Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6118

Karar No

2024/2298

Karar Tarihi

20 Mart 2024

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1574 Esas, 2021/1781 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/32 E., 2019/226 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2016/13228 E. sayılı dosyası ile hakkında yapılan icra takibinde takibe konu senette bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eşi ...'ın dava konusu olan bonoyu eşi olarak tanıttığı ve yanında getirdiği kişiye davalının da huzurunda imzalattığını, eşinin gayrimenkulleri olduğunu söylediğini, senedin bu şekilde verildiğini, davacının takipten başından beri haberdar olduğunu bu nedenle borçtan da sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takibe konu bononun keşidecisi konumunda olup davalının ise lehtar olduğu, davacının senetteki imzayı inkar ettiğini, davacının mukayeseye elverişli yazı ve imza örnekleri, senet aslı, davacının huzurda alınan yazı ve imza örnekleri dosya arasına alınarak grafalog bilirkişiden rapor alındığını, buna göre senette keşideci kısmında bulunan imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiğini bu sebeple davacının senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2016/13228 sayılı icra takibine konu keşidecisi ..., lehtarı ... olan keşide tarihi 05.08.2016, vadesi 01.11.2016 miktarı 250.000,00 TL senet dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, ayrıca her ne kadar kambiyo ilişkisi taraflar arasında kurulmuş ve davalı senedi keşide sonrası ilk alan lehtar olsa da soruşturma dosyasındaki beyanlar dikkate alındığında senedin davacının eşi tarafından davalıya başka bir kadın gösterilmek suretiyle imzalatılarak verildiğinden davalının takipte kötü niyetli kabul edilmediği ve aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı olan, davacının eşi ... ve ...'ın davalıya borçları olduğunu ve ödeyemediklerini, sonrasında iş kuracaklarını ve ancak borçlarını bu şekilde ödeyebileceklerini söyleyerek tekrar borç istediklerini, davalıya ait aracın satılarak bedelinin kendilerine verilmesi halinde bu bedelinin yeterli olacağını söylediklerini, teminat olarak da ...'ın eşinin mal varlığı bulunduğu belirtilerek, ...'ın eşi ... olarak tanıtılan kişi ile birlikte tanzim edilerek teslim edildiğini, senedin tanzimi sırasında ...'a ait nüfus cüzdanının da verildiğini, soruşturma aşamasında ...'ın ibraz edilen nüfus cüzdanının kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, daha sonra davacı aleyhine Bursa 18. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13228 E. sayılı dosyasından 21.11.2016 tarihinde icra takibine başlandığı ve tebligatın davacının eşi ... tarafından tebellüğ edildiği, takibin kesinleştiği ve bunun üzerine ...'a ait gayrimenkuller üzerine haciz konulduğu, savcılık soruşturmasından da anlaşılacağı üzere ...'ın tüm bu olaylardan başından beri haberdar olduğunu, davacının, aleyhine başlatılan icra takip dosyasından haberdar olmasına rağmen, takip başlangıç tarihinin üzerinden bir yılı aşkın süre geçtikten sonra ancak işbu davayı açtığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen dürüst davranma kuralına aykırılık teşkil etiğini, ... icra takip dosyasına 19.12.2017 tarihinde sunmuş olduğu dilekçede ''borçlu olduğum dosyada'' şeklinde beyanda bulunduğunu ve borcu kabullendiğini, kambiyo senetleriyle ilgili olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) temsile ilişkin hükümler bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağını, 6098 sayılı Kanun'un yetkisiz temsili düzenleyen 531 inci maddesinde ''İş sahibi yapılan işi uygun bulmuşsa vekalet hükümleri uygulanır.'' düzenlemesi doğrultusunda davacının düzenlenen senet dolayısıyla doğan borçtan sorumlu olduğunu, olayda yetkisiz kişi tarafından bono düzenlendiğini ancak yetkili kişi tarafından bu işleme ses çıkarılmadığını ve bu haliyle zımni kabulün gerçekleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin belirtilen hususları değerlendirmeden, yalnızca bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, ayrıca davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 70 inci maddelerine göre imza itirazını ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde yapması gerekirken davacı itirazının bu süre geçtikten sonra yapmasının bozma sebebi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senet üzerinde ... adına atılı bulunan imzanın ... eli ürünü olmadığı, davalı, davacının icra takibinde borçlu olduğunu beyan ettiğini ve bu suretle imza kendisine ait olmasa bile borçlunun borcunu kabul etmesi halinde imza itirazının dinlenmeyeceğini ve davacının senedin düzenlenmesinden haberdar olduğunu savunmuş ise de, bu savunmasını ispata yarar deliller sunmadığı, gerek davacının eşi ...'ın beyanları gerekse davalı/şüpheli ...'nin beyanları dikkate alındığında davacının senetten haberdar olduğu ve borcu kabullendiği yönünde iradesinin varlığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı aleyhine takibe konan ve imzasına itiraz ettiği bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim