Yargıtay 11. HD 2022/5669 E. 2024/2282 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5669
2024/2282
20 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/287 Esas, 2022/1107 Karar
DAVACILAR: 1. ...
- ... vekili Avukat ...
HÜKÜM: Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/642 E., 2020/825 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve Nef Gayrimenkul Yapı ve Yatırım A.Ş.'nin Türkiye'nin önde gelen birçok gayrimenkul şirketinin hakim hissedarı konumunda olduğunu, müvekkillerinin aynı zamanda 2009/595582 sayılı ve 2012/66543 sayılı "Nef" ibareli markalarının da tescilli sahibi olduğunu, müvekkiline ait nef markası altında yapılan projelerin yıllardır birçok dalda ödüle layık görülmüş olduğunu, markanın tanınmışlık düzeyinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığını ve dünya çapına yayılmış bulunduğunu, ancak müvekkili şirket taraıfndan yapılan araştırmada müvekkili şirketin ticaret unvanının ve markasının birebir aynı olacak şekilde müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirket tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davalının kullanımının yalnızca ticaret unvanı ile sınırlı kalmayıp markasal kullanım olarak kullanımda bulunulduğunu, bu hususta davalı yana Beyoğlu 18. Noterliğinin 11.02.2018 tarih, 922 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarda bulunulduğunu, davalı şirketin Mersin 3. Noterliğinin 24.01.2018 tarih, 2563 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkillerine ait nef ibaresinin markasal olarak kullanımının bulunmadığından bahisle cevap vermiş olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait ticaret unvanını tescil tarihinden yıllar sonra incelemesiz sistemden faydalanmak sureti ile tescil ettirdiğini, davalının ticaret unvanındaki nef yapı ibaresini özellikle vurgulamak suretiyle müvekkiline ait tescilli marka ile aynı yazı şekliyle ve puntosuyla kullanmış olmasının markasal kullanım kapsamında kaldığı ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz kapsamında olduğunu belirtmiş, davalının ticaret unvanındaki nef ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini, davalıya ait Nef ibaresinin bulunduğu ilan, broşür, levha, tanıtım evrakı, reklam, afiş ve her türlü tanıtım evrakının varsa kullanımlarının önlenmesi ve imhası ile davalı adına kayıtlı nef ibaresini taşıyan alan adlı internet sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Nef İnşaat Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasına müracaat ile kapsamlı bir biçimde tüm araştırmalar yapıldıktan sonra mevzuata aykırılık görülmediğinden tescil edilmiş bir şirket olduğunu, müvekkilinin yasanın kendisine vermiş olduğu hak kapsamındaki ticaret unvanını kullanmakta olduğunu, nef ibaresi ile ilgili markasal kullanımının söz konusu olmadığını, ticaret unvanı ile tescilli markanın birbirinde farklı hususlar olduğunu, müvekkilinin yalnızca ticaret unvanını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalı şirkete göndermiş olduğu ihtarnameye ekli urfa projeler isimli haber sitesine ait haberde nef yapı markasıyla konut projeleri üreten ve inşa eden Halil Bayram’ın Şanlıurfa’da ilk kez çatılı sistem uygulamaya başladığına ilişkin haber verilmiş olduğu, haber içeriğinde davalı tüzel kişiliğin sahibi Halil Bayram’ın gerçekleştirmiş olduğu projelerin Nef Yapı markası ile anıldığı, davacı adına tescilli “nef” markasının davalı tüzel şirket tarafından kullanımının markasal kullanım düzeyinde olduğu, davacı şirketin ve markasının davalı şirketten daha önce tescil edilmiş ve kurulmuş olmasına karşın, aynı sektörde hizmet veren davalı şirketin davacının markasını ve ticaret unvanını tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kapsamda davalı şirkete ait ticaret unvanında yer alan “nef” ibaresinin davacıya ait tescilli marka hakkının kullanımına tecavüz kapsamında kaldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, müvekkiline ait Nef İnşaat Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasına müracaatı ile kapsamlı biçimde tüm araştırmaların yapıldıktan sonra mevzuata aykırılık görülmediğinden tescil edilmiş bir şirket olduğunu, davacının NEF ibaresi üzerinde bir marka tescili bulunmadığını, ticaret unvanı ile ilgili kullanıma dayalı davacının mevcut bir hakkının da bulunmadığını, Ticaret Odası tarafından yapılan ulusal düzeydeki inceleme sonrası müvekkili şirketin tescilinin sağlandığını, müvekkilinin yasanın kendisine vermiş olduğu hak kapsamında ticaret unvanını kullanmakta olduğunu, NEF ibaresi ile ilgili markasal kullanımının yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olması ve ticaret unvan tescili ile marka tescilinin birbirinden farklı hususlar olduğunu, ticaret unvanının markasal olarak kullanılmadığının yalnızca ticaret unvanı olarak kullanıldığı sürece markaya tecavüz teşkil etmeyeceğinin Yargıtay içtihatları ile sabit oluşu karşısında davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalının tescilli şirket unvanı ile davacı adına tescilli markalar arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "Nef" markası ile davalının "Nef Gayrimenkul Yapı ve Yatırım A.Ş." ibareli ticaret unvanı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği iddiasına dayalı markaya tecavüzün tespitine ve önlenmesine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesi
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42