Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5259
2024/2127
14 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1206 Esas, 2022/603 Karar
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasında
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasında
DAVA TARİHİ: 03.08.2016 (Asıl dava) 29.03.2017 (Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyası)
29.03.2017 (Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyası)
HÜKÜM: Asıl dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne,
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/305 E., 2019/508 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın feragat nedeniyle, birleşen davaların esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. ve 2018/88 E. sayılı dosyaları yönünden davacı vekili ve birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. yönünden katılma yoluyla davalı vekil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, birleşen dosyalarda davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilen maddi ve manevi tazminata ilişkindir, her iki birleşen davada davacı ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi ve ıslah dilekçeleri ile 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Birleşen davalar bağımsızlıklarını korur. Bu durumda davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktar her bir dava yönünden 15.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasında davalı vekili de davacı vekilinin temyiz istemine karşı katılma yoluyla temyiz başvurusu yapmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının atfıyla temyiz kanun yolunda da uygulanması gereken 348 inci maddesinin binici fıkrasında istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceği, ikinci fıkrasında da istinaf yoluna başvuranın bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Davacı vekilinin birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasına yönelik temyiz istemi miktardan reddedildiğinden davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de reddine karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasında davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait Rota Emlak ibareli markasına tecavüz ettiğini, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek Rota Emlak markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, menini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
-
Davacı vekili birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde; 2007/60684 SAYILI “Rota Emlak” markasının 36. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıya ait www.hurriyetemlak.com alan adlı internet sitesinde Rota ibareli çeşitli adlar altında ilanlar bulunduğunun tespit edildiğini, bu ilanların kaldırılmasının ihtarname ile istenmesine rağmen davalının bir cevap vermediğini, bu eylemin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait Rota Emlak markasına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitini, ref ve menini, şimdilik 100,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 10.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
-
Davacı vekili birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde; 2007/60684 SAYILI “Rota Emlak” markasının 36. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, davalıya ait www.sahibinden.com alan adlı internet sitesinde Rota ibareli çeşitli adlar altında ilanlar bulunduğunun tespit edildiğini, bu ilanların kaldırılmasının ihtarname ile istendiğini, davalının cevabı üzerine ilan numaraları bildirildiği halde davalının ilanları kaldırmadığını, bu eylemin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait Rota Emlak markasına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitini, ref ve menini, şimdilik 100,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 10.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
- Davalı vekili asıl davaya yönelik dilekçesinde; davanın öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, Rota ibaresinin başka bir şahıs üzerinde olduğunu öğrendikten sonra isim değişikliğine giden müvekkiline karşı açılan davada hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasında davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin sitesinde ilan verenlerin tescilli markası olup olmadığının bilinemeyeceğini, bir web sayfasından bu araştırmayı yapmasının beklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı vekili birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasında davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin içerik değil sadece ürün/ hizmet satışı ilanlarına yer sağladığını, içeriği kontrol yükümünün bulunmadığını, davacının ihtarnamesinden sonra ilan numaralarının istendiğini, müvekkilinin de davacının şekil markasına benzer mağaza isimlerinin hak ihlaline sebebiyet vermeyecek derecede değiştirilmesini sağladığını, Rota ibaresini içeren bir çok markanın tescilli olduğunu, bir kısım firmaların ticaret unvanında bu ibareye yer verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada taraflarca marka tecavüzü/ tazminat davasındaki uyuşmazlık ile ilgili olarak sulh yönünde beyanda bulunmaları ve sulh protokolü ile davadan feragat ettiklerini bildirmeleri nedeniyle asıl davada feragat yönünde hüküm tesis edildiği, birleşen davalarda davalıların yer sağlayıcı olarak hizmet verdikleri, davacının gönderdiği ihtarnamenin somutlaştırılmadığı, binlerce reklamdan dolayı hangi kullanıcının hangi tarihli ve sayılı reklamlarına ilişkin bir açıklığın bulunmadığı, davalılardan Sahibinden Bilgi Tek. A.Ş.'nin kendince tespit edebildiği ilanları kaldırdığı, diğer davalı yönünden hangi kullanımların haksız olduğunun tespit edilemeyeceği, davalıya bu nedenle her bir kullanıcı yönünden hangi markasına veya ticaret unvanına dayanarak reklam yaptığı hususunda araştırma yapmasının ve buna göre kendiliğinden tecavüze karar vermesinin de beklenemeyeceği, haklı kullanımların da engellenme ihtimali bulunduğu, somutlaştırılmayan bir ihtarnameye dayanarak davalının sorumlu tutulamayacağı, öte yandan davacı markasının zayıf bir marka olduğu, Rota ibareli 942 kayıt bulunduğu, bunlardan 63 adedinin 36. sınıfı kapsadığı, ibarenin doğrudan doğruya davacıyı çağrıştırmadığı, ticaret hayatında ve emlak sektöründe çok kullanıldığı, yer sağlayıcı durumundaki davalı yönünden ilk bakışta benzerliğin ve karıştırmanın yaşanacağını tespit edebileceğinin, bilmesinin veya bilebileceğinin beklenemeyeceği, markaya tecavüz iddiasının teknik bir konu olduğu, ihtisas mahkemelerince heyet halinde dinlenen bilirkişilerce inceleme yaptırılarak markanın ayırt edici karakteri, kullanılan işarette markanın konumu, zayıf marka ya da küçük farklılıklarda kullanılabilen marka olup olmadığı, tanınmışlığı, sınıfları gibi unsurların göz önünde bulundurularak yapılan bir inceleme sonucunda mahkemelerce karar verildiği, haksız kullanıldığı iddia edilen markanın kullanıcısı tarafından hukuka uygunluk sebebi bulunduğu, gerçek hak sahibi ya da sessiz kalma nedeniyle önceki marka sahibinin hak kaybına uğramış olabileceği durumlarda benzerliğin ve karıştırmanın bulunduğu iddiası ile yapılacak bir engellemede haksız bir engelleme olup mağduriyetlere sebebiyet verilebileceği, tecavüzün apaçık ortada olduğunun tespit edilemediği, ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (5651 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 8 ve 9 uncu maddelerinin davada uygulanamayacağı gerekçesiyle asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davaların davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1995 yılından beri emlakçılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, yıllardır kullandığı ve yoğun emek ve çabalarının sonucunda ayırt edicilik kazandırdığı "Rota Emlak" markasının Türkiye’de tanınmış bir marka olduğunu, 20.12.2016 tarihli noter ihtarnamesinin davalılara keşide edildiğini, ihtarnamelerde de görüleceği üzere davalıların marka hakkına tecavüz niteliğindeki ilanlardan haberdar edildiğini, hangi isimler altında kaç tane ilan olduğunun ve ilan numaralarının da bildirildiğini, davalılara gönderilen ihtarnamelerin hukuka aykırılığı somutlaştırmaya yeter nitelikte olduğunu, daha önce benzer şekilde yer sağlayıcının sorumlu olmadığına ilişkin kararın bozulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri bakımından, kusurunun varlığı ya da yokluğuna bakılmaksızın sorumluluğu bulunduğu, ancak davalıların maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulabilmesi için önceden davacı tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarının kendilerinden talep edilmesi, ayrıca davacının içeriğin kaldırılmasını talep ederken, kendisinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu yaklaşık ispata yeterli delillerini de davalılara sunması gerektiği, davacının davalı şirketlere keşide edilen 20.12.2016 tarihli ihtarnamenin ekinde, önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu ispata yönelik hiçbir delil bulunmadığı, karar yerinde belirtildiği üzere, birleşen davalarda keşide edilen 20.12.2016 tarihli ihtarnameler, birden fazla kişiye aynı şekilde düzenlenmiş tek bir ihtarname olduğu, ihtarnamelerde her bir kullanıcı yönünden hangi tarihli, hangi kullanımların, ne şekilde tecavüz teşkil ettiği yönünde, her bir kullanımla ilgili somutlaşmış verileri taşıyan bir bilgiye yer verilmediği, yer sağlayıcı konumunda olan davalıların ilan sahipleri, ilan tarihi ve numaraları konusunda usulüne uygun şekilde somutlaştırılmış bir ihtarname ile uyarılmadığı, anılan ihtarnameye dayanılarak yer sağlayıcısı bulundukları internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu olduklarının söylenemeyeceği, davalıların maddi ve manevi tazminat talebinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen 2018/81 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, davalıya ait internet sitesinde 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen “rota emlak, rota mimarlık, antrota emlak, rota gayrimenkul” şeklindeki "rota" esas unsurlu kullanımların, davacının 2007/60684 tescil sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ref'ine ve men'ine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, birleşen 2018/88 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, davalıya ait internet sitesinde 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen “rota emlak, rota gayrimenkul” şeklindeki “rota” esas unsurlu kullanımların davacının 2007/60684 tescil sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ref'ine ve men'ine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davaların davacısı vekili, birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasının davalısı vekili ve katılma yoluyla birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasının davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihtarnameler ile davalıların marka hakkına tecavüz niteliğindeki ilanlardan haberdar edildiklerini, ilan numaralarının bildirildiğini, ihtarnamenin somutlaştırmaya yettiğini, 5651 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin açıkça yer sağlayıcıyı sorumlu tuttuğunu, yine 8 ve 9 uncu madde uyarınca davalının haberdar edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen durumun davalıların fiiliyle birebir örtüştüğünü, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasının davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davalı ile sulh protokolü imzalandığından asıl davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmak yükümlülüğü bulunmadığını, sitede milyonlarca ilanın yer aldığını, böyle bir yükümlülüğün müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, tek başına söz konusu ihtarla yer sağlayıcı olarak verdiği hizmeti yerine getirmemesi müvekkilinin hukuki sorumluluğunu doğuracağını, ihtarla tüm “Rota” ibareli ilanları kaldırmasının müvekkilinden beklenemeyeceğini, davacının keşide ettiği ihtarnamenin somutlaştırmaya elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasının davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yer sağlayıcı müvekkile gönderilen ihtarnamenin somutlaştırılmadığını, ihtarname ile birlikte 99 adet ilanın her birinin kontrol edilemeyeceğini, emlak sektöründe milyonlarca ilan bulunduğunu, davacının linkleri dahi göndermediğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz etmediğini, “Rota” ibaresinin zayıf ayırt edicilik taşıdığını, hangi kullanımın tecavüz teşkil ettiğinin müvekkilince bilinemeyeceğini, emsal kararlarda yer sağlayıcıların sorumlu tutulmadığını, müvekkilinin kendisini hakim yerine koyamayacağını, ilan içeriklerinin müvekkilince oluşturulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5651 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi,
3.6769 sayılı Kanun'un 29 ve 149 uncu maddesi.
4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasının davalısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. ve 2018/88 E. sayılı dosyalarında davacı temyizi ve birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı dosyasında davalı temyizi yönünden temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
B. Birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı dosyasında davalı temyizi yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ... birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/81 E. sayılı davada davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/88 E. sayılı davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23