Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5695
2024/2304
20 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/906 Esas, 2022/858 Karar
DAVALILAR: 1....
2.GARD A.S.
3.RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG vekili Avukat ...
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2021/447 E., 2021/500 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de yerleşik sanayi sektöründe faaliyet gösteren sermaye şirketi olduğunu, davalılar Bocs Bremen Overscas ..., RmhAsset.., Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Ltd. Şirketinin ise donatanı veya işleteni oldukları gemiler ile deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiklerini, davalı Gards A.Ş.'nin ise geminin P&I sigortacısı olduğunu, davacının OYAK ile yapmış olduğu sözleşmeyle Fildişi Sahili Cumhuriyetinde çimento fabrikasının anahtar teslim inşası işini üstlendiğini, müvekkilinin yapımını üstlendiği çimento fabrikasında kullanılacak olan makinanın Portekiz'den denizyolu ile Fildişi Sahiline taşınmak üzere davalı Proje Kargo ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalı Proje Kargo tarafından yükün taşınacağı tarihlerde en uygun gemi olarak Bocs Vısıon isimli geminin kiralandığını ve navlun bedeli Proje Kargo tarafından konişimento da düzenleyen Bocs Bremen Overscas....'nın faturası karşılığında bu şirketin banka hesabına ödendiğini, davacının yükü 30.11.2019 tarihinde Setabul/Portekiz Limanı'nda gemiye yüklendiğini, yüklemenin tamamlanması üzerine davalı BOCS Bremen Overscas... tarafından düzenlenen 30.11.2019 tarihli ve SETABJ003 numaralı konişimentonun davacı yana teslim edildiğini, konişimento içeriği incelendiğinde 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesinin konişimento ile ilişkilendirildiğini, deniz yolculuğunun 01.12.2019 tarihinde başladığını, fakat yolculuk esnasında ambar içerisine yüklenen kargonun yerinden oynaması neticesinde ambarda bulunan yüklerde hasar oluştuğunu ve yeniden sabitleme yapılması gerektiğinden geminin 02.12.2019 tarihinde Leixoes/Portekiz limanına yanaştığını ve bu limanda yapılan hasar tespitinin ardından yükün sabitlenerek deniz yolculuğuna devam ettiğini, ortak sörvey raporundaki tespitler doğrultusunda hasarın 14 gün içinde tazmin edileceğine dair sigortacısı tarafından düzenlenen Teminat Mektubunun davacıya teslim edildiğini, sörvey raporunun davalılara bildirilmesi üzerine davacı tarafından hasarın tazmini talep edildiğini fakat davalıların geminin sigortacısı vermiş olduğu teminat mektubunu yok saydığını, yüz yüze görüşmelerde gemi ilgililerin kusurlarını ve hasarı kabul ettiğini, yeni imal edilen ürünün tahliye limanına kadar oluşan navlun ve gümrük vergileri dahil olmak üzere sair masrafları karşılığı 41.794,00 euro bedel ödendiğini, hasarlı Dryer Unit Section S4 parçaların yerinde teminatı için teknik danışmanlık, iş gücü iaşe ve ibare ve yedek parça masrafların karşılığı olarak 245.600,00 euro masraf, hasarın incelenmesi için atanan sörvey ve yasal danışmanlık hizmet bedeli için 11.000,00 euro masraf oluştuğunu, davalılar Bocs Bremen Overscas...., RMH Asset...'nın fiili taşıyan, davalı Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Ltd. Şirketinin ise asıl taşıyan sıfatını haiz olduğunu, zararın tazmini konusunda fiili taşıyan ile akdi taşıyanın müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yaptığı atıfla 6098 sayılı Kanun'un 76 ncı maddesi uyarınca davacı lehine 240.000,00 euro geçici ödemeye hükmedilmesini, maddi zararın tazmini olarak 493.393,00 euronun 01.12.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin A maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesini, navlunun peşin ödendiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1199 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca navlunun yarı oranında indirilmesini ve indirilen 75.000,00 USD davacıya verilmesini, projenin gecikmesi nedeniyle uğranılan müspet zarara mahsuben şimdilik 1.000,00 euronun işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, manevi tazminat olarak 200.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Bbhcokg yasal halefi BOCS Bremen Overseas Chaertering and Shipping GmbH vekili cevap dilekçesinde; 2021 yılının Ocak ayında ... şirketinin, RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Gmbh Co. Kg şirketini devralarak birleşmiş olduğunu, RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Gmbh Co.Kg'nin 13.01.2021 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, BOCS Bremen.... adına daha önce sunulan cevap ve ikinci cevap dilekçesinde yer verilen yetki itirazlarının, RMH Asset... bakımından da geçerli olduğunu, taşımaya ilişkin konişimento incelendiğinde arka sayfasında yer alan taşıma şartlarında; taşıyıcının ana iş yerinin bulunduğu kanunlara göre ve işbu yer mahkemesince karara bağlanır şeklinde düzenlemenin olduğunu, konşimentonun ilk sayfasında müvekkilin adresinin “Martinistrasse 29 28195 Bremen, Almanya" şeklinde gösterildiğini dolayısı ile uygulanacak hukukun Alman Hukuku olduğunu, davanın görülmesinde Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığını, bu bağlamda, yetki itirazlarının kabulüyle yetkisizlik karar verilerek dosyayı görmekle yetkili olan mahkemenin Almanya Mahkemeleri olduğunun tayinine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından işbu iddia edilen zararların ispatlanamadığını, davacı tarafından iddia edilen hasarın, hasar nedeninin, miktarının ve tarafların kusurunun somut olarak ispat edilemediğini, dava konusu emtianın taşındığı “BOCS VISION” gemisi seferi sırasında 02.12.2012 tarihinde 9/10 rüzgar şiddetinde kuzeyden güçlü rüzgarla birlikte kötü hava şartlarına maruz kaldığını, davacının tüzel kişilik olduğundan manevi tazminat talep edemeyeceğini savunarak, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla işbu uyuşmazlığa ilişkin Bremen, Almanya Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
- Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının"BOCS VISION" isimli geminin P&I Sigortacısı olduğunun iddiası ile husumet yöneltildiğini, müvekkilinin Norveç şehrinde mukim bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusunun P&I sözleşmesi iki yabancı tüzel kişi arasında, yurt dışında yabancı bayraklı bir gemiye ilişkin akdedildiğini, işbu P&I Sigorta Sözleşmesinin bizzat müvekkili tarafından akdedildiğini, P&I sigorta Sözleşmesinin akdedilmesi aşamasında herhangi bir acente aracılıkta bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesi hükmünün uygulama bulacağını, sigortacı için yetkinin düzenlendiği birinci fıkra uyarınca sigortacının esas işyeri Türkiye'de ise veya Türkiye'de sigorta sözleşmesi yapan şubesi veya acentesi bulunuyorsa Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, somut olayda P&I Sigorta Sözleşmesinin müvekkili tarafından yapıldığını, sigorta sözleşmesinin yapılmasında herhangi bir acentenin aracılık yapmadığını, müvekkilinin işyerinin Arendal Norveç olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de herhangi bir şubesinin ya da acentesi bulunmadığını, Türk mahkemelerinin müvekkili bakımından yetkili olmadığını, yetki itirazına halel gelmemesi kaydıyla müvekkili tarafından verilen teminat mektubu kesin mahkeme kararı şartına bağlı olduğu gibi ayrıca İngiliz Hukukuna tabi olduğunu, dolayısıyla İngiliz Hukuku tahtında geçici ödeme kurumunun olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacı vekilinin teminat mektubuna dayanılarak müvekkiline husumet yönelttiğini, teminat mektubundan kaynaklı yöneltilecek her türlü talebe İngiliz hukukunun uygulanmasının gerektiğini, davacının zararını somut belgeler ile ispatlayamadığını, davacı tarafından iddia edilen zararların ticari defterler ile kanıtlayamadığını ispat yükü yerine getirilmediğini, dava konusu taşımaya ilişkin 30.11.2019 tarihli konişimento incelendiğinde "Shipper's declared value" yani "Taşıyan tarafından beyan edilmiş değer" kısmının boş olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi ile arasındaki bağlama notunun konişimento ile ilişkilendirildiğinin ileri sürüldüğünü, ancak konişimento incelendiğinde yalnızca "Freight details and charges" yani Türkçesi " Navlun detayları ve masraflar" kısmında navlunun 18.09.2019 tarihli bağlama notuna göre ödeneceği kaydının bulunduğunun görüleceğini, konişimentoda navlun kısmında atıf yapılan 18.09.2019 tarihli bağlama notunun, BOCS Bremen Overseas Chartering and Shipping BmbH ile Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited şirketi acentesi arasında düzenlendiğini, Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi ile davalı arasında düzenlenen bağlama notuna ...'nin taraf olmadığını, işbu bağlama notunun ...'yi bağlamayacağını, akdi taşıyan Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi tarafından gemiye yükleme operasyonundan önce yük birimlerine ait çizimler gönderildiğini, ancak gemiye yükleme yapılmadan önce yükler incelendiğinde, kızakların çizimlerde belirtildiği üzere birimlere kaynaklanmadığının gözlemlendiğini, survey raporlarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu emtianın taşındığı “BOCS VISION” gemisi seferi sırasında 02.12.2012 tarihinde 9/10 rüzgar şiddetinde kuzeyden güçlü rüzgarla birlikte kötü hava şartlarına maruz kaldığını, davacının tüzel kişilik olduğunu manevi tazminat talep edemeyeceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat talep edebileceğini kabul edilse dahi manevi tazminatın şartları oluşmadığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın gemi ile taşınan malın hasarlanmasından dolayı ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ile davalılar Bocs Bremen Overscas Chartering and Shipping Gmbh ve RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG, bakımından uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin, 22/06/2020 tarih, 2019/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfasında bulunan yetki klozunun davacı ... bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre bu davalılarla ilgili dava yönünden Bremen/Almanya Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle davalı Bocs Bremen Overscas Chartering and Shipping Gmbh ve RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olduğu, öte yandan dava konusu sigorta poliçesi örneği ile tercümesinden taşımayı yapan Bocs VISION gemisinin davalı ... AS tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesininde anılan davalının Norveç şubesi tarafından düzenlendiği, Bocs VISION gemisiyle ilgili sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... AS yurt dışında mukim bir şirket olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre, bu davalı ile ilgili uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, Bocs VISION gemisinin sorumluluk sigortacısı davalı ... AS, Norveç'de mukim bir şirket olduğu, sigorta poliçeside Norveç şubesi tarafından düzenlendiği, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi gereğince bu şirket aleyhine açılan dava bakımından yetkili mahkemenin davalının faaliyet merkezinin bulunduğu Norveç mahkemeleri olduğu, davalılar vekillerinin milletler arası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konşimentoda yetkili mahkemenin ismen zikredilmemiş olduğunu, dolayısıyla belirli olma kriterinin somut olayda gerçekleşmediğini, zararın deniz yolculuğu sırasında meydana geldiğini, haksız fiillden kaynaklı borç ilişkisinin söz konusu olduğunu, hem zarar görenin hem de akdi taşıyanın Türk şirketi olması sebebiyle haksız fiilin unsurlarının farklı ülkelere dağıldığını, ancak Türk hukukunun en sıkı ilişkili hukuk olması sebebiyle somut olayda Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, 3 no.lu davalı yönünden P&I sözleşmesinin niteliği itibariyle sorumluluk sigortası sözleşmesi olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi uyarınca ancak Türk mahkemelerinin yetkili olması koşuluyla üçüncü kişilerin sorumluluk sigortalarına karşı dava açma hakkının bulunduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1400 üncü maddesi uyarınca doğrudan dava açacak üçüncü kişinin poliçenin tarafı olmadığını, Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda üçüncü kişinin sorumluluk sigortasının lehtarı da olamayacağını, somut olayda mevcut bulunan P&I sözleşmesinin lehtarının yani menfaati sigortalananın, sigortalı donatan olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi ile üçüncü kişiye kanundan doğan bir alacak hakkı verildiğinin görüleceğini, 5718 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kanundan doğan borçlar için özel yetki düzenlemelerinin bulunmadığını, şu halde zarar gören üçüncü kişi ile P&I arasındaki davalara bakmaya yetkili mahkemenin 6100 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerince belirleneceğini, P&I kulüpleri yurt dışında mukim olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi hükmünün önem kazanacağını, buna göre mal varlığına ilişkin davanın uyuşmazlık konusunda mal varlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabileceğini, dolayısıyla üç no.lu davalı P&I sigortalısının Türkiye'de prim alacağı bulunduğundan Türk mahkemelerinin milletlerarası uluslararası yetkisinin mevcut olduğunu, 1, 2 ve 3 no.lu davalılar yönünden yetki itirazının kabulüne yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esasının görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı donotanlar arasındaki konişmentonun tarafı olan davacı yükletenin konişmentodaki hüküm ve koşullara itiraz etmediği gibi konişmentoyu düzenleyenin fiili taşıyan olduğu, konişmento arkasında yer alan yetki şartının davacı yükleteni bağlayacağı, öte yandan davacının davalı ...'a karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırmış olduğu, sigorta poliçesini düzenleyen Gard'nın yurt dışında mukim olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, BOCS VISION gemisinin şu andaki sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketi Norveç'de bulunduğu, sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalı şigorta şirketinin Türkiye acentesi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesince davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, (Yargıtay 11 HD, T: 14/11/2018 2017/646 E., 2018/7058 K. sayılı emsal ilamı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, deniz taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın taşıma sırsında hasara uğraması neticesi yükleten tarafından akdi ve fiili taşıyıcılar ile P&I sorumluluk sigortacısına karşı açılmış bir tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42