Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4758
2024/2080
13 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/606 Esas, 2023/695 Karar
2 İpra Enerji A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ticaret unvanının ayırıcı unsuru GO ibaresinden oluşan müvekkilinin "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ibare ve biçimli 39. sınıf hizmetleri içeren 24.07.1996/174119 ve "GO GO LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli 35, 36, 39 ve 42. sınıf hizmetleri içeren 21.08.2002/21178 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli, 4/1 4 ve 37/1 13.sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna kötüniyet, ticaret unvanı tescili, markalarla iltibas ve tanınmışlık vakıa ve hukuki sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2017/M 4217 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini, ticaret unvanı tescilinden doğan haklarına zarar vereceğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 05.06.2017 tarih ve 2017/M 4217 sayılı kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 1967 yılında kurulan müvekkilinin 2013 yılından itibaren akaryakıt sektöründe de ticari faaliyete geçtiğini, GO ibareli birçok marka tescilinin olduğunu, başvuru kapsamındaki ürün ve hizmetlerin davacının markalarının kapsamında yer almadığını, esasen davacının markalarını sadece nakliye alanında kullandığını, kaldı ki müvekkili başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınmaya çalışılan davacının markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından ilişkilendirme ihtimalinin de bulunmadığını, öte yandan davacının markalarının kullanmama sebebiyle iptali istemiyle İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/196 E. sayılı dosyasında açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/242 E., 2018/161 K. sayılı kararıyla; davacı şirkete ait markaların "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli, davalının marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin de "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 4/1 4 ve 37/1 13. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunmadığı, anılan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkanı bulunmadığı, zira her iki ürün ve hizmet grubunun dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu gibi, birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığı, davacının ticaret unvanı iştigal mevzuu da yargılama konusu olan davalı ürün ve hizmetlerini içermediği, davacının redde mesnet marklarının taşımacılık hizmetleri bakımından belli düzeyde tanınmış olduğu, Türkçe karşılığının "gitmek" olan GO kelimesi davacının yarattığı bir sözcük değil, genel olarak herkesin bildiği, hatta davacı markalarının tescili ve kullanımından daha önceki zamanlardan bu yana ülke içerisinde ve dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanılan bir sözcük olduğu, aynı biçimde davacının "GO AC ÖZDEMİR COMPANY ...+ŞEKİL" ve "GO GO LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL" ibareli markasının, taşımacılık ile ilgili sektörün dışındaki kişiler tarafından farklı alanlar da dahil olmak üzere birçok değişik anlam ve ürün tanımı için kullanıldığı, bu halin, davacının markasının reklâm değeri hakkında taşımacılık sektörü dışındaki kullanımları engelleme fonksiyonuna yönelik olarak olumsuz bir etki yarattığı, davalı başvurusunda bulunan 4/1 4 ve 37/1 13. sınıf ürün ve hizmetlerin bir kısmının ara üreticilere bir kısmının ise herkese hitap ettiği, fakat bu ürünlerin ve hizmetlerin büyük kısmının satın alınması için çok ciddi bilgi, emek ve zaman sarfedilmesinin zorunlu olduğu, bu kabul, ilke ve vakıalara göre davalı işaretinin, 4/1 4 ve 37/1 13. sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, davacıya ait taşımacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarınden haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülmesinin olanaksız olduğu, dava konusu başvurunun 4/1 4 ve 37/1 13.sınıf ürün ve hizmetler için tescilinin, taşımacılık sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanını zayıflamasına neden olmayacağı, davalı başvurusunun konusu olan işaret, her ne kadar "GO" kelimesini de içeriyor olsa da, gitmek anlanıma gelen anılan ibarenin ayırt ediciliğinin zayıf olması, bunun yanında özgün bir şekli de içermesi, öteden buyana kullanılıyor olması, davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmamış ve bu yönde bir kanaat de elde edilmemiş olması, sektörlerin bariz derecede uzak olması sebebiyle davacı markasının, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu zayıflatacağından, bu meyanda davacı markalarının ayırt edici karakterini zedeleyeceğinden söz edilebilmesinin de olanaksız olduğu, bu nedenlerle davacının 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca da davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2019/991 E., 2021/170 K sayılı kararıyla; dava konusu başvurunun asıl unsurunun "GO" ibaresi olduğu, dolayısıyla davacının "GO" asıl unsurlu itiraza dayanak markaları ile dava konusu "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli başvuru arasında, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)'nin 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalının başvurusu 4 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerden oluştuğu, davacının itirazına dayanak markaları ise 35, 36, 39, 42, 44 ve 45. sınıflarda tescilli bulunduğu, her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, anılan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı bildirilmiş ve ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, aynı taraflar arasında, derecattan geçen bazı kararlarda, anılan mal ve hizmetlerden bir kısmı benzer bulunmuş olduğu, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının itirazına mesnet markası nakliye sektöründe tanınmış olsa da 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen koşullar gerçekleşmediği yönündeki mahkeme gerekçesinin isabetli olduğu, bu durumda davalı şirketin marka tescil başvurusunda yer alan 37/2, 3, 4 ve 5. sınıf hizmetleri yönünden, davacı Şirket markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle anılan hizmet sınıfları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne, davalı TÜRKPATENT YİDK'nın 05.06.2017 tarih ve 2017/M 4217 sayılı kararının 37.sınıfta yer alan "Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri." hizmetleri yönünden kısmen iptaline, davalı şirket adına tescilli 2016/10105 sayılı "GO'ENO euro DIESEL motorin" ibareli markanın 37.sınıfta yer alan "Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri." hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 23.11.2022 tarih, 2021/4261 E. ve 2022/8240 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davacının markalarının "GO" esas unsurlu oldukları, davalının 2016/10105 sayılı başvurusunun kapsamında bulunan 4/1 4. ve 37/1 13. sınıf ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı türden olmadığı, tarafların farklı sektörlerde iştigal ettikleri, davalının başvuru markası her ne kadar GO ibaresini içeriyorsa da Türkçe’de “gitmek” anlamına gelen GO" ibaresinin zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle ve şekillerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmeleri ve buna katlanmaları beklentisinin marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğunun öngörülmesi gerektiği, ayrıca, davalıya ait marka tescilinden çok açık şekilde görüldüğü gibi GO ibaresinin baskın ve öne çıkmış şekilde kullanılmadığı, markanın yazım karakterinin de davacıya ait markanın¸ yazım karakterine benzemediği, bu durumda, davacının "GO" esas unsurlu markalarıyla davalının "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, açıklanan hususlar çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak taraf markalarında ortak olarak yer alan "GO" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bulunan zayıf marka niteliğinde olduğu, bu nedenle koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, dava konusu markanın bir bütün olarak "GO’ENO euro DIESEL motorin” ibaresinden oluştuğu, "GO" ibaresinin öne çıkarılmadığı, taraf markalarının tertip tarzının da farklı bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle ile davacının markaları kapsamında buluna mal ve hizmetlerin aynı türden olmadığı hususları gözetildiğinde, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, tüm iddialarının değerlendirilmediğini, bu suretle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, GO ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu ve müvekkili markalarının da esas unsuru bulunduğunu, davalıya ait başvuru markasında da esas unsur olarak yer aldığını ve tali unsur olarak yer alan ibarelerin farklılık yaratmadığını, dolayısıyla tüketicinin markaları bağlantılı olarak algılayacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, tüketici kitlesi bilinçli olmadığından tüm mal/hizmetlerde iltibas oluştuğunu lojistik hizmet, birden fazla hizmet ve emtiayı içerdiğinden hem lojistik hem de lojistik yönetimi kavramlarının incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlayıcı olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2016/10105 sayılı “GO’ENO euro DIESEL motorin” ibareli marka tescil başvuruna karşı, davacının 2002/21178 sayılı “GO LOGISTIC global operations local solutions go+şekil” ibareli ve 96/010993 sayılı “GO AC.ÖZDEMİR COMPANY+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanak yaptığı itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05.06.2017 tarihli ve 2017/M 4217 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23