah makinalarının distribütörü olduğunu, Yatırım Finansal Kiralama A.Ş. ile yapılan görüşmeler neticesinde hasar dosyasına konu makinenin satımı konusunda anlaşma sağlandığını, 03.11.2014 tarihli fatura ile makinenin satışının yapıldığını, 06.11.2014 tarihinde Ambarlı antrepo deposundan makine malikinin gösterdiği yere götürülmek için ...'a ait ... plakalı aracın operatör ... tarafından kullanılmaya başlandığını ve yaklaşık üç metre yüksekliğe gelindiğinde vinç halatının kopması sonucu makinenin kamyon kasasının içine düştüğünü ve hasarın meydana geldiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporlarına göre davalı ...'nun dava konusu kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ...'ın vinç kiralama hizmeti verdiği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalı ...'dan 142.979,73 TL sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nun itirazının kısmen iptaline, davalı ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların özellikle de araç maliki işleten davalı ...'ın aracını uzun süreli kiraya verdiğine dair iddia ve savunmalarını ispat amacıyla Mahkemenin ihtaratlı ara kararına rağmen defter ve kayıtlarını sunmaktan imtina ile buna dair savunma haklarını zayi ettiklerini, ancak Mahkemece sanki davalı araç maliki/işleteni ... ile diğer davalı vinç operatörü arasındaki kira ilişkisi sabitmiş gibi karar verdiğini, vinç kiralama sözleşmesi içeriğinden ...'nun ...'ın bir çalışanı ya da ifa yardımcısı olduğunun anlaşıldığını, ihbar olunan Efmak şirketi vekilinin 27.09.2016 tarihli beyan dilekçesinde, taşıma, yükleme, tahliye işleri konusunda ... ile anlaşıldığı, onun maliki olduğu ... plakalı araçla 06.11.2014 tarihinde operatörü ... kullanımında iken dava konusu hasarın meydana geldiği hususlarında beyanda bulunduğunu, ayrıca Rehyan Karakaş'ın olay anında orada olduğuna dair tanık beyanlarının olduğunu, 01.10.2014 tarihli vinç kira sözleşmesinin hem uzun süreli, hem de üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, kira sözleşmesinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, işleten ve kiracının varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, işletenlik sıfatının araç sahibinde mi, kiracı da mı bulunduğu hususlarının tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, alacağın 142.979,73 TL olarak belirtilmesinin doğru olmadığını, muafiyetin düşülmemesi gerektiğini, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin ikinci sayfasında kullanılmış emtialarda; sigorta bedeli 100.000,00 USD üzeri taşımalarda muafiyet uygulanacağının açıkça belirtildiğini, dava konusu CNC dik işleme merkezinin 2014 model kullanılmış değil, sıfır emtia olduğunu, sigorta bedelinin de 100.000,00 USD'nin altında 80.000,00 USD olduğunu, yani asıl alacağın 145.513,66 TL olması gerektiğini, sigortacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteme hakkının olduğunu, hasar tarihinde davalıların temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerektiğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin vinç operatörü, kullanıcısı olduğunu, ... isimli şahsın verdiği bilgiler doğrultusunda, talimatlarını yerine getirdiğini, müvekkili ile ... arasında esasen kiralama sözleşmesinin söz konusu olmadığını, ...'ın aracın bakım ve gözetimini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, hasarın oluşmasında asli ve tam kusurlu olan kişinin ... olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki vinç kiralama sözleşmesinde, 34 FN 081 plakalı vincin 01.10.2014 tarihli sözleşme ile Nekaş Vinç ... tarafından Göksel Vinç Hizmetleri ...'ya kiraya verildiği hususunun yazılı olduğu, her iki tarafın da kaşe ve imzasının bulunduğu, sözleşmenin bir ay için yapıldığı davalı ...'ın kira alacağı kapsamında davalı ...'ya ait olduğu anlaşılan ticari işletme adına fatura keşide ederek usulüne uygun olarak ticari defterlerine kaydettiği, ayrıca ilgili vergi dairesinin müzekkere cevabına göre bahsi geçen kira ödemelerini BS formunda bildirdiği, uzun süreli kira ilişkisi nedeniyle araç malikinin işleten sıfatının bulunmadığı, işleten sıfatının davalı ...'da olduğu, sözleşme ilişkisinin de davalı ... ile kurulduğu, buna göre davacı vekilinin kira sözleşmesinin sabit olmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmediği, dava konusu emtiayı dava dışı sigortalıya satan Efmak şirketi vekilinin dosyaya ihbar olunan sıfatı ile sunduğu 27.09.2016 tarihli dilekçesinde, hadisenin davalı ...'nun o anki kusurlu davranışlarından meydana geldiği yönünde beyanı olduğu ancak emtianın taşınması noktasında müvekkilinin davalı ... ile irtibat kurarak anlaşmış olduğu yönünde bir ibarenin dilekçede olmadığı, dosya içerisinde davalı ...'ın diğer davalı ...'yu istihdam ettiği, emir ve talimatı altında çalıştırdığı iddialarını ispata yarar hiç bir delil bulunmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği, davalılar arasındaki kira sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarının sözleşmede aksine bir düzenleme olmadığı takdirde üçüncü kişilerin hukuki durumları üzerinde etki doğurmayacağı, bu sebeple davacı vekili ve davalı ... vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurularının ayrı ayrı reddi gerektiği, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davalı ...' Borçlu'nun diğer davalının talimatları doğrultusunda hareket ettiği yönündeki iddialara itibar edilemeyeceği, davalı ... vinç kiralama işini yapmış olmakla, vincin hangi taşıma işinde ne koşullarda kullanılacağı davalı ...'nun tasarrufunda olduğu, davalı ...'nun dava konusu emtiayı araca nakil sırasında vinç kullanırken hatalı yükleme, uygun halat kullanmama sonucu halatın kopmasına emtianın düşerek zarar görmesine sebebiyet verdiğine dair bilirkişi tespitleri benimsenerek hüküm verilmesinin isabetli olduğu, dosyada iki adet bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun takdiri delil olup, Mahkemece tarafların sunduğu deliller ile alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve vinç kiralama sözleşmesi ve hadisenin oluş şekli birlikte gözönünde bulundurularak gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekilinin bilirkişi raporuyla ilgili olarak ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda, emtianın kullanılmış olması sebebiyle poliçede yer alan muafiyet koşulları sağlanmış olduğundan bahisle yapılan hesaplama neticesi emtiadaki toplam hasar miktarının 142.979,73 TL olduğu tespitine yer verildiği, ancak sigorta poliçesinde öngörülen muafiyet kaydının, sadece sigorta sözleşmesinin tarafları için geçerli olduğu, dosya kapsamında yer alan sigorta tazminatı ödeme belgesinde davacı ... şirketinin, sigortalısının bu hasardan kaynaklanan tüm tazminat haklarını temlik aldığı, sigortalının tüm haklarına halef olduğu, bu durumda Mahkemece tespit edilen zarar tutarına muafiyet uygulanmaksızın hüküm verilmesi gerekirken muafiyet oranında tazminattan indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının faiz talebinin davalı ...'nun temerrüde düşürülmemesi sebebiyle reddedildiği, ancak davaya konu icra takibinde alacaklı sigorta şirketinin, ödeme tarihi olan 24.02.2015 tarihinden itibaren faiz hesabı yapmak suretiyle işlemiş faizi de takibe konu ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesine göre, kanuni halefiyet hakkına dayanılarak açılan rücu davasında faiz başlangıç tarihin sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olması gerektiği, ödeme tarihi olan 24.02.2015 tarihinden takip tarihine kadarki süre için işlemiş faizin 5.799,49 TL olduğu, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2015/10027 sayılı ilamsız icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibın 145.911,32 TL asıl alacak ve 5.918,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.829,72 TL alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip talebindeki temerrüt faizi yürütülmek suretiyle tahsili için takibin bu davalı hakkında devamına; davalı ... aleyhindeki fazla talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında davalı ... yönünden ileri sürülen itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
- Davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun, temyiz harçlarının verilen kesin sürede yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta poliçesi nedeniyle yapılan ödemenin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67, 208, 1472 nci maddesinin birinci fıkrası.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 180 inci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28