Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5791

Karar No

2024/2341

Karar Tarihi

21 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1272 Esas, 2022/957 Karar

Avukat ...

HÜKÜM: Davanın kısmen usulden, kısmen esastan reddine.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/803 E., 2020/270 K.

Taraflar arasındaki genel kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen usulden kısmen esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ortağı olan müvekkilinin davalı şirket yönetimine noterden gönderdikleri ihtarname ile talebi üzerine 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurulunun yapıldığını, genel kurulda sunulan faaliyet raporuna göre şirketin yedi ayda 236.453,63 TL zarar ettiğinin açıklandığını, şirketin 2015 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi gayrifaal olduğunu, buna rağmen yönetim kurulunun üç üyesine toplam olarak ayda net 6.500,00 TL ödeme yapıldığını, şirketi kontrol altında tutan ... ailesinin genel kurul kararı dışında aile fertlerine hizmet akdi ile çalışan gibi yüksek ücret verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ücret ödenen yönetim kurulu üyelerinden birinin İstanbul'da ikamet ettiğini, diğerinin ise yine bu ailenin kontrolünde olan başka bir şirketin genel müdürü olduğunu, ücret ödenen diğer bir görevlinin ise bu şirkette sekreter olarak çalıştığını, yapılan giderlerin şirket faaliyeti ile ilgisinin olmadığını, davalı şirket yöneticilerinin usulsüz sermaye artışı ile elde ettikleri kaynak ile gayrimenkul aldıklarını, bu gayrimenkullerden birinin kontrollerinde olan Tuzcuoğlu Enerji A.Ş'ye, diğerini ise bilinmeyen bir kişiye kiraya verdiklerini, kira gelirlerinin faaliyet raporunda yer almadığını, buna göre bedelsiz olarak kiraya verildiğini, davalı şirketin ödenmiş sermayenin %30'unu yitirdiğini, yıl sonuna kadar %50'sinin kaybedileceğini, gayrifaal şirketin ... aile fertlerine ve yakınlarına ödenen ücretler sebebi ile sermayesini kaybettiğini, ... ailesinin kontrolünde olan Tuzcuoğlu Enerji A.Ş.'nin çoğunluk oyu ile gündemin 3. maddesinde yer alan bilanço gelir gider tablosu ve faaliyet raporunun kabul edildiğini, gündemin 4. maddesinde sorulan şirketin aktifinde yer alan gayrimenkullerin ve araçların alış fiyatı ve nerede kullanıldığına ilişkin sorulara cevap ve şirket sermayesindeki azalmanın ne şekilde tamamlanacağı konusunda doğru bilgi verilmediğini, 2015 mali yılına ilişkin şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesi talebinin, kayıtlar üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması talebi ile şirket aktifinde azalmaya sebep olan, tasarrufları ile şirketin karlılığını azaltan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ve diğer sorumlular hakkında sorumluluk davası açılması talebinin oy çokluğu ile reddedildiğini ileri sürerek davalı şirketin 01.09.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda 3 ve 4. nolu gündem maddesi ile alınan kararların iptalini, 2015 mali yılına ait şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesini, 2015 yılı faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasını, özel denetçi raporu sonuçlarına göre şirket aktifinde meydana gelen kayıtların sorumlulardan tahsili amacıyla sorumluluk davası açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2015 faaliyet yılının bitmesine beş ay kala kötü niyetle olağanüstü genel kurul talep ettiğini, şirket yönetiminin davacının talep ettiği tüm hususların aynen gündeme alınmasına karar vererek 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurula davet ettiğini, davacının isteği doğrultusunda hazırlanan gündem maddelerinin ayrı ayrı müzakereye açıldığını, davacının talep ettiği tüm iddialara tek tek cevap niteliği taşıyan 01.09.2015 tarihli 063 sayılı cevabi yazının davalı şirket yetkilisine elden teslim edildiğini, toplantı sırasında gündem maddelerinin tek tek ele alınıp, müzakere edilip gerekli açıklamalar yapılarak oylandığını, gündemin 1 ve 2. maddesinin oy birliği ile dava konusu 3 ve 4. maddelerine ilişkin kararların oy çokluğu ile alındığını, davacıya incelemek istediği tüm hesapların toplantı öncesi gönderildiğini, bu sebeple özel denetçi atanması talebinin fiilen ve hukuken davacıya faydasının bulunmadığını, şirket giderleri ile ... ailesinin ve yakınlarının ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin geçmiş yıl faaliyetlerine ilişkin yaptığı şikayete yönelik savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, ibra edilen görevlilerin sorumlu tutulamayacağını, yöneticilerin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı davranarak şirketi zarara uğrattıklarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket yönetim kurulunun ortakların talebiyle genel kurulu toplantıya çağırmasında gündeme ayrıca bir madde eklemesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 413 üncü maddesine aykırılık taşımadığı, davacının sorumluluk davası açmasını engellemediği, buna göre gündemin 3 numaralı maddesine ilişkin kararın iptalinin gerekmediği, taşınmaz ve araçların hangi amaç ve kimlerce kullanıldığına ilişkin bilgilerin davacı temsilcisine verildiği, sermayedeki eksikliğin tespiti ve nasıl tamamlanacağına yönelik kararda yönetim kurulu başkanınca yapılan açıklama şirketin mali durumuna göre yeterli değilse de bu hususun sonraki 4 c ve 4 d bentleri ile alınan kararlarla birlikte değerlendirilebileceği, 4 c bendinde alınan kararla ilgili olarak her ortağın şirketin verdiği bilgi ile yetinmeyip ayrıca inceleme hakkı bulunduğu, buna ilişkin ret kararının yasaya aykırılık taşıdığı, özel denetçi atanabilmesi için kurucu ve ortakların kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerektiği halde bu hususun yerine getirilmediği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlali ile sorumluluklarını gerektirecek davranışlarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 01.09.2015 tarihli genel kurulda 4 c bendiyle alınan “inceleme hakkı verilmemesi” hakkındaki kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yöneticilerin kusurlu davranışlarının şirket kayıt ve belgelerinin detaylı incelenmesi ile mümkün olacağını, öncelikle özel denetçi atanmaması kararının iptalinin gerektiğini, sorumluluk davası açılması için yeterli kanıtın dosyada bulunduğunu, kararın kendi içinde çelişki arzettiğini, yöneticilerin şirket kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandıklarını, sermayeyi erittiklerini, bu hususların dosya kapsamı ile sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinde hukuku yararının bulunmadığını, kötü niyetle genel kurul talep ettiğini, gündem maddelerinin tek tek ele alındığını, incelemek istediği tüm hesapların toplantı öncesi davacıya gönderildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket yönetim kurulunun ortakların talebiyle genel kurulu toplantıya çağırmasında gündeme ayrıca bir madde eklemesinin 6102 sayılı Kanun’un 413 üncü maddesine aykırılık taşımadığı, davacının şirket bilançosundaki bazı hususların hiç veya gereği gibi belirtilmediği veya bilançonun gerçek durumun görünmesine engel hususlar içerdiğini iddia etmesi halinde sorumluluk davası açabileceği, 6102 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca özel denetim talebinin genel kurulca reddi halinde ilgililerce 3 ay içinde Mahkemeden özel denetçi atanması istenebileceğinden bu yöndeki ret kararına karşı davacının iptal istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu durumda esastan ret kararı verilmesinin yerinde görülmediği, sırf şirketin zarar etmesinin veya mali durumunun bozulmasının yönetim kurulunun sorumluluğunu gerektirmediği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlali ile sorumluluklarını gerektirecek davranışlarının da ispatlanamadığı, öte yandan 6102 sayılı Kanun’un 533 üncü maddesi uyarınca şirket ortağının sorumluluk davası açma hakkının bulunduğunu, davacının aynı Kanun’un 437 nci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen usule göre kayıtların incelenmesi isteminin reddine karşı Mahkemeye başvurabileceği, bu husustaki genel kurul kararının iptalini istemekte de hukuki yararının bulunmadığından anılan talep hakkında usulden ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, genel kurulda 4 c ve 4 d numaralı kararların iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle bu yöndeki davaların ayrı ayrı usulden reddine, öteki kararların iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gayri faal şirketin üç yöneticisine ayda net 6.500,00 TL ödeme yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, ödenmiş sermayenin kısa bir sürede %30 azaltıldığını, yıl sonuna kadar %50 oranında azalmanın kaçınılmaz olduğunu, şirketin usulsüz sermaye artışı ile elde ettiği kaynakla taşınmaz aldığını, bu işleme mantıklı açıklama getirmediğini, üstelik bu taşınmazların birinin ... ailesi yönetimindeki şirketi, diğerinin ismi açıklanmayan kişiye kiralandığını, genel kurula sunulan faaliyet raporunda bu taşınmazların kira gelirlerine yer verilmediğini, şahsi çıkarlarla bedelsiz kiralandıklarını, gayri faal şirketin ... ailesi fertlerine ve yakınlarına ödenen ücretlerle sermayesini kaybettiğini, genel kurulun 3. maddesinde bilanço gelir gider tablosu ile faaliyet raporunun hukuka ve şirket menfaatine aykırı kabul edildiğini, gayrimenkul ve araçlarla ilgili sorulara 4. maddede cevap verilmediğini, sermayedeki azalmanın ne şekilde tamamlanacağının açıklanmadığını, ihtarnamede yer verilmediği halde genel kurulda 2015 yılı 7 aylık dönemle ilgili mali tablolar ve faaliyet raporlarının oylanmasının gündeme alındığını, tasfiye hariç ara dönemde bunların kabul edilemeyeceğini, özel denetçi atanması ve sorumluluk davası açılması yönündeki taleplerin reddinin şirket menfaatine aykırılık taşıdığını, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettiklerinin açıkça ortada olduğunu, davada hukuki yararlarının olduğunu, usulden redde dair kararın kanuna aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 411, 413, 438, 439, 445, 446, 553 üncü maddeleri.

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptalinin gerekip gerekmediği, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması ve özel denetçi atanmasının istenip istenemeyeceği ile sorumluluk davası açılıp açılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Dava ise anılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3 ve 4 numaralı kararlarının iptali, bilgi alma ve inceleme hakkının tanınması ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 01.09.2015 tarihli genel kurulda 4 c bendiyle alınan “inceleme hakkı verilmemesi” hakkındaki kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince 6102 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca özel denetim talebinin genel kurulca reddi halinde ilgililerce 3 ay içinde Mahkemeden özel denetçi atanması istenebileceğinden bu yöndeki ret kararına karşı davacının iptal istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu durumda esastan ret kararı verilmesinin yerinde görülmediği, davacının aynı Kanun’un 437 nci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen usule göre kayıtların incelenmesi isteminin reddine karşı Mahkemeye başvurabileceği, bu husustaki genel kurul kararının iptalini istemekte de hukuki yararı bulunmadığından anılan talep hakkında usulden ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, genel kurulda 4 c ve 4 d numaralı kararların iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle bu yöndeki davaların ayrı ayrı usulden reddine, öteki kararların iptali istemi ile açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin ikinci fıkrasında pay sahibinin genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebileceği, beşinci fıkrasında bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 438 inci maddesinin birinci fıkrasında her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, 439 uncu maddesinin birinci fıkrasında da genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceği öngörülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususlar nazara alınarak gerek bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması, gerekse şirkete özel denetçi atanması istemlerinin reddine dair genel kurul kararlarının iptali istemleri anılan yasal düzenlemeler gözetilerek usulden reddedilmiştir. Ne var ki; davacı dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda 3 ve 4. gündem maddeleri ile alınan kararların iptal talebi ile birlikte (a) bendi ile “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesini” (b) bendi ile de “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasını” da talep etmiştir. Bu taleplerin genel kurul kararlarının iptali istemi ile birlikte aynı davada ileri sürülmesine mani bir hal bulunmadığı gibi Mahkemece gerekli görülmesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca davaların ayrılmasına karar verilebilmesinede mani bulunmamaktadır.

Bu durumda Mahkemece genel kurul kararlarının iptali talebinden farklı talepler olan “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesi” ve “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması” istemleri yönünden 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken sadece genel kurul kararlarının iptali istemi yönünden karar tesisi ile yetinilmesi yerinde olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim