Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5218

Karar No

2024/2205

Karar Tarihi

19 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/25 Esas, 2023/262 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Haber Petrol ... Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilen 03.02.2012 tarihli kredi sözleşmesine davacının 110.000,00 TL tutarla kefil olduğunu, bu sözleşmenin limitinin 12.04.2012 tarihinde yükseltildiğini, müvekkilinin limit artırım sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, dava dışı borçlu şirket ile davalı banka arasında 15.04.2013 tarihinde bir genel kredi sözleşmesi daha imzalandığını, bu sözleşmede de müvekkilinin kefalet imzası bulunmadığını, gerek 12.04.2012 tarihli limit artırım sözleşmesi, gerekse 15.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu dava dışı şirketin, çift imza ile temsil edilmesi gerektiği halde şirket kaşesi üzerine tek imza alındığından bu sözleşmelerin geçersiz olduğunu, 110.000,00 TL tutarlı müvekkilinin kefili olduğu 03.02.2012 tarihli kredi sözleşmesinin her iki hissedarın müşterek imzası ile akdedildiğini, kefaletinin teminatı olarak maliki olduğu taşınmazın 70.000,00 TL bedelle davalı banka lehine ipotek verdiğini, ayrıca davacının babasının maliki olduğu taşınmazın da 35.000,00 TL bedelle davalı banka lehine ipotek verildiğini, dava dışı şirketin kullandığı kredinin çok cüz'i bir miktar bakiye borcu kaldığını, davalı banka tarafından davacı hakkında "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla", davacının sorumlu olduğu miktar sınırlandırılmaksızın iki adet icra takibi başlatıldığını, davacının kefaleti sebebiyle 31.052,47 TL bakiye borcu kalmasına rağmen, davacının 70.000,00 TL bedelle ipotek verdiği taşınmazın 133.000,00 TL’ye satıldığını, ipotek üst limitinden kalan 58.655,50,00 TL’ nin de yine davalının alacaklı olduğu Konya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4870 esas sayılı dosyasına gönderildiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu kalmamasına rağmen, hakkında icra takip işlemlerine devam edilerek davacının başkaca taşınmazlarına ve araçlarına haciz konulduğunu, takiple talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek Konya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4870 ve 2014/4871 esas sayılı dosyalarından davalıya borçlu olmadığının tespitine, istirdadı gereken meblağın tespiti ile işlemiş faiziyle beraber davalıdan istirdadına ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan 03.02.2012 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine davacının 110.000,00 TL bedelle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, davacı adına kayıtlı ve davacının babası adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kefaletin teminatını teşkil etmeyip doğrudan asıl borçlu firmanın borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiğini, davacının kredi sözleşmesinden doğan kefalet sorumluluğunun asıl borçlunun müvekkili bankaya olan borçlarının 110.000,00 TL tutarı ve kefilin kendi temerrüdünün sonuçları ile sınırlı olduğunu, Konya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4870 esas sayılı dosyasındaki taleplerinin davacının kefalet limiti ve kefalet borcuna temerrüdünün sonuçlarından ibaret olduğunu, davacı iddiasının aksine 210.000,00 TL alacak taleplerinin söz konusu olmadığını, Konya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4871 esas sayılı dosyası ile başlattıkları ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin ise ipotek limiti ile sınırlı olarak açıldığını, davacının taşınmazı dışında diğer ipotek teminatlarının da nakde çevrilmesinin bu dosya ile talep edildiğini, takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını, davacıdan fazla tahsilat yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2017 tarih, 2016/927 E. ve 2017/869 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2018 tarih, 2018/437 E. ve 2018/1149 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 03.11.2020 tarih, 2020/2549 E. ve 2020/4698 K. sayılı kararıyla davacının ilamsız icra takibine konu yapılan takip borçlarından yalnızca müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu 03.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan ve kendi temerrüdünden sorumlu olduğu, davalı banka tarafından ipotekli taşınmazın satışından elde edilen ipotek limiti üzerinde kalan miktar icra dosyasına aktarıldığından ve bu miktar davacının sorumluluğunda olduğu, şahsi kefaleti bulunduğu 03.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan mahsubu gerektiği, davacının şahsi kefaletinin bulunmadığı genel kredi sözleşmesine konu borçlardan dolayı bu miktarın mahsubunun mümkün olmaması nedeniyle, mahkemece ipotek limit fazlası paranın yatırıldığı tarih dikkate alınarak, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla halen davacının borcu olup olmadığı tespit edilerek, takip konusu borçtan ne kadar miktar için sorumlu olduğunun belirtilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin uygun görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4871 esas sayılı dosyasından ipotek alacağı nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4870 esas sayılı dosyasından genel kredi sözleşmesine dayalı tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takipleri yapıldığının anlaşıldığı, tek bir tahsilat yapılacağından, davalının başlattığı icra takiplerinde tekerrür tahsilat olmaması kaydı ile icra takipleri başlattığı, mezkur icra takipleri birbiri ile sıkı bir ilişki içinde olduğu bu nedenle de tek bir dosyadan borçlu olmadığına ilişkin hüküm kurulamaması karşısında davalının icra takiplerindeki tahsilde tekerrür olmaması talebinin yapmış olduğu tahsilatlarda nazara almak zorunda olduğu, bu durumda her iki dosya yönünden infazdaki tereddütün de ortadan kalkacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davacının Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4870 esas 2014/4871 esas sayılı dosyaları nedeniyle 89.842,16 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu şirketin, müvekkili bankaya borçlu cari hesap, taksitli ticari kredi ve gayri nakdi çek kredisinden kaynaklanan borçları bulunduğunu, davacının tüm borçlar kapsamında kefalet limiti olan 110.000,00 TL ve ferilerinden sorumlu olduğunu, mahkeme kararının bozma ilamına uygun olmadığını, mahkemece sadece ilamsız takip yönünden hüküm kurulması gerekirken ipotek dosyası olan ve kapalı durumda bulunan 2014/4871 sayılı icra dosyası yönünden de hüküm kurulduğunu, bozma ilamı gereği sadece ipotek bedelinden arta kalan kısımdan tahsil edilen 58.665,40 TL yönünden inceleme yapılması gerekirken ipotek kapsamında yapılan 70.000,00 TL tahsilatın da yeniden hesaba dahil edilmesinin yerinde bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, müvekkilinin açıkça mağdur edildiğini, davanın reddi gerektiğini davacının müvekkiline borçlu olduğunun sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkin açılan davada, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmıştır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevapyargılamatemyizkısmenincelenenkabulkararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim