Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6404
2024/2384
25 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1305 Esas, 2022/965 Karar
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/139 E., 2019/880 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tıbbi malzeme ticaretiyle iştigal eden tarafların her sene birçok ihaleye rakip olarak katıldıklarını, "Optcla" marka Çin menşeili ürünlerin Türkiye'deki tek distribütörü olan müvekkilinin bayisi dava dışı Doruk Sağlık Ltd. şirketi ile davalının Ankara Numune Hastanesinin 25.09.2017 tarihindeki ihalesine teklif verdiklerini, bir kısım kalemlerde ekonomik açıdan en avantajlı teklifi dava dışı şirketin verdiğini, davalının 14.11.2017 tarihinde, ihale kararına karşı şikayet başvurusunda bulunduğunu, söz konusu şikayet dilekçesinde, bayi ürünlerinin teknik şartnamenin bazı maddelerini karşılamadığının, ayrıca Çin menşeili olan bu marka ile ilgili olarak birçok tutanak tutulduğunun, yine birçok kamu ihalesinde en avantajlı teklifi verip ihale uhdesinde kalmasına düzeltici karar ile elendiğinin yazıldığını, bu dilekçe üzerine 17. ve 18. sıra no.lu kalemler için düzeltici işlem yapıldığını, müvekkilinin ürünü için davalı tarafından gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunulduğunu, sözlü olarak da müvekkili ürünlerinin kötülendiğini, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; iddianın dayanağını oluşturan ihaleye davacının bayisi olan Doruk Sağlık Ltd şirketinin katıldığını, bu sebeple dava açma ehliyetinin bulunmadığını, kanundan kaynaklanan hakkını kullanan ve kamu yararını gözeten müvekkili eyleminin, haksız rekabet oluşturmadığını, kaldı ki müvekkilinin şikayetlerinin haklı görülerek komisyon tarafından 17 ve 18 no.lu kalemlerin ihalesinin iptal edildiğini, müvekkilinin sözlü olarak davacı ürünlerini kötülediği iddiasının ise doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemlerinin, Optcla marka ürünlere yönelik olup, anılan markalı ürünlerin Türkiye’deki tek distribütörünün davacı şirket olması nedeni ile olası haksız rekabetten doğrudan zarar görecek olması hususları birlikte gözetildiğinde davacının eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyetine sahip olduğu, davalının şikayet ve eylemlerinin, yanıltıcı ve kötüleme eylemini oluşturmasından ziyade dürüstlük kuralı uyarınca ticari hayat içinde kabul edilebilir ölçülerde yapılabilecek eleştiri ve şikayet sınırları içinde kaldığı, zira ihaleye konu ürünlerin niteliği dikkate alındığında bu şikayetlerin kamu yararı saikiyle yapıldığının ve bir hakkın kullanımı biçimde yorumlanmasının daha doğru olacağı, davalının dava konusu ürünlerin teknik şartnameye uymadığına ilişkin beyanının, ürünlerin ayıplı olduğu anlamına gelmeyip, ihaleyi yapan kurumun aradığı şartları sağlamadığına ilişkin olduğu, bu nedenle iddiaların ürünlere yönelik olmadığı, davalının “Çin menşeli” ifadesinin ve teknik şartnameye uymayan ürünlerle ihaleye katılma iddiasının muhatabını kötüleyici nitelikte bulunmadığı, davacının distribütörü olduğu ürünlerin gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarla kötülendiği, doktorlar tarafından ürünlerin kullanımı hakkında şüpheye düşüldüğü iddialarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firmanın şikayet dilekçesinde yer alan dava konusu ürünlerle ilgili birçok tutanak tutulduğu iddiasının yanlış ve yanıltıcı nitelikte olup haksız rekabet teşkil ettiğini, dosya kapsamında alınan ek raporun 6 ncı sayfasının son pragrafında ve 7 nci sayfanın ilk cümlesinde, davalının tutanak tutulduğu iddiasının haksız rekabet teşkil ettiğinin açıklandığını, bir ürün için tutanak tutulmasının, ürünün ayıplı olduğunun (kırılması, çatlaması parçasının kırılması gibi vs.) ve ülkemizde bir daha satılamayacak şekilde hasta sağlığının tehdit edildiği anlamına geldiğini, davalının iddialarının malzemelere ilişkin kötüleme niteliğinde bulunduğunu, davalının amacının kamu yararı değil haksız rekabet suretiyle ticari kazanç sağlamak olduğunu, ürünlerin teknik şartnameye uymadığı beyanının ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği şeklindeki ifadeye de katılmanın mümkün olmadığını, zira tutanak tutuldu iddiasının ürünün ayıplı olduğu anlamına geldiğini, ürünlerin gaz kaçağı yaptığı ve doku yaralanmasına sebep olduğu vb. bunun gibi teknik şartnameye aykırılık teşkil ettiği yönündeki cümlelerin ürünü açıkça gerçeğe aykırı yanıltıcı beyanla kötüleme olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, katıldığı ihaleye itiraz hakkının bulunması nedeni ile bu kapsamda şikayet dilekçesi verdiği, yasadan kaynaklanan hakkını kullanan davalı yanın eyleminin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim davalının şikayet dilekçesi üzerine bir kısım ürünler yönünden ihale makamınca düzeltici işlemler yapıldığı, yine davalı tarafından dosyaya, davacı ürünleri ile ilgili başka ihalelerde yapılan düzeltici işlemlere ilişkin kararların sunulduğu, buna göre davalının anayasal ve yasal şikayet hakkını kullandığı, davalının şikayetlerinin kısmen yerinde olduğunun ihale makamınca da kabul gördüğü, bu itibarla haksız rekabetten söz edilemeyeceği, şikayet dilekçesi dışında sözlü olarak da davacı ürünlerinin kötülendiği ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 54 üncü maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28