Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5308
2024/2231
19 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1418 Esas, 2022/1099 Karar
İnş. Taah. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
İHBAR OLUNANLAR: 1 Eges Elektrik Elektronik Gereçler San. Tic. A.Ş.
vekili Avukat ...
2 Türkiye Sigorta (Halk) Anonim Şirketi
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/505 E., 2019/376 K.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... fabrikasında bulunan ve davalıya "Makine Kırılması Poliçesi" kapsamında sigortalı olan indüksiyon ocağında 18.04.2016 tarihinde 21. döküm işleminin yapıldığı sırada ocağın refrakterinin delinmesi sonucunda içindeki ergimiş metalin etrafa saçılarak yangına sebep olması sebebiyle zarar meydana geldiğini, zararın ödenmesi için davalı ... şirketine başvurulmuş ise de talebin reddedildiğini, bunun hukuka aykırı olup zararın davalıdan tahsilinin gerektiğini, yangının sebebinin; ocak refrakterinin kırılması ve bunun sonucunda ocağın içindeki ergimiş metalin etrafa fışkırarak saçılması olduğunu, yangın çıktığı için refrakterin kırılmadığını, tam tersine refrakter kırıldığı için yangın çıktığını, kaldı ki aksinin kabulünün hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, olayın bu şekilde meydana geldiğinin hem Aliağa Ticaret Odası'nın 24.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda hem de yangın raporunda açıkça görüldüğünü, müvekkilinin işbu hasarın meydana gelmemesi için üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, refrakter malzemenin en kaliteli olanını tercih ederek gerekli özeni gösterdiğini, ömrünün 2/3'ünü dahi tamamlamamış olan refrakterin böyle bir performans göstermesinin beklenmedik bir durum olduğunu, olayın gerçekleştiği vardiyada görevli olan çalışanların yıllardır bu sektörde çalışan uzman teknik elemanlar olduğunu, davalı ... şirketinin cevabında “Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları teminat dışı haller madde 3d (yangın veya yangın vukuu dolayısıyla yapılan söndürme, yıkma ve kurtarma ameliyelerinin ve yıldırımın doğrudan doğruya tesirlerinden) gereği müvekkilinin talebini reddettiğini, zararın poliçe kapsamında olduğunun uzman bilirkişilerce yapılacak incelemeler neticesinde ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini arttırarak 362.109,92 TL istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bu davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin poliçesinin makina kırılması poliçesi olduğunu, yangın sonucu oluşan hasarların teminat dışı olduğunun açıkça düzenlendiğini, yangının nasıl meydana geldiğinin hiçbir öneminin olmadığını, davanın yangın poliçesini akdeden Halk Sigorta A.Ş.'ye ihbarının gerektiğini, ödeme yapılması halinde Halk Sigortaya rücu edileceğini, davanın ocağın imalatçısı firma olan Eges A.Ş.'ye de ihbarının gerektiğini, zira yangın çıkmasına sebep olan ocakta imalat hatası bulunduğunu, müvekkili şirketçe ödeme yapılması halinde Eges A.Ş.'ye rücu edileceğini, makina kırılması poliçesinin 3 h maddesince de makinaların normal kullanımından ... yıpranmaların teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen bedelin fahiş olduğunu, poliçede %20 muafiyet öngörüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan ve birbirini destekleyen 22.04.2018 ve 05.03.2019 tarihli bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere, davacının fabrikasında 2 no.lu indiksiyon ocağında 18.04.2016 tarihinde 21. döküm işleminin yapıldığı sırada meydana gelen yangının sebebinin refrakter hazne potada ortaya çıkan sorundan kaynaklandığı, oluşan hasarın 362.109,92 TL olduğu, bu zararın taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan makine kırılması poliçesi teminatı kapsamında olup limit dahilinde olduğu, davanın bu miktar üzerinden kabulüne, ilk harçlandırılan dava değeri olan 1.500,00 TL için davalı açısından temerrüdün davacının 18.04.2016 tarihinde bildirim yapılmış olması nedeniyle bu tarihten itibaren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1427 nci maddesi gereğince 45 gün sonrasına tekabül eden 02.06.2016 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafın talep arttırım dilekçesindeki beyanı da gözetilerek 360.609,92 TL için talep arttırımı yaptığı tarih olan 12.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile açılan davanın kabulüne, 362.109,92 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.500,00 TL'sına 02.06.2016 tarihinden itibaren, 360.609,92 TL'sına ıslah tarihi 12.11.2018 den itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının zamanaşımı itirazını kabul etmediklerini, kendilerinin istinaf itirazlarının hükmedilen tutara ilişkin olduğunu, bilirkişi raporu esas alınarak hasar bedelinin 18.04.2016 tarihindeki 1USD=2,8570 TL kur değeri üzerinden 126.755,92 USD'nin toplamda 362.109,92 TL olarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, zararının ... anlamda giderilmesi için yapılacak işlem, onarım ve malzeme tutarlarının döviz kuruna bağlı olarak artmakta olduğunu, dolayısıyla 18.04.2016 tarihindeki kur değeri üzerinden verilmesinin ... zararı karşılamaya yetmediğini, 126.755,92 USD hasar bedeli alacaklarının fiili ödeme tarihindeki ... döviz ... üzerinden mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte müvekkiline verilmesi gerekirken hasar bedelinin TL’ye çevrilip ıslah tarihinden itibaren de yasal faiziyle birlikte iadesine dair verilen kararın bu yönüyle kaldırılması gerktiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava şeklinde ikame edildiğini, bu bağlamda ıslah edilen kısım için alacak zamanaşımına uğramış olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, Mahkemenin bu savunmalarını dikkate almadığını, kararda zamanaşımı itirazının ret sebebini dahi belirtmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde ve makina kırılması sigortası genel şartlarının 22.maddesinde, taleplerin 2 yılda zaman aşıma uğrayacağı hükmünün yer aldığını, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 11. maddesinde de hasarın sigortalı tarafından 5 gün içerisinde bildirilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, zamanaşımı hasar tarihi olan 18.04.2016 tarihinden 5 gün sonra başlamış olduğundan 24.04.2018 tarihinde zamanaşımının sona erdiğini, davacı 12.11.2018 tarihinde ıslah dilekçesini ibraz ettiğinden ve ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi sona erdiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde açıkça belirtilmediğinden ve alacak tutarı belirsiz olmadığından bu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca Makine Kırılması Genel Şartları uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu, müvekkilinin hasarın yangın olayından kaynaklanmış olması nedeniyle hasar dosyasını reddettiğini, bilirkişi raporunda; '..doğrudan meydana gelen bütün zararların teminata dahil edildiği...' ifadesinin yer aldığını, ancak bu ifadenin gerçekle bağdaşmadığını, zira, poliçede yangın ile ilgili ifadenin; 'yalnızca grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri olayları ile bağlantılı olarak' düzenlendiğini, bu bağlamda, müvekkili şirket tatafından yangın hasarına teminat verilmediğini, ... şart bulunmadığından Genel Şartlar çerçevesinde inceleme yapılması gerektiğini, hasarın Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde yer ... tanıma uymadığını, Genel Şartların 3. maddesinin (d) bendinde; 'd)Yangın veya yangın vukuu dolayısiyle yapılan söndürme, yıkma ve kurtarma ameliyelerinin ve yıldırımın doğrudan doğruya tesirlerinden' ... zararların teminat dışı olduğunun açıkça beyan edildiğini, ibraz edilen ilk bilirkişi raporunda da bilirkişilerin aynı kanaati beyan ettiklerini, dolayısıyla yangının ne şekilde meydana geldiği önemsiz olmakla, yangın sonucu oluşan hasarların teminat harici olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin, makinenin delinmesi sebebiyle oluşan zararı ödemekle yükümlü olsa dahi, işbu delinme akabinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olmadığını, zira hasarın büyük bir kısmının yangın sebebiyle meydana geldiğini, ayrıca hasar makinesinin ayıplı olmasından kaynaklanmış olduğundan hasarın teminat dışı olduğunu, refrakter tabir edilen izolasyon kaplamasının ömrünün 2/3'ünü henüz tamamlamamışken bu hasarın meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1453 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; 'Rizikonun gerçekleşmesi sonucu ... kazanç kaybı ile sigorta edilen malların ayıbından ... hasarlar, aksine sözleşme yoksa, sigorta kapsamında değildir.' hükmünün yer aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmi dava şeklinde açıldığı, fazlaya dair haklar saklı tutularak ve şimdilik kaydıyla 1.500,00 TL talep edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yönünde hiçbir talep ve beyanda bulunulmamış olduğu, davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 22.06.2016 tarihli ekspertiz raporu düzenlendiği ve davalı ... şirketinin 05.08.2016 tarihli yazısı ile davacıya red cevabı verdiği, davacının talebi, mal sigortalarının bir türü olan makine kırılması sigorta poliçesine dayanmakta olup, anılan mevzuat hükümleri gereği 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 6100 sayılı Kanun döneminde kısmi dava olarak açılan davada, davaya konu edilmeyen alacak bölümü için zamanaşımı işlemeye devam ettiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi kabul edilmiş olduğundan, davacının 15.11.2018 tarihinde yaptığı ıslahın davalı vekiline 23.11.2018 tarihli duruşmada elden tebliğ edildiği ve aynı celsede davalı vekilinin zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, davaya konu rizikonun tarihine (18.04.2016), aynı gün hasarın ihbar edilmiş olduğuna ve buna göre belirlenen davacı alacağının muaccel olduğu tarihe göre (45 günlük süre), muacceliyetten sonraki 2 yıl içinde davaya konu edilmeyen alacak bölümünün zamanaşımına uğrayacağı hükmü dikkate alınarak, davalı vekilinin süresindeki zamanaşımı def'inin kabulü ile yalnızca 1.500,00 TL'lik kısım yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken, Yerel Mahkemece ıslah edilen bölümün zamanaşımı hususunda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı, davalı vekilinin diğer itirazları olan; hasarın teminat dışı olduğuna, hasar sonrasında yangın çıkması sonucu oluşan zarar kısmından müvekkilinin sorumlu olmadığına ve makinenin ayıplı olmasından dolayı hasarın meydana geldiğine dair itirazları bakımından alınan bilirkişi raporları, ayıplı mal iddiasını ispatlayacak hiçbir delil bulunmaması, yangının sigortalı makine parçasının kırılması neticesinde başladığına dair uzman bilirkişi görüşlerine göre tüm bu itirazların esastan reddi gerektiği, davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde hasar bedelinin hasar tarihindeki kur üzerinden tespitinin hatalı olduğunu ve fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz ... üzerinden mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle verilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde bu yönde bir talepleri olmadığı gibi, hükme esas alınan 05.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutara yönelik bir itirazda da bulunulmadığından davacı vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddi geektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL tazminatın 02.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımına yönelik 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sigorta tazminatı ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin herhalde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı belirlendiğinden altı yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ve ıslahla ileri sürülen alacağın ek bir dava niteliğinde olmadığını, bu nedenle sadece ve sadece davaya karşı ileri sürülebilecek olan zamanaşımı definin ıslah ile ileri sürülen alacağa karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, böyle bir kabulün zarar görenlerin daha da mağduriyetine sebebiyet vereceğini, somut olayda müvekkil şirkete ait ... fabrikasında bulunan ve davalıya "Makine Kırılması Poliçesi" kapsamında sigortalı olan indüksiyon ocağında 18.04.2016 tarihinde 21. döküm işleminin yapıldığı sırada ocağın refrakterinin delinmesi sonucunda içindeki ergimiş metalin etrafa saçılarak yangına sebep olmasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151 ... maddesinde düzenlenen Mala Zarar Verme suçuna vücut verdiğini, aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 171 ... maddesinde düzenlenen Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması suçunun konusunu oluşturduğundan uzamış zamanaşımının uygulanması gerektiğini, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası ile 1427 nci maddesi, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesi, 3. maddesinin (d) bendi ve 11. maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55