Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5871
2024/2228
19 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/991 Esas, 2022/954 Karar
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...
2 ... vekili Avukat ...
... ...
3 Güryapı Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat
...
FER'İ MÜDAHİL: ... Konut Gayrimenkul Yat. Ort. A.Ş. vekili Avukat
...
TEMSİLCİ: ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/200 E., 2021/444 K.
Taraflar arasındaki tecavüzün meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Alman vatandaşı olan müvekkilinin Stuttgart Noterliği tarafından hazırlanan ve Berlin Başkonsolosluğu tarafından onaylanan 18.11.2020 tarihli belge ile mimar ...'ın yasal mirasçısı bulunduğunu, hayattaki diğer tüm mirasçılardan da vekaletname aldığını, ...'ın 6 Aralık 1877 ile 20 Aralık 1956 yılları arasında yaşadığını, müvekkilinin yasal mirasçısı olduğu ...'ın, Türkiye'nin ilk toplu konut projesi olan Saraçoğlu Mahallesi projesinin mimarı olduğunu, Saraçoğlu Mahallesinin 29.10.1944 yılında yapımına başlandığını ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Goethe Enstitüsü Ankara tarafından yayımlanan "Bir Başkentin Oluşumu: Avusturyalı, Alman ve İsviçreli Mimarların İzleri" isimli kitapta ifade edildiğini, son 7 yıldır Saraçoğlu Mahallesinin sistematik olarak yıkım tehdidi altında kaldığını, ... ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tanıtılan projenin, ... tarafından tasarlanan mahallenin genel kurgusunun ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıların hem fiziken hem de işlevsel olarak değiştirilmesini konu aldığını, dönüştürülmek istenen Saraçoğlu Mahallesinin, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.04.1997 tarih ve A 1610, 08.06.1979 gün ve A 1674 Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 02.03.1993 tarih ve 2877 sayılı kararları ile "kentsel sit" olarak belirlendiğini, anılan tüm idari işlemlerin Mimarlar Odası Ankara Şubesiyle vatandaşlar tarafından dava konusu edildiğini, ancak inşai faaliyetlerin durmadığını, Saraçoğlu Mahallesinin ... değerleri ve kültürel birikimi ile korunmasına yönelik hukuksal süreçler devam ederken, kurul kararı ile kentsel tasarım ve peyzaj uygulama projelerinin onaylandığını ve ... Belediyesince ruhsatlar düzenlendiğini, Saraçoğlu Mahallesinin ... değerlerinin, kültürel birikiminin, yaşam kültürünün, anı değerinin bir bütün olarak ele alınmasının gerektiğini, 31.08.2020 tarihinde yapılan sözleşme ile Güryapı Restorasyon Taah. ve Tic. A.Ş.'nin saha çalışmalarına başladığını, davalı eylemlerinin 5486 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5486 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek davalıların tecavüzünün men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;bu davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuki mesnedinin bulunmadığını, alana ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı ... ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nın Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.12.2019 tarih 7161 sayılı kararı ile uygun bulunup, ... ve Şehircilik Bakanlığı'nın 21.02.2020 gün 46074 E. sayılı yazısı ile anılan planların askı süresinin tamamlandığının ve onaylandığının Kurul Müdürlüğüne bildirildiğini, yürürlükteki koruma amaçlı imar planı doğrultusunda Kurulun alandaki tescilli yapıların korunması ve yaşatılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan restorasyon projelerini kurul kararları ile uygun bulmasının, ilgili mevzuata aykırı bir yanının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;davaya konu yapıların ... olarak değerlendirilmesi halinde, 4626 sayılı Memur Meskenleri İnşaası Hakkında Kanun (4626 sayılı Kanun) ve 5846 sayılı Kanun gereğince mimar ...'ın proje üzerinde ... sahibi olmadığının ortada bulunduğunu, ...'ın ... sahibi olduğu kanaatine varılırsa, davacının ...'ın mirasçısı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, yine müellifin manevi haklarını kullanış tarzını tespit ... etmediğinin, herhangi birine bırakıp bırakmadığının, ölümünden sonra kullanılmak üzere hak sahibi olan vasiyeti tenfiz memurunun tayin edilip edilmediğinin taraflarınca bilinmediğini, davacının vefat eden eşinin dedesinin mimar ... olduğu belirtildiğinden, 5846 sayılı Kanun'un saydığı kişiler arasında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3 Davalı Güryapı Restorasyon A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının mimar ...'ın mirasçısı olduğuna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacının davasının usulden reddinin gerektiğini, restorasyon projesi kapsamında eserin bütünlüğünü bozan, ... sahibinin şeref ve itibarına zarar veren, manevi hak ihlali doğuracak değişiklikler bulunmadığını, ihtiyaç nedeniyle gerçekleştirilen, keyfiyetten uzak restorasyon projesinin manevi hak ihlaline sebebiyet verdiği iddiasının kabul edilemez olduğunu, proje kapsamında gerçekleştirilen restorasyon işlemlerinin, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları kapsamında gerçekleştirildiğinden, manevi hak ihlalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 27.09.2021 tarihli replik dilekçesinin ekinde yer ... veraset belgeleri incelendiğinde, ...'ın 20 Aralık 1956 tarihinde vefat ettiği, davacı Brigitte ...'in, ...'ın torunu olan ... ...'in eşi olduğu, bu vasıfla ...'ın yasal mirasçısı bulunduğu, davacı yanın 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmünden kaynaklı müteveffa ...'ın manevi hakkının ihlal edildiğini belirterek tecavüzün men'i isteminde bulunduğu, söz konusu manevi hakkın tanıdığı salahiyeti kullanma yetkisinin 5846 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi hükmü uyarınca, ... sahibi olduğu iddia edilen ...'ın torununun eşi olarak davacı Brigitte ...'e ait olmadığı, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi hükmü uyarınca davacının eldeki davayı açmasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın tescilli Saraçoğlu Mahallesi’ndeki haksız saldırının önlenmesi (tecavüzün meni) istemine ilişkin olup, tartışılması gereken hususun, haksız müdahalenin telif hakkı boyutu olduğunu, özgünlüğü ve ... sanat eseri olmasında tereddüt bulunmayan Saraçoğlu Mahallesi’nin mimarı ...’ın ... sahipliği ve telif haklarından kaynaklı haklarının 5846 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca yasal mirasçısı ...’e geçtiğini, 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca “... sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut ... sahibinin adına kısaltmalar, ekleme ve başka değişiklikler yapılamaz.” denmek suretiyle eserde değişiklik yapılmasını, ... sahibinin manevi hakları arasında güvence altına alındığını, bu çerçevede ... sahibinin eserin mahiyet ve hususiyetini bozan her türlü değiştirmeleri ve 5846 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca muhtemel tecavüzün önlenmesini talep edebildiğini, Cumhuriyetin ilk toplu konut projesi olan Saraçoğlu Mahallesi'nin tamamen ticarileştirilmekte, ofis binaları ve otel ile işlev değişikliğine uğratılmak istenmekte olduğunu, Saraçoğlu Mahallesi projesinin özgünlüğüne müdahale eden ve ... sahibinin muvafakati alınmadan gerçekleştirilen haksız müdahalenin men edilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve manevi hakların ölümle son bulmayacağı, ancak terekeye de dahil olmayacağı, zira manevi hakların mal varlığına dahil olmayan, para ile ölçülmesi mümkün bulunmayan haklar olduğu, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde belirtilen mirasçıların miras yoluyla değil, kanun gereği hak elde ettikleri, 5846 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin de 16 ncı maddesinde yazılı manevi hakların, ... sahibinin ölümünden sonra sadece vasiyeti tenfiz memurunca, bu tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocukları ve mansup mirasçıları ile ana babası ve kardeşleri tarafından kullanılabileceğinin belirtildiği, davacının ise dava dışı ... sahibinin torununun eşi olduğu, bu durum karşısında gerek kendisi adına gerekse ... sahibinin torunlarının çocuklarından aldığı vekaletnameler ile onlar adına dava açmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde düzenlenen "eserde değişiklik yapılmasını menetmek" manevi hakkına dayalı tecavüzün men'i istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin birinci fıkrası, 19 uncu maddesi ve 69 uncu maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55