Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5736

Karar No

2024/2170

Karar Tarihi

18 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/952 E., 2022/636 K.

HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/253 E., 2020/118 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... isimli kişinin 05.01.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcu nedeniyle kefil sıfatıyla Kırşehir İcra Müdürlüğü'nün 2018/6582 E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu sözleşmede isminin bulunduğu yere imza attığını hatırlamadığını, bu imzaya ilişkin şüpheleri olduğunu, müvekkilinin eşinin rızasının alınmadığını, icra takibindeki yasal unsurların yerine getirilmediğini, kefaletin geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;Kırşehir İcra Müdürlüğü'nün 2018/6582 E. sayılı dosyasında ilamsız takip ve 2018/6583 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, 2018/6583 E. sayılı dosya ile ipoteğin para çevrilmesinin talep edildiğini, kredinin teminatı olan ipotekli taşınmazın davacıya ait olduğunu, borçluların bankaya ipotek verilen taşınmazın ekspertiz değerinin ödenmesi karşılığından ipoteğin fekkini önerdiğini ve bu teklifin bankaca uygun görülerek anlaşma sonucu ipotekli taşınmazın ekspertiz değerinin bankaya ödenerek ipoteğin fek edildiğini, banka alacağının bu şekilde kısmen tahsil edildiğini, ipotek fek edildikten sonra davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, zaten davacının tapu sicil müdürlüğünde krediye teminat olarak ipotek vermesinini borcun kabulünü ortaya koyduğunu, tarımsal üretim faaliyetlerinde bulunan işletmelere yönelik sadece indirimli faizli olarak kullandırılacak kredilere sağlanacak kefaletlerde eş rızasının aranmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini, %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine Başkanlığınca düzenlenen rapora göre, genel kredi sözleşmesinde bulunan imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, davacının kötü niyetli ve alacağın belirli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada sadece kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının irdelendiğini, dava dilekçesindeki diğer hususların araştırılmadığını, kefaletin geçersizliğine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, imza incelemesine ilişkin alınan raporda imzanın kesin olarak davacı eli ürünü olduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediğini, mevcut rapora göre dahi, davanın reddinin kabul edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK raporunda, takip dayanağı genel kredi sözleşmesini davacının imzaladığı tarihten sonraki belge asılları incelenerek kefalet imzasının kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, oysa ki anılan raporun mukayese belgeler açısından yeterli incelemeyi içermediği, alınacak rapor davacının genel kredi sözleşmesini imzaladığı tarihten önceki dönemlerde yetkili merciler önünde attığı imza örneklerini içeren belgelerin asılları getirtilerek sözleşmede davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda tespiti içermesi gerektiği, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının genel kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının davalının eli ürünü olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlü olduğu, raporda sözleşmedeki kefalet imzasının davacı eli ürünü olduğu kesin şekilde tespit edilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, anılan tespit şekli karşısında sözleşmedeki kefalet imzasının davacı eli ürünü olduğu kesin şekilde tespit edilemediğinden davalının sözleşmedeki imzanın davacı eli ürünü olduğunu usulüne uygun delillerle ispatladığının kabul edilemeyeceği, sözleşme tarihinin 05.01.2017 tarihli olduğu, bu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kefaletin şeklen geçerli olup olmadığının öncelikle incelenmesi gerektiği, şekle ilişkin tüm koşulların tamam olması halinde ise, yukarıda açıklanan sebeplerle davacının sözleşmedeki imza inkarı, imzanın davacı eli ürünü olduğunun kesin şekilde saptanması halinde bu kez, kefalete ilişkin yazı inkarı hususunda mahkemece usulüne uygun inceleme yapılması gerektiği, sözleşme incelendiğinde, davacının kefaletine ilişkin el yazılı kısmında davacının kefil olduğu miktar, müteselsil ibaresi açıkça yazılı ise de, kefalet tarihinin yazılı olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şekil koşullarına uygun olmadığı, kefaletin geçersiz olduğu, geçersiz kefalete dayalı olarak davalının davacıdan talepte bulunamayacağı, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti kefalet sözleşmesindeki kefalet tarihinin yazılı olmaması olduğu, bu durumda kefaletin şekil koşulunun yerine getirilmemiş olması niteliğinde olup, davalı bankanın davacı aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2018/6582 sayılı takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kaynı olan ... ile kredi çektiklerinin ve ödemediklerinin sabit olduğunu, buna dair mahkemece değerlendirilmediğini, istinaf mahkemesince imza örneklerinin yeterli olmadığı ve kesinlik bulunmadığı gerekçesi ile raporu kabul etmediğini, imzanın davacıya ait olmadığına kanaat getirdiğini, davacı tarafından imza örneklerinin bulunduğu yerin bilinmesinin mümkün olmadığını, mahkemece imza örneklerinin istendiğini, davacıdan yeterli miktarda imza örneği istenebileceğini veya ek rapor alınabileceğini, ancak istinaf mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, kefalet sözleşmesinde imzanın yanında tarih bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, ancak kredi sözleşmesinin ilk sayfasında tarih bulunduğunu, davacının istinafında böyle bir beyanı bulunmadığından resen nazara alınamayacağını, kredi sözleşmesinin bir bütün olduğunu, yasada imzanın yanında tarih bulunması gerekir diye bir ibare bulunmadığını, bir bütün olan sözleşmenin her sayfasında tarih bulunması gerekmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesinin birinci fıkrası.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim