Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5189

Karar No

2024/2190

Karar Tarihi

18 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2022/216 Esas, 2023/197 Karar

HÜKÜM: Dava ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 10.03.1998 tarihli genel kredi sözleşmesi ile müvekkili (Türk Ticaret Bankası) bankadan kredi kullandığını, 07.10.1999 tarihli ihtarname ile kredi kat edilerek takibe konulduğunu, davalının Karacabey İcra Müdürlüğü'nün 2006/1816 sayılı dosyasındaki takibe itiraz ettiğini, borcun bugüne kadar ödenmediğini, 02.08.2006 tarihi itibarı ile toplam 169.431,06 TL banka alacağının ana paraya %165 oranında işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde, alacağın kaynağı olarak gösterilen kredi ile ilgili takibe itiraz ettiğini, süresinde itirazın iptali davası açılmadığını, takibin hükümsüz hale geldiğini, kredi sözleşmesindeki ve tediye fişlerindeki imzanın kendisine ait olmadığının ceza mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 08.02.2007 tarihli ve 2006/932 E., 2007/21 K. sayılı karar ile ceza mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, sözleşme altındaki imzanın davalının eli ürünü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Dairemiz Kararı

Dairemizin 02.03.2009 tarihli ve 2007/13682 E., 2009/2393 K. sayılı kararında; "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davacının dayandığı 10.03.1998 tarihli kredi sözleşmesinin limiti 2.000.000.000 TL olup, aynı tarihli tediye fişine göre bu miktar paranın davalıya ödendiği iddia edilmiştir.

Bu kredi sözleşmesinin limiti, 29.06.1998 tarihli zeyilname ile 4.000.000.000 TL' na çıkarılmıştır.

Hükme esas alınan ve davacı personelinin yargılandığı ceza dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, sadece kredi sözleşmesi ve tediye fişindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığından bahsedilmiş olup, kredi arttırma zeyilnamesi üzerinde bir inceleme yapılıp yapılmadığı açıklanmadığı gibi, ceza dosyası içeriği de bu yönüyle irdelenmemiştir. Her ne kadar, hukuk mahkemesince, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu delil olarak kabul edilebilir ise de, alınan raporun bağlayıcı olması için ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş olması gerekir. Ceza davası ise, henüz sonuçlanmamıştır.

Bunun yanında, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde, davalı 22.02.2000 tarihli beyanı ile sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını açıklamış olup, bu husus da mahkemece değerlendirilmemiştir.

O halde, anılan ceza dosyası getirtilip, davalının imzasını içeren kredi artırım zeyilnamesi ile tüm tediye fişlerindeki imzalar bakımından bir değerlendirme yapılıp, gerektiğinde davacının imzalarını taşıyan bu belgeler üzerinde imza incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Karacabey İcra Müdürlüğünün 2006/1816 (yenileme öncesinde 2000/167 ) sayılı icra dosyasında, davalı ve dava dışı ... aleyhine takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı ...'a 16.02.2000 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından süresinde 22.02.2000 tarihinde takibe itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya 06.03.2000 tarihinde tebliğ edildiği, 2000/167 sayılı dosyanın yenilenmekle 2006/1816 sayılı dosya olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davasının, takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yılık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, davalının itiraz dilekçesinin davacı tarafa 06.03.2000 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 08.09.2006 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre sonrasında açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın itirazın iptali değil, alacak davası olduğunu, itirazın iptali davası olsa dahi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Fon alacakları için 20 yıllık zaman aşımı öngörüldüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

Dairemizin 02.03.2009 tarihli ve 2007/13682 E., 2009/2393 K. sayılı kararında davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu belirtildikten sonra, mahkemece verilen 08.02.2007 tarihli ve 2006/932 E., 2009/2393 K. sayılı kararın, detayı yukarıda yazılı 02.03.2009 tarihli ilamda belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilerek yargılamaya devam edilmiş, dava itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek, davacının 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak düşürücü süre içinde açmadığından bahisle hak düşürücü süre nediyle reddine karar verilmişdir. Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup 02.03.2009 tarihli bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile hatalı nitelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, karar bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizincelenenmahkemev.kararınbozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim